Havadis16.com - 16 Aralık 2017, Cumartesi

3 Ekim 2017
için yorumlar kapalı
Resim bulunamadı

Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin davetlisi olarak 10 günlük Çin gezisini tamamlamış bulunuyoruz.

Öncelikle “Bir başka ülke değil de neden Çin?” sorusunu cevaplayayım.

2000’li yıllardan itibaren sanayileşme ve teknik gelişmelerle birlikte hızla ekonomik büyüme performansı sergileyen ve dünya ticaretine damgasını vuran Çin, dışa açılım politikalarına da ağırlık vererek, “İpek Yolu’nda Üreten Çin” adlı bir etkinlik düzenliyor.

Malum, İpek yolu, Çin’den başlayarak, orta Asya üzerinden bizim de kadim topraklarımızın geçiş güzergâhında Avrupa ve Akdeniz’e kadar uzanan bir ticaret yolunu temsil ediyor. Bu ticaret yolu kapsamında Çin modern İpek yolu Projesi etkinliği ile aynı yolu yeniden dünya ticaret ağına sokma çalışmalarıyla eski etki alanını yeniden canlandırmaya çalışıyor.

İşte bu kapsamda Çin Komünist Partisi, aldığı kararla güzergâh üzerindeki ülkeler ki Türkiye ilk sıralarda yer alıyor, tanıtım atağına geçti.

Karşılıklı medya mensuplarının daveti üzerine kurulu bulunan bu tanıtım projesinde

organizasyonu Çin Uluslararası Radyosu üstlenmiş durumda. Biz proje kapsamında Türkiye’den giden 3. ekip oluyoruz.

Ekibimizde;

Bursa’dan YeniDönem gazetesi adına ben, Olay gazetesi adına Ahmet Emin Yılmaz, Bursa Haber gazetesi adına Kenan Kibar, Ankara’dan Daily Sabah gazetesi adına Ali Ünal, Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü adına Mehmet Bayram, Fox TV adına Fırat Irmak, A Haber adına Rüya Akkuş, Milliyet gazetesi adına Gökhan Karakaş ve Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nden Ümran Şatana Ünal yer aldı.

Ekibin içinde Bursa medya temsilcilerinin bulunması elbette Başbakan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu sayesinde oldu. Hakan Bey, daha önce Bursa medyasıyla olan buluşmasında Bursa’dan 3 gazetecinin Çin’e gidecek ekip içinde yer alacağını söylemişti. Davet kendisinden geldiği için bu geziye tereddütsüz katıldım ve iyi ki de gitmişim, deyim yerinde ise tam anlamıyla ufkum açıldı!

Bu gezi için şu dip notu düşmemde fayda var. Biz oraya turistik geziye gitmedik. Tamamen büyüyen Çin’in nasıl devleştiğinin hikâyesi olan “Çin hayalini” gördük ve gördüklerimiz karşısında şaşkına döndük.

GEZİNİN 2 AMACI VAR 

Çin gezisi sonunda kendi adıma 2 sonuç çıkardım.

Birincisi;

Dünyayı saran ve bizim ülkemizde de yaygın olan “Made in Çin” algısını yok etmek. Yani Çin ucuz ve taklit üretim yapan bir ülke değil. Aksine teknolojik ilerleme ile kendi tasarımını, kendi markasını üreten ve bunu kalite standartları çerçevesinde dünyaya satan bir ülke.

İkincisi;

Dünyada halihazırda Çin ve Türkiye yükselen iki değer. Çin etki alanını genişletmek amacıyla Türkiye ile iş birliği yapmak istiyor. Çünkü Türkiye İpek Yolu’ndaki o jeopolitik stratejisinden dolayı Avrupa’ya, Afrika’ya, Akdeniz’e ve Orta Doğu’ya geçiş köprüsü durumunda. Ve Çin Türkiye iş birliğini önemsiyor. Yani Türkiye’yi yakın gelecekte yanında görmek istiyor.

3 İHTİSAS KENTİ

İlk durağımız Çin’in en büyük kentlerinden biri olan Shangai idi. 24 milyon nüfusun yaşadığı bu kente THY ile vardığımızda bizi gezi süresince bir Türk kardeşimiz kadar seveceğimizi o zaman daha bilmediğimiz Hakan kod adıyla Jiankun Tang ve arkadaşları karşıladı.

Ekip hakikaten süperdi. Hiç yabancılık çekmedik.

Çünkü ekibin içinde Bursa’dan Çin’e gidip orada Çin Uluslararası Radyosu’nun Türk Ofisi çalışanlarından Sedat Aydın başta olmak üzere, Türkiye’de üniversite tahsili yapmış Çin’li gazeteciler vardı. Çok güzel Türkçe konuştuklarını söyleyebilirim. Gezi süresince rehberliğimizi üstlenen Hakan Türkiye’de 6 yıl kalmış, Türkçe’yi çok iyi konuşuyor.

Yaklaşık 7 kişiden oluşan bu Çin ekibi, 10 gün süresince bizimle öyle güzel ilgilendiler ki, programları öyle güzel yürüttüler ki ne saat sarkması, ne fire ne de bir başka aksilik yaşandı!

