Havadis16.com - 19 Kasım 2017, Pazar

6 Eylül 2017
için yorumlar kapalı

Geçen bayramın bence en önemli gündem maddesi bu idi.

Bursa Teknik Üniversitesi’nin bir yıldır kampüs olarak kullandığı Yıldırım’da kapatılan Orhangazi Üniversitesi’ne ait binadan Kestel’e taşınmasının yeniden gündeme geldiğini gazetemizin Sorumlu Yazıişleri Müdürü Turgay Akbulut’un manşet haberinden öğrendik. Taşınmanın iddia olarak gündeme getirilmesinin dahi ürkütücü olduğunu söyleyebilirim.

Bursa basınının genç kalemlerinden Akbulut haklı olarak soruyor:

15 Temmuz’a imza atanlara inat, el konulan Orhangazi Üniversitesi’nin bu kampüsünün boşaltılması Allah aşkına en çok kimi sevindirecektir bir düşünün bakalım!”

Kimi olacak sevgili kardeşim, elbette FETÖ’cüleri sevindirecek.

Çünkü bu okul onların en prestijli ve güçlü oldukları yer idi. Kayyuma geçmesinden sonra kapatılıp devlet okulu olarak kullanılmasını bir yıldır içlerine sindiremiyorlar, diğer okullarında, binalarında, mallarında ve dahi paralarında olduğu gibi, bir gün geri alacaklarının hayalini kuruyorlar.

***

Eğer, siyasi irade bir yıldır burada eğitim hizmeti veren BTÜ’yü alıp, Kestel ya da daha cazip bir bölgeye taşırsa, FETÖ’nün o hayalinin de kapıları açılmış olur.

Zira yaklaşık 10 yıl önce Bursa’ya ikinci bir devlet üniversitesi ve bunun da teknik üniversite olması için başlatılan kampanyaya kalemiyle ve fikriyle en büyük destek verenlerden biri olarak, 6 yıl önceki yer tahsisinde yaşanan haksızlık beni son derece üzmüştü. Şimdi yine bir haksızlıkla karşı karşıyayız.

Çünkü 2010 yılında BTÜ’nün kurulması karara bağlandığında aynı dönem vakıf üniversitesi olarak FETÖ’ye de Orhangazi Üniversitesi kurulması izni çıkmıştı. Bursa halkı sevinçle BTÜ’ye kampüs yeri ararken, bir baktık ki, kentin en değerli yeri Yıldırım’da Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi’nin karşısındaki 170 dönümlük arazi dönemin yerel ve genel idarecileri tarafından altın tepsi içinde sunuluvermişti. Hem de Bursalı sade vatandaştan, STK’lardan ve iş dünyasından toplanan paralarla.

Modern kampüs binasında Orhangazi Üniversitesi kapılarını açtığı yıl, Bursa Teknik Üniversitesi’ne Büyükşehir Belediyesi Merinos’ta iki oda, bir salondan oluşan rektörlük makamı tahsis ederken, bölümler, dersliklerin yeri bile belli değildi. Süreçte, Gürsu’nun dağlarından, taşlıklarından yer gösterilirken, Şirinevler’in üstündeki hazine arazilerine ait dağ başlarından da yer gösterdiler. Sonra Kestel gündeme geldi. Dönemin Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen, BTÜ’nün kent içinde olması gerektiği bilinciyle kent dışından gösterilen tüm yerleri siyasi iradeye inat elinin tersiyle itti ve bu da onun görevinden alınmasına yol açtı diyebilirim.

***

15 Temmuz darbe girişiminin ardından kapatılan FETÖ’nün okulu Orhangazi Üniversitesi Valilik kararıyla BTÜ’ye yerleşke olarak devredildi. İşte o zaman yazmıştım:

Hak yerini buldu” diye…

Bursa’nın malı yine Bursa’ya kaldı” diye…

Bir yıldır bu üniversite Yıldırım’da kabul görmüş durumda.

Hem eğitim kalitesinin niteliğinin hem de kentin sosyoekonomik çıtasının yükselmesine katkı sağlıyor. 40 yılı aşkın süredir Görükle’de hizmet veren Türkiye’nin ilk üniversitelerinden Uludağ Üniversitesi aradan geçen sürede kentle bütünleşememenin sancısını hâlâ yaşarken, şimdi siz siyasi irade olarak birilerinin rant hesabından yola çıkarak Yıldırım’da 1 yıldır bütünleşmiş bir devlet üniversitesini alıyor kentin dışına çıkarıyorsunuz.

Bu nasıl bir mantıktır?

Hangi siyasi güç bu kadar etkili olabiliyor ki, kentin dinamikleriyle kendi çıkarı için oynayabiliyor? Ve en ürkütücüsü de FETÖ’nün gözünün kaldığı bu binayı boşaltarak 15 Temmuz’un intikamını bu terör örgütüne aldırabiliyor?

İzahı zor olduğu için, insanın aklına daha da kötüler gelebiliyor. Çünkü 15 Temmuz işgal girişimini gerçekleştiren hainler hâlâ farklı oyunlarla bu girişimlerini sahnelemeye devam ediyorlar.

Bu durumda, BTÜ’yü Kestel’e taşıma projesi FETÖ’nün bir oyunu da olabilir!..

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.