Havadis16.com - 25 Kasım 2017, Cumartesi

8 Eylül 2017
için yorumlar kapalı

Dün önce Bursa Teknik Üniversitesi’nin bir yıldır kampüs olarak kullandığı Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi karşısındaki o muazzam yerleşkesini gezdim. Sonra üşenmedim Kestel’de yaklaşık 2 yıl kadar önce kampüs alanı olarak tahsis edilen o tam anlamıyla dağlık taşlık, boş araziyi gezdim.

Ülke hassasiyeti açısından asla kenara bırakılacak bir durum değil ama hadi yazımın şu kısa girişinde FETÖ olayını bir kenara bırakarak uygulanmak istenen prosedüre bir bakalım.

Biliyorsunuz, BTÜ’nün kapatılan Orhangazi Üniversitesi’nin yerleşkesine yer tahsisi yapılmadan önce Kestel’de kampüs alanı olarak yer gösterilmişti.

Hemen parantez açayım.

O dönem Bursa’nın vicdanı yaralanmıştı. Çünkü siyasi irade olarak sen aynı tarihlerde kurulan devlet üniversitesine dağ başından yer gösterirken, dönemin devletin en kılcal damarlarına kadar giren, devlet içinde devlet olan FETÖ’nün özel üniversitesine şehrin en kıymetli yerinden gülünç rakamlara gözümüzün içine soka soka yer tahsisi yapıyorsun!

Bin 500 dönüm taşlık arazide kullanılacak alan sadece 300 dönüm kadar. Yolu yok, metro planlamada kağıt üzerinde var ama takdir buyurursunuz ki Uludağ Üniversitesi’nin içine gittiği halde planlamada Görükle’nin içine de gitmesi gereken metro gerçeği ortada dururken, Kestel’deki alana metro hattının ne zaman gideceği meçhul…

Yine sadece ana yoldan kampüsün bulunduğu bölgeye ulaşımın sağlanması için yapılacak yolun maliyeti 70 milyon TL tutuyorken, varın gerisindeki maliyeti siz hesaplayın!

Buraya barakadan bir bina kondurmaya kalksanız bile en az 10 milyon dolar.

Kapalı kapılar ardında “Etme başkan bu çok para dendiğinde”; “Devlet için bu para mıdır?” diyerek, devletin tüyü bitmemiş yetimin hakkının, fakir, fukaranın, hepimizin parasını pul yerine koyan ve ille de Kestel’e üniversitenin taşınması inadında bulunan yerel yönetim zihniyetini ise şu aşamada sorgulamaya bile gerek görmüyorum. Gün gelir herkes hesabını hem yargı önünde hem Allah katında verir!

***

Ayrıca Kestel’de kampüs için gösterilen yer, kot farkından dolayı Ankara Yolu’nun paralelinde oldukça eğimli bir arazi… Bakmayın siz eğim dediğime, devlet üniversitesine reva görülen araziye yarın yol vurmaya kalkarsanız, artık gazetelerden her gün ‘Bir servis arabası şarampole uçtu’ diye haberler okursunuz!

Ve en önemlisi de Bursa’nın içme suyu kaynaklarını göz önünde bulundurarak buraya üniversite veya herhangi bir yapının kondurulmasına karşı “olumsuzdur” ibaresini içeren kapı gibi bir ÇED raporu da verilmiş olduğu halde…

15 Temmuz’dan kısa süre önce de burada kamulaştırmalara başlanmıştı. Mahkemeler de devreye girmiş, öncesinde metrekaresi 10 liradan, 20 liradan satışa sunulan arazinin metrekaresi olmuş 120 lira! Hadi mahkeme kararına uyup ekonomiye can gelsin diye bu parayı da çıkaralım.

Peki ya, simsarları ne yapacağız?

Aradaki artış oradaki sade vatandaşa gitse gene iyi, öğrendiğim kadarıyla son dönemde bir Sakarya lobisi, bir de Gürsu lobisi diye siyaseten güçlü rantçı gruplar peydahlanmış!

Yine maliyet hesabı üzerinden ortada bir realite daha var:

BTÜ bulunduğu yerleşkede kalıp, Cumhurbaşkanımızın ”Yeni Türkiye’nin yeni üniversiteleri tematik olmalı” sözüne istinaden, eğitim kalitesini yükselten ve YÖK’ün son raporunda eğitim kalitesinde ilk 15 üniversite içinde yer alan BTÜ’nün bölümlerini çoğaltıp, mevcut arazideki planlamaya uygun yapılaşmaya gittiğinde harcayacağı bin metrekare için 1 milyon TL.

Burayı boşaltıp Kestel’e yerleşmesi için harcayacağı maliyet bunun tam iki katı.

Yani bin metrekare için 2 milyon TL.

Yazık değil mi 2 katı tutan bu masrafa?

Yazık değil mi, bir taraftan ekonomik kalkınma için tasarruf tedbirleri alırken, diğer taraftan bağımsızlığımıza halel gelmemesi için ordumuzun sınır harekâtı yaptığı ve en basitinden dünyanın öbür ucunda katliama maruz kalan Arakanlı kardeşlerimizi kurtarmak amacıyla Bangladeş’e kapı açtırıp tüm masraflarını karşıladığı bir sırada?..

***

Şimdi haklı olarak soruyorum:

Zaten kullanılmakta olan mevcut üniversite binalarından boşaltıp, dağın başındaki alana yeni yapılar kondurup devleti zarara uğratma lüksü nasıl bir zihniyettir? Bilmiyorum ama bildiğim bir gerçek var ki bu zihniyetin tamamen FETÖ’ye hizmet ettiğidir.

Çünkü bu konuyu Bursa-Ankara hattında birileri kaşıdıkça kaşıyor. Şehrin siyasi iradesi de buna alet oluyor.

FETÖ’nün Bursa’dan topladığı himmetlerle Avrupa’da dahi örneği bulunmayan modern mimari yapıdaki bu lüks yerleşkesi tam anlamıyla üniversite eğitimi için yapılmış. Gezip gördüğünüzde BTÜ’nün burası için aynı zamanda bir koruyucu kalkan olduğunu da anlıyorsunuz. Çünkü o modern binalar ne hastane ne de bir başka kamu veya özel kurumun kullanımına bu saatten sonra dönüştürülebilir. Ayrı bir maliyet gerektirir ve yine 280 dönümlük arazi içinde yer alan yeşil alan ve küçük sedir ormanını da bir başka kurum koruyamaz.

Dünkü yazımda da vardı.

Devletin okulu BTÜ’yü buradan çıkarmak isteyen zihniyet, tam anlamıyla 15 Temmuz’u yok sayan zihniyetle eş değerdir.

Yapmayın beyler, bayanlar! Buradan okulu Kestel’e taşımak fayda getirmeyeceği gibi Bursa için de ve FETÖ ile mücadele eden bu ülke için de büyük bir kayıp olur!..

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.