Havadis16.com - 18 Ağustos 2017, Cuma

6 Haziran 2017
için yorumlar kapalı

15 Temmuz gecesi saat 10.45 sıralarında soluğu Ak Parti Bursa İl Binası’nda aldığımda kapıda Milletvekili Zekeriya Birkan’la karşılaştık.Yüzü bembeyaz ve heyecanlı idi. Kolumdan tuttu:

“Cennet alçak bunlar. Başaramayacaklar” dedi.

Hızlıca İl Başkanı Cemalettin Torun’un odasına girdik, İl Başkanı Torun da henüz gelmişti. İl Başkan Yardımcısı İbrahim Güney, eski Osmangazi İlçe Başkanı Refik  Özen, sonra o geceyi  dağda ailesiyle geçirmek isterken apar topar haberi alıp  kente inen Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, BESAŞ Müdürü Mustafa Bektaş,BURFAŞ Müdürü Muhammed Gümüşsoy ki,  elinden düşürmediği telefonuyla  askeri  kurumların önüne iş makinalarını ve  insanları yığan en etkili isim, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Osmangazi İlçe Başkanı Ali Yılmaz, Nilüfer ilçe Başkanı Celil Çolak, Yıldırım İlçe Başkanı Hüdayi Yazıcı, Memur-Sen Başkanı Numan Şeker ve sonra peş peşe gelen milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç, Cemalettin Kani Torun ilk gördüklerimden.

Daha önce de yazdım, Zekeriya Birkan‘ın sağduyulu ve çözüme yönelik girişimleriyle hemen bir kriz masası kuruldu.

Ve böylelikle kısa sürede kurumlarla, özel sektörle gerekli koordinasyon sağlandı.

*****                         *****                             *****

O gece bir ara milletvekillerine sordum.

“Bu kadar asker eşkiyası bir anda sokağa çıkacak ve önceden haber alınamayacak. Hadi biz buradan bilmiyorduk, görmüyorduk, ya siz hiç mi bilgi almadınız, kulağınıza hiç mi üflenmedi?”

İçlerinden Emine Yavuz Gözgeç  dedi ki:

“Duyuyorduk ama hiç ihtimal vermiyorduk, son birkaç aydır Ankara’da konuşuluyordu”

Evet, Bursa olarak Ankara’nın nabzını tutan gazetecilerin kulis haberlerinden bizde böyle  darbe olacak söylentilerini  okuyorduk, ya da duyuyorduk.

Daha sonra TV’lerde program yapan gazeteciler de bu yönde görüş belirttiler. Hatta Nagehan Alçı” Darbe yapılacak diye konuşuluyordu, Ankara’da sağır sultan bile duydu”,

Evet kimse ihtimal vermiyordu, çünkü Türkiye’de vesayet zincirinin kırıldığını sanıyorduk, “artık darbe dönemleri tarihe karıştı, bir daha böyle bir kalkışmaya cesaret edilemez, Türkiye demokratikleşti” diyorduk.

Meğer işin iç yüzü öyle değilmiş, CHP’nin kaptırmam, bırakmam dediği  16 Nisan’dan önceki sistem hala darbe üretebiliyor muş!

Hadi biz Ankara dışındakiler  ihtimal vermedik, ciddiye almadık, peki ya Ankara’da işin başında olanlar. Hiç mi  küçücük de olsa “acaba mı? demediler?

CHP’nin “kontrollü darbe” iddiasına asla katılmadığımı belirtmekle beraber devletin istihbaratının,  akil insanlarının yalandan da, üfürükten de , asılsız iddiadan da olsa bu tür  devleti ve milleti tehdit eden  unsur ile  söylentilere  kulaklarını tıkamış olmalarını da  vatandaşın kabul edebildiğini sanmıyorum.

*****                      *****                   *****

O yüzden son günlerdeki yeni darbe söylentilerinden ve FETÖ duruşmalarındaki  ifadelerin akıl almaz aymazlığından tedirginim.

Geçtiğimiz ay içinde yazıldı, çizildi, sözüm ona Pensilvanya’dan içerideki örgüt elemanlarına “Hazır olun, bayramlıklarınızı giyin” mesajı gitmiş. Hadi bunlar içeridekilerin moralini arttırmaya yönelik algılar diyelim, üzerinde durmayalım.

Ya son birkaç gündür köşelerde ciddi ciddi dillendirilenlere ne demeli?

Dün internethaber.com’da Süleyman Özışık ile Hürriyet Gazetesi’nde Abdülkadir Selvi yazdı.

Yeni bir darbe girişiminden bahsediliyor” diye…

Tarihte verdiler:

“15 Temmuz’dan önce

Özışık;

Yunanistan’a kaçan haşhaşilerin dinlemeye takılan açıklamalarını duymuşsunuzdur. Kendi aralarında yeni darbenin tarihini konuşuyor,”Ramazan Bayramı’nı kimin kutlayacağını göreceğiz” diyorlar.

Abdülkadir Selvi;

15 Haziran’a kadar ne olacağını göreceğiz. Bu sefer çok kan akacak” diyorlar. Türkiye’de yeni darbenin tarihini konuşuyorlar. İçlerinde daha kıdemli olduğu anlaşılan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ima ederek, “Bayramı kimin yapacağını göreceğiz” diyor.”notunu düştü.

Yine AK Parti’nin en etkili isimlerinden ve Disiplin Kurulu üyesi Gazeteci Şamil Tayyar bir TV programında çok önemli bir iddia ortaya attı:

Türkiye’nin her yerinde görülen çatı davalarında bir problem var. FETÖ borsası var! kimi savcı, hakim, avukatlar bu süreci rant sürecine dönüştürüp para kazandı. Cumhurbaşkanımıza yargının iç yüzüyle alakalı gerçek bilgiler aktarılmıyor”

Görüldüğü gibi son dönemde peş peşe bunları birleştirdiğimizde hepsinin birbiriyle örtüştüğünü görüyoruz. Darbe söylentileri yine çıktı, bu sefer devletin kurumları vatandaştan önce harekete geçip araştırmasını yapmalı. Gerçek dışı da olsa tedbiri elden bırakmamalı.

 Yoksa bu millet bu sefer kimseyi affetmez!     

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.