Havadis16.com - 20 Ağustos 2017, Pazar

3 Mayıs 2017
için yorumlar kapalı

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2014 yılında Cumhurbaşkanlığına aday olup, partisinden istifa ettiğinde kendisini uğurlayan binlerce kişiye “Bu bir veda değil, başlangıçtır” demişti.

33 ay sonra aynen dediği oldu.

Cumhurbaşkanı o gün partisinden ayrılırken Türkiye için de yeni dönemin  kapısını açarak, sistem değişikliğinde tarihi bir başlangıç yaptı. Türkiye o gün belki bugünlerdeki değişimin  boyutunu tam anlamıyla anlayacak durumda değildi ama geldiğimiz nokta büyük bir değişim ve dönüşüm projesiyle karşı karşıya olduğumuz ve bu değişimi yaşayan nesil olarak tarihe imza attığımız gerçeğidir.

Nasıl ki;

10 Ağustos 2014 halkın doğrudan sandığa giderek Cumhurbaşkanını seçmesi Türkiye için bir milatsa, 16 Nisan 2017 Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Değişikliğinin kabulü de bu miladın fiiliyattan hukuka dönüştürülmesinin ilk adımıdır. Türkiye artık yeni bir döneme girmiştir ve sistem değişikliği dün ilk uygulama ile start aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ak Parti Genel Merkezi’ne giderek yasanın kendisine verdiği hakkı kullandı ve AK Parti rozetini takarak resmen partili Cumhurbaşkanı dönemini başlatmış oldu.

*****                   *****                        *****

TV kanallarından tarihi ana tanık olan milyonlardan biri olarak  AK Parti Genel Merkezi’ndeki törenden ve Cumhurbaşkanı’nın yeniden AK Parti rozeti takarak Türkiye için bir ilki oluşturan  fiiliyattaki durumundan etkilendiğimi belirtmeliyim. Kendisi de bu heyecanını ve mutluluğunu “879 günlük hasret sona erdi.Yuvama, evime, aşkıma dönmekten mutluyum” sözleriyle belirtti.

Başbakan Binali Yıldırım’ında hakkını vermek lazım. Başbakan olduğu 10 aylık dönemde,  dünyada  hiçbir ülkenin kolay kolay göremeyeceği bir darbe girişimi, üst üste gelen terör belası, küresel güçlerin finans krizi yaratma çabası, Suriye  iç savaşı gibi bir sürü  ülkemizi derinden etkileyen olaylar zinciriyle  baş etti. Göreve geldiğinde bu görevin bir bayrak teslimi olduğunu çok iyi biliyordu. Ve bu ülkenin son başbakanı olacağını da…

Görev adamı olarak bu süreci çok iyi yönetti, bir önceki Başbakan Ahmet Davutoğlu  gibi Cumhurbaşkanı ile yönetim  krizi yaşamadı, yaşatmadı.

Dün Cumhurbaşkanına parti rozetini takarak 21 Mayıs’ta AK Parti Genel Başkanlık koltuğunun yolunu da açtı. 21 Mayıs’ta önce parti genel başkanlığını, eğer erken seçim yaşamazsak 2019 yılında da Başbakanlık müessesesini kapatarak görevini sona erdirecek.

Binali Yıldırım’ı tarih bu ülkenin son Başbakanı olarak yazacak ama, değişimi yönlendiren adam olarak da haklı bir yere mutlaka koyacak.

*****              *****                        *****

Bundan sonra ne olacak? Sistem nasıl işleyecek?

Daha önce denenmemiş ve ülkemize has bir yönetim sistemi olduğu için değişim ve dönüşümü millet olarak hep birlikte yönlendireceğiz. Kodları anayasa değişikliğinin içinde bulunduğundan adım adım sistem işleyecek.

2019’a kadar yol haritası belli.

Değişimin ikinci adımını 21 Mayıs’ta AK Parti Olağanüstü Kongresi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın parti genel başkanı seçilmesi oluşturacak.  İktidar partisi bu kongrede MKYK, MYK’sını değiştirecek. Ardından bir kabine değişikliği yaşanacak.

İktidar ve hükümet değişimiyle beraber, Meclis uyum çalışmaları için hızlı bir tempoya girecek.

Bu arada iktidar partisi kendi içinde ilçe ve il kongre sürecini başlatırken, içindeki FETÖ ile bağlantılı olanlar ile değişime ayak uyduramayanları da temizleme yoluna gidecek. Aynı temizlik yerelde, referandumda genelin altında kalan il ve ilçe belediye başkanlıklarında yaşanacak. Bu kapsamda 6-7  büyük ilin belediye başkanının görevden alınıp, yerine Meclis içinden bir AK Partili  üyenin vekaleten göreve gelmesi bekleniyor.

2018 yerelde ve genelde yatırım ve hizmet yılı olarak belirlendi. 2019’un  Mart’ında yerel seçimler, 2019’un Kasımında Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimleri yapılacak. Böylelikle Türkiye yeni yönetim sistemine tam anlamıyla geçmiş olacak.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.