Havadis16.com - 28 Haziran 2017, Çarşamba

16 Haziran 2017
için yorumlar kapalı

Önce  FETÖ’nün üst düzey adamı Adil Öksüz salıverildi. Elini kolunu sallaya sallaya çıktı, ardından bir başka mahkemece yeniden tutuklanma kararı çıkarıldı. Bir ay arandı, bulunamadı. Gizemini hala koruyor.

Sonra “yargı cephesinde” bir dizi anlam veremediğimiz gelişmeler yaşandı.

Hatırlarsak;

19 Ocak 2014 tarihinde Adana’nın Ceyhan ilçesi’ndeki MİT tırlarının FETÖ operasyonu ile durdurulduğu görüntüleri Cumhuriyet Gazetesi’nin manşetine taşıyarak vatan hainliği yapan Cumhuriyet yöneticileri Can Dündar ile Erdem Gül ve onlara görüntüleri ulaştıran dönemin Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu hakkında casusluk, devlet sırrını ifşa ve FETÖ’ye yardımdan haklarında dava açıldı.

Süreçte Türkiye bir genel seçim yaşadı ve Enis Berberoğlu CHP’den Kemal Kılıçdaroğlu’nun kontenjanından milletvekili seçilerek dokunulmazlık zırhına büründü. Daha doğrusu  FETÖ’nün talimatları ile büründürüldü.Ama dava devam etti.

*****               *****                        *****

Süreçte mahkeme FETÖ dosyasını ayırıp,  devlet sırrını ifşadan Dündar ve Gül’e 5 yıl hapis cezası verdi. Tutuklandılar.

2 ay sonra dosya AYM’ye gitti. Burada basın hürriyeti açısından hak ihlali görülerek  tutuksuz yargılanmalarına karar verildi. Çıkar çıkmaz Dündar yurt dışına kaçarak vatan hainliğine devam etti.Şimdilerde ülke ülke gezip Türkiye’yi karalıyor.

Tüm bu yargıdaki anlam verilemeyen ve kamuoyu vicdanını sarsan olaylara son  bir ay içinde yenileri eklendi.

Önce Denizli Cumhuriyet Savcısı’nın otomobiline kamyon çarpması sonucu feci ölümünün ardından Cumhuriyet Gazetesi’nin “Kamyon savcıyı biçti” manşeti üzerine ki, daha önce de yazmıştım asla kabul edilebilir bir başlık değil, gazetenin internet sitesinin Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven’in tutuklanarak 31 gün cezaevinde kalması.

Hemen akabinde Sözcü Gazetesi’ne 19 Mayıs günü, 15 Temmuz tarihinde Cumhurbaşkanının tatildeki ikametini haber yoluyla deşifre ettiği için FETÖ’ye destek çıkma iddiasıyla sahibi Burak Akbay ile 3 çalışanı hakkında gözaltı kakarı çıkarılıp, gazeteye el konulması.

Ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın FETÖ ile yakın ilişkilerde olduğunu sağır sultanın dahi duyduğu, şirketine kel konulup kayyum atanan TUSKOM yöneticisi damadı Ömer Faruk Kavurmacı’nın tutuklanıp, bir ay sonra sağlık gerekçeleri nedeniyle salıverilmesi.

Daha da vahimi, sonradan ortaya çıktı ki, salıverilmesini gerektirecek sağlık kuruluşlarından alınmış herhangi bir rapor mevcut değil…

*****                     *****                       *****

Yine bir başka damat skandalı da geçtiğimiz hafta yaşandı.

Bülent Arınç’ın damadı Ekrem Yeter FETÖ operasyonları kapsamında gözaltına alındı. Ne tesadüftür ki, 3 gün sonra o da salıverildi.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi, Can Dündar ile Erdem Gül’ün yargılandığı sonradan salıverildikleri dosyada aynı suçtan yargılanan CHP Milletvekili Enis Berberoğlu suçlu bulunup, tutuklandı.

Hemen belirtmeliyim ki, Berberoğlu’nun dokunulmazlığı  Meclis’te HDP’li milletvekilleriyle beraber kaldırılmıştı. Bu yolu açan da CHP idi.

Bir tarafta FETÖ ile yakın ilişkilerde bulunan tescilli damatlar salıveriliyor, diğer tarafta AK Parti karşıtı yazar ve gazeteciler FETÖ’ye destekten anlık içeri alınıveriyor. Muhalif cephenin  çok satan gazetelerine operasyonlar düzenleniyor. Ve sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “adalet istiyoruz” pankartı ile Ankara’dan İstanbul’a yürüyüşe geçiyor ve tüm illerde yürüyüşler düzenlenmesi talimatı veriliyor. Yani sokaklarda işin içine çekiliyor.

Her şey ortada. FETÖ büyük bir toplumsal hareketi fitillemeye hazırlanıyor.

FETÖ üzerinden toplumda büyük bir algı operasyonu yapılıyor ve buradaki hedefte siyasetin merkezindeki iktidar partisi ile Cumhurbaşkanı Erdoğan.
Deniliyor ki senin yandaşların, parti yöneticilerinin yakınları mahkemelerden salınıyor, sana muhalefet edenler , solcular, aydınlar içeri alınıyor. Adalet terazisi şaştı”.

Ve bu algıda da büyük ölçüde başarı sağlanmış dudumda. AK Parti Milletvekili, Disiplin Kurulu Üyesi Şamil Tayyar dün attığı twitinde bu tuzağa dikkat çekmesi önemli idi:

“AK Parti’ye operasyon çekiliyor, darbe senaryosuna zemin hazırlanıyor”

Hani  bir süredir “FETÖ yeni bir darbe girişiminde bulunabilir” iddiaları var ya, işte sanırım o iddiaların ayak sesleri bunlar.

Temkinli olmalıyız. Özellikle yargı merciine toplumun bakış açısı tamamen sıfır. Güvenilirliğini yitirmiş bir adalet mekanizması ile karşı karşıyayız. Ve bu mekanizma yoluyla hakikaten AK Parti ‘ye yönelik daraltıcı ve itibarsızlaştırma operasyonuyla karşı karşıyayız.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.