Havadis16.com - 18 Aralık 2018, Salı

28 Kasım 2017
202 kez okundu
için yorumlar kapalı

Son aylarda piyasalardaki daralmayı daha doğrusu ekonomik krizin varlığını görmek için illa da ekonomist ya da esnaf veya tüccar olmaya gerek yok. TL’nin dolar ve avro karşısında hızla değer kaybetmesi, geçen hafta içinde 4 TL’ye kadar çıkması sadece iş dünyasını değil sokaktaki insanımızı da emeklisinden çalışanına kadar etkiledi.

Dün itibarıyla serbest piyasalarda dolar 3.945 TL idi. Dolar TL karşısında zirvede kalmak için mücadele ediyor. Bununla beraber enflasyonun yine o çift haneli rakamlara çıkması, faiz artışı, borsanın düşmesi vs. gibi ekonomik gösterge rakam dengesinin şaşması tipik bir ekonomik kriz belirtisi. Ancak bu krize rağmen insanlarımızda söz birliği etmişçesine bir suskunluk ve yüksek sesle dillendirmeme gibi bir gayret de mevcut. Sadece dostane ilişkilerde fısıltı halinde şikâyet konusu ediliyor.

Tabii CHP dışında! CHP felaket tellallığı yaparak ortalığı, yakın geçmişte olduğu gibi kaosa sürüklemek isterken felaketin kaynağının değirmenine bile bile su taşımayı tercih ediyor.

Zira;

Sokaktaki sade vatandaşımız da gayet iyi biliyor ki doların yükselmesi ile son aylarda derinleşen ekonomik kriz, bu ülkenin kötü yönetilmesinden değil bu ülkenin ABD ve AB tarafından işgal ve finansal baskı olmak üzere her türlü abluka altına alınmasından kaynaklanıyor.

                               ******                          ******                        ******

Dedim ya, ekonomist değilim diye…

Sadece doların yükseldiği dönemlere bakmak yeterli.

2013’ün mayıs ayında Gezi olaylarıyla başlayan ve ilk 15 gün süresince dalga dalga tüm Türkiye’ye yayılıp kaos ortamı yaratmaya çalışılan o süreç öncesi dolar bin 75 TL civarında idi.

Kaldı ki, 2002 ve 2012 yılları arasında dolarda fazla oynama olmadı. AK Parti iktidarının başladığı dönemde TL karşısında 1.417’lerde idi, 2013 yılının ocak ayında bin 70’lerde.

Gezi olaylarıyla beraber dolar bir anda 2 bin’lere çıktı. Tesadüfe bakın ki aynı tarihler IMF’ye borcumuzun bittiği dönemleri kapsıyor.

Aynı yılın ikinci operasyonu olan 17 ve 25 Aralık hükümeti düşürme girişimi sonrası ise dolar yine bir anda fırlıyor ve 2 bin 30’lara çıkıyor.

Gelelim 15 Temmuz darbe girişimine. 2015’in mayısında dolar 2 bin 90 TL idi. 18 Temmuz 2015 günü yani darbe girişiminin halk tarafından bastırılmasından 3 gün sonra dolar 3 bin 40’lara yükseldi.

Süreçte Türkiye’nin içeride ve dışarıda elini zayıflatmak için var gücüyle her kozunu oynamaktan kaçınmayan küresel güçlerle karşı karşıyayız.

Ülkeyi içerideki FETÖ maşasıyla parçalayıp bölemeyen güçler hemen ardından finans baskını devreye soktular.

                                        *****                            ******                         ******

Bu kapsamda bir taraftan Avrupa Parlamentosu yabancı yatırımcıları manipüle edip, Türkiye’den kaçırmak veya yönlenmelerini önlemek amacıyla ülkemize yönelik çeşitli istikrarsızlık içeren algılar yarattı, AB görüşmeleri dondururken, son olarak ABD ise Sarraf’ı oyuna soktu.

Yani diyeceğim o ki doların yükselmesinden kaynaklanan istikrarsızlığı  “hükümet ekonomiyi iyi yönetemediği için ekonomik kriz var veya derinleşiyor” diye popülist politika yapanlar önce kimin değirmenine su taşıdıklarına baksınlar. Ülke iyi yönetilmediği için değil, aksine ABD ve AB’nin bizim de topraklarımızı tehdit eden yanı başımızda yeni bir devlet kurma çabalarına set çektiğimiz için bu baskılar uygulanıyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.