Havadis16.com - 19 Kasım 2017, Pazar

16 Eylül 2017
için yorumlar kapalı

16 Nisan’da yapılan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin, referandumda kabul oyu görmesiyle birlikte Türkiye büyük bir değişim ve dönüşüm sürecine girdi.

Yapısal, hukuki, idari ve siyasi birçok alanda başlayan değişim sürecinde Cumhurbaşkanı ve aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan ilk startı partisinin üst yönetim kadrosunun değişiminden verdi.

MKYK’yı, MYK’yı yeniledikten sonra hükümet kanadında Bakanlar Kurulu’nda geniş çaplı değişime gitti.

Teşkilattaki değişimin de şart olduğunu her fırsatta dile getiren Cumhurbaşkanı, aralarında Bursa il başkanı olmak üzere birçok ilde il başkanlıklarında değişim startını verdi.

Cemalettin Torun’un görevi bırakmasıyla yerine ataması yapılan Ayhan Salman, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “fabrika ayarlarına dönmeliyiz”, “2002 ruhunu yeniden canlandırmalıyız” söylemine uygun isim olarak göreve başlarken, il yönetimi kadrosunu da aynı söylem çerçevesine oturtmak için şimdilerde büyük mücadele sergiliyor.

Parti içindeki değişim, Mayıs 2018’de yapılacak olağan kongreye kadar kongre takvimi çerçevesinde devam edecek.

Buna göre önce il yönetimi oluşacak, ardından bu yönetim Bursa’daki 17 ilçenin ilçe kongrelerini yapacak.

Tabii burada ilçe başkanlıklarında da geniş çaplı bir değişim beklentisinin kaçınılmaz olduğunu belirtmek gerekiyor.

*****                      *****               *****

Teşkilattaki değişimin bir başka ayağını ise belediyeler oluşturuyor.

Bu elbette belediye başkanlarının görevden alınacağı spekülasyonlarını beraberinde getirse de ana amaç teşkilatlarda olduğu gibi “köklü yenilenme.”

Dün de yazdım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da partisinin 884 belediye başkanını toplayarak onlara köklü değişimin yol haritasını verdi.

Dedi ki:

“Belediye başkanları sadece yol, asfalt yaparak, su götürerek hizmet etmez, önemli olan gönülleri fethetmek.”

Sonra il başkanlarına yaptığı uyarıyı tekrarladı:

“Kapınız, telefonlarınız ve gönülleriniz açık olacak.”

Ve ardından ekledi:

Eğer içinizde sabah 8, akşam 17 çalışanınız varsa, hemen geri çekilsin. Biz böyle belediye başkanları istemiyoruz. Biz 24 saatini vatandaşına hizmet için adamış dava arkadaşları istiyoruz.”

*****                             *****                              *****

Daha önce milletvekillerine de söyledi.

Seçim bölgenizde kapı kapı gezeceksiniz” diye…

Ama öyle siyah renkli, önünde ve üstünde yanardöneri olan makam araçlarıyla değil. Hele hele içinde milletvekili olmadan danışman ve şoförüyle yanarlı dönerli, trafik kurallarını hiçe sayarak, halka tepeden bakan, trafikte hava atan densizlerle hiç değil… (diye düşünüyorum.)

Bu kapsamda Cumhurbaşkanı belediye başkanlarına  “Geziyorum, geziyorum ama emeğim boşuna gitti” diye düşünmemeleri gerektiğini de “Halka yapılan hizmette emek hiçbir zaman zayi olmaz” dedi.

Görüldüğü gibi Cumhurbaşkanı değişim ve dönüşümü yönetirken, odağına “köklü yenilenmeyi” oturtmuş.

Amaç; yeni Türkiye’nin vizyoner projelerini yürütecek, yönetecek ve bu sürece hizmet edecek kadrolar oluşturmak.

Ve bu zorlu bir yol.
Çünkü bir taraftan içeride köklü değişimlere imza atacaksın, diğer taraftan dışarıda ülkeni parçalamaya yönelik eylem ve planlara karşı mücadele vereceksin.

İşte bu kadroların aynı zamanda dirayetli ve dik durabilecek davasına bağlı kişilerden oluşması gerekiyor.

O yüzden belediye başkanlarına yaptığı ilk konuşmanın ilk sözü bu oldu:

“Dava kalıcı, isimler ise fanidir. Biz kalıcı olana bakacağız, sadakatimizi davamıza göstereceğiz.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.