Çünkü ekibin başındaki isim hem onları hem de biz Türk ekibini çok iyi idare etti. Bu kişi de Çin Komünist Partisi’nin üyelerinden ve önde gelen isimlerinden Çin Uluslararası Radyo’nun Genel Yayın Yönetmeni Murat takma adlı Xia Yongmin idi. Bu Türkçe isimleri Türkiye’de  öğrenim görürken Türk hocaları takmış. Kendisi Türkiye’de 10 yıl kalmış. Çok iyi Türkçe konuşmasının yanı sıra neredeyse Türkçe düşündüğünü de söyleyebilirim. Basın-Yayın mezunu. Türk Dili ve Edebiyatı okumuş. Kanalda, Türkiye’nin de içinde bulunduğu 56 ülkenin başında bulunuyor. Çin bu ülkelere doğrudan haber servisi yapıyor, o ülkelerdeki TV ve radyolarla iletişime geçiyor, aynı zamanda bu kanal aracılığıyla sosyal medyada da tanıtım atağını yürütüyor.

ENDÜSTRİ GELİŞİM BÖLGESİ

Shanghai’de bir gece kaldıktan sonra hızlı trenle Çin’in en güneyinde deniz kenti olan Taizhou’ya geçtik.

2,5 saat süren hızlı tren yolculuğumuz da bizim için ayrı bir heyecan oldu. Çünkü yaklaşık 600 km’lik yol süresince Çin’in nasıl bir devasa altyapı yatırımını sessiz sedasız tamamladığını gördük. En az 3 katlı köprülü kavşaklar, otobanlar, duble yollar, gökdelenler vb. Çin önce yollarını tamamlamış. Dağları öyle bir delmiş gibi hepsi adeta tespih tanesi gibi sıralanmış. Bir tünelden çıkıyor, diğer tünele giriyorsun. Yol medeniyettir. Çin yollarını bitirmiş, üstyapıya geçmiş. Onu da büyük ölçüde tamamladığını söyleyebilirim. Çünkü gecekondu bölgeleri diye tabir ettiğimiz yaşamın devam ettiği çöküntü bölgelere pek rastlamadık. Köyleri bile düzenli. Türkiye’de son yıllarda hızla ilerleme kaydeden kentsel dönüşümü Çin çok gerilerde bırakmış diyebilirim!..

Taizhou, 6 milyon Çinli’nin yaşadığı bir büyük sanayi kenti. Burada her 4 kişiden biri ticaretle uğraşıyor. Bize burada Taizhou Belediyesi’nin Basın Ofisi Müdürü ev sahipliği yaptı.

Basın ve tanıtım müdürleri aynı zamanda belediyelerin belediye sözcüleri görevini görüyorlar. Ve bu makamlarda bulunanlar aynı zamanda Çin Komünist Partisi’nin üyeleri durumundalar.

DÜNYA DENİZ TİCARETİNİN BAŞKENTİ

Taizhou kenti, Çin’in gelişen teknoloji ile Endüstri Gelişim Bölgesi olarak ön plana çıkıyor. Deniz kenti olmasının avantajını da kullanan Çinliler burayı önümüzdeki 10 yıl içinde dünya deniz ticaretinin başkenti yapmak için var güçleriyle çalışıyorlar. Denizi doldurmak suretiyle 4 büyük liman inşa ediyorlar. Birinci liman bitmiş durumda. 2002 yılından 2016 yılına kadar toplam bin hektar doldurulan denizin üzerine bir de iki körfezi birleştiren 15,6 km. uzunluğunda kocaman köprü yapmışlar.

Dünya otomotiv devi Volvo’yu satın alan Gelly Otomotiv Fabrikası da burada yatırım yapan firmalardan.

Burada hem bu otomotiv fabrikasını gezdik, hem yeni 2018 model araçlarının tanıtımını izledik, hem de hedefleri hakkında bilgilendirildik. Aynı zamanda Taizhou kentinin gelişimini anlatan Planlama Müzesi’ni de gezdik. Gittiğimiz her bölgede rastladık.

Çinliler kentlerin kuşbakışı görüntüsünü ışıklı şekilde yere monte etmişler. Kentin önümüzdeki 10 yıl, 20 yıl, 50 ve hatta 100 yıllık gelişimi bu planda yer alıyor.

Endüstri parklarını ve üretim üslerini de gezdik.

Bu bölgelerde yaklaşık plastik imalatı, ayakkabı üretimi, motosiklet, otomotiv yedek parça imalatı ve makine üretimi yapan 30 bin fabrika bulunuyor ve 10 tanesi borsada işlem görüyor.

Yine bu bölgeden 60 ülkeye ihracat yapan ve 3 bin ürün çeşidine sahip ASD adlı küçük ev aletleri üretimi yapan fabrikayı da gezdik. Bizim için özel olarak pazar günü açılan bu fabrika, küçük ev aletleri düşkünü biri olarak beni son derece etkiledi. Fabrikanın Genel Müdürü Helin Chen “Çin’in akıllı üretimine katkıda bulunuyoruz” derken, robotlarının dünya piyasasında çok büyük rekabet gücüne sahip olduğunu söyledi.

Türkiye ile iş birliği yapıp yapmak istemediklerini sorduğumuzda ise verdiği cevap şu oldu:

Biz İpek Yolu güzergâhında bulunan ülkelerle iş birliği yapmak istiyoruz, Türkiye’de imalat ağırlıklı bir ülke. İhtiyaç varsa iş birliğine seve seve hazırız.”

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.