Havadis16.com - 11 Aralık 2018, Salı

2019’da siyasi istikrarın yolunu yine Devlet Bey açtı!

9 Ocak 2018
195 kez okundu
2019’da siyasi istikrarın yolunu yine Devlet Bey açtı! için yorumlar kapalı

Ne zaman ülkenin siyaseti tıkansa, siyaset normal zeminden kaydırılmak istense sihirli el misali MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli devreye giriyor ve tıkanan siyasetin önünü açıyor. Her defasında siyasi ikbal veya iktidar hedefi yerine devletin bekasından yana tavır koyduğu için de halk tarafından tam bir devlet adamı olarak görülüyor.

Aynen 12 Ocak 2000’de olduğu gibi…

57. Hükümet olarak yapılan liderler zirvesinde Bahçeli, o dönem AB’nin tüm dayatmalarına karşı ‘idam cezası kaldırılsın, kaldırılmasın’ tartışmalarında tıkanan siyasetin önünü, teröristbaşı Öcalan’ın kesinleşmiş idam cezasının infazının ertelenmesi yönündeki kararına imza atarak rahatlatmıştı.

Ancak tek şartla: “Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında dosya, gereği için ivedilikle TBMM’ye gönderilecektir.”

Kesinlikle “idamın kaldırılması” yönünde bir kararın altında imzası olmadığı halde ve ‘AB Uyum Yasaları’nın kabulü kapsamında, 3 Ağustos 2002 tarihinde TBMM’de sadece MHP’nin ret oyuna karşılık diğer milletvekillerin evet oylarıyla idam cezası kalktığı halde sonraki süreçte, MHP “idamın kaldırılmasının önünü” açtı şeklinde ağır bir toplumsal algı ile karşı karşıya kaldı.

15 Temmuz 2002 yılında olduğu gibi…

DSP-ANAP koalisyonunun 3. ortağı olduğu halde erken seçim çağrısı yaparak ülkemizi büyük bir ekonomik ve siyasi kaostan kurtardı. Devletini, milletini, ülkesini düşünmenin bedelini ise seçimlerde, kurulduğu günden bu yana ilk defa TBMM dışı kalarak ödedi. Ama hiçbir MHP’li ve ülkücü bunu sorun etmedi, dile getirmedi.

28 Ağustos 2007’de olduğu gibi…

CHP’nin 367 dayatması ile krize dönüşüp 27 Nisan e-muhtırasını getiren süreç, erken seçimle sonuçlanmış, MHP 5 yıl aradan sonra yeniden Meclis’e 3. parti olarak girmeyi başarmıştı. MHP Cumhurbaşkanlığı’nın 3. tur seçiminde de Meclis’te kendi adayını çıkararak alternatif koymuş, CHP ve HDP’lilerin tüm baskılarına rağmen onlarla bir ittifaka gitmeyerek, Gül’ün seçilmesine destek çıkmıştı.

10 Şubat 2008’de olduğu gibi…

Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin, eğitim ve çalışma alanındaki kadına yönelik en büyük engel olarak duran ve 12 Eylül’ün dayatmalarından biri olan başörtüsü yasağının kaldırılması önce AK Parti ve MHP’nin teklifi ile Meclis’e geldi; ardından iki partinin firesiz 411 oyu ile kabul edildi. Böylelikle Türkiye büyük bir ayıptan kurtulmuş oldu.

7-Haziran 2015 seçimlerinde olduğu gibi…

Yapılan genel seçimlerden AK Parti birinci çıkmasına rağmen hükümeti kurmak için gerekli vekil sayısına ulaşamadığı için koalisyon arayışları başladı. O dönem Türkiye üzerinde AK Parti’nin yeniden iktidar olmamasına yönelik dış baskılar mevcuttu. MHP bu oyunu gördü ve CHP’nin başını çektiği koalisyon arayışlarına destek vermediği gibi AK Parti’nin çağrısını da reddetti. Türkiye yeniden seçime gitti.

15 Temmuz 2016’da olduğu gibi…

MHP Genel Başkanı Bahçeli, 15 Temmuz gecesi ülkücülerin ve Türk milliyetçilerinin devletin yanında olduklarını belirterek saldırıya karşı sokağa çıkma çağrısında bulundu.

7 Ağustos 2016’da olduğu gibi…

Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yenikapı Mitingi’ne katılarak MHP’nin koşulsuz devletinin ve Cumhurbaşkanı’nın emrinde olduğunu söyledi.

18 Ekim 2016’da olduğu gibi…

MHP, 2010 yılında Türkiye’nin fiilen ‘Yarı Başkanlık Sistemi’ne geçtiğini söyleyerek tıkanan siyasetin ve rejimin önünü “fiiliyatı anayasal sisteme geçirelim”diyerