Havadis16.com - 25 Kasım 2017, Cumartesi

5 Temmuz 2017
için yorumlar kapalı

19 gündür Türkiye’nin gündeminde “adalet yürüyüşü” var. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu,genel

başkan olduğundan bu yana ilk defa Türkiye siyasetine yol veren,gündem oluşturan bir siyasi

harekat tarzı yakaladı.

Zira, ülke gündemini hep AK Parti belirliyordu ve CHP’de o belirlenen gündemin peşine

takılıp,gidiyordu. Siyaset üretemiyordu.

Şimdi tersi oldu.

CHP yürüyor, AK Parti seyrediyor. Hatta bazı AK Partili işgüzarlar yürüyüşü baltalamak amacıyla

ya yollara gübre döküyor ya da farklı protesto girişiminde bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan

ve birkaç kişi dışında bu yürüyüşe ses çıkaran yok. Çıkaranlar da politika yapma adına külliyen

karaladıkları için ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar ve bu da CHP’nin hanesine doğrudan olumlu

yansıyor.

////// ////// //////

Bu yürüyüş “artık” başladığı amaç ve yerden çok uzakta.

Eminim, Kemal Kılıçdaroğlu da Enis Berberoğlu’nun tutuklanması üzerine başlattığı adalet

yürüyüşünün bu kadar büyüyüp, ses getireceğini ve partisinin tıkanmış, kapana sıkışmış siyasi

kapısını açacağını beklemiyordu.

Adalet Yürüyüşü için başladığı günden bu yana çok şeyler yazıldı, çizildi. FETÖ odaklı dendi,

Cumhuriyet Mitingleri ile Gezi’nin ikinci kalkışması dendi, kaos yaratacak sokak çatışmalarının

fitilini ateşleyecek dendi.

Evet, bir kere FETÖ’nün desteklediği iddialarına katılmamak mümkün değil. Çünkü AK Parti’ye

yönelik her eylem FETÖ’nün işine gelir.

Ama bunu 2007 yılındaki Cumhuriyet Mitingleri ile ve 2013 yılındaki Gezi olayları ile bir tutmak

son derece yanlış olur.

O iki organizasyon tamamen farklı idi. Biri üniversitelerin başını çektiği odağında laiklik olan

Kemalist eylemlere dönüşürken, diğeri dışarıdan destekli Arap baharının Türkiye versiyonu idi.

Oysa bu yürüyüş CHP’nin dışında tüm kesimleri kapsayan bir protesto eylemine dönüştü.

Ve öyle söylenildiği gibi kaos yaratan bir eylem niteliğinde değil. En azından son 19 gün böyle

gelişti. Kılıçdaroğlu ve ekibi tüm provokasyonları şimdilik bertaraf etmeyi başardı. Hatta

önümüzdeki birkaç gün içinde doğacak eylemlere karşı da tüm katılımcılar uyarıldı. Ben

yürüyüşün bu şekilde devam etmesi halinde örneğin HDP’lilerin son dakika katılıp PKK

eylemine dönüşmemesi durumunda planlandığı gibi büyük bir mitingle sone ereceği

kanaatindeyim.

////// ////// //////

Halk arasındaki deyimle “Kervan yolda düzelir” misali, artık amaç kaos çıkarmak değil, eylemi

gürültüsüz patırtısız iktidara yönelik ikaz niteliğinde sonlandırmak.

Şunu kabul etmek lazım.

Adalet Yürüyüşü bu haliyle CHP’nin tıkanmış önünü açtığı gibi, tartışılan Kemal Kılıçdaroğlu’nu

da meşrulaştırdı ve 2019 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimleri için güçlü aday durumuna

getirdi.

Çünkü;

16 Nisan sonrası hayır kitlesinin yüzde 48’ini tamamen kilitlediği gibi, “evetçilerin” içinde bulunan

Tayyip sevdalısı ama AK Parti karşıtı ki, FETÖ olaylarından dolayı damatların başını çektiği adli

kararlardan rahatsız olan kesimin de büyük sempatisini ve desteğini kazandı.

O yüzden madalyonun öbür yüzünde bu yürüyüşü bu saatten sonra küçümsemek son derece

yanlış olur!..

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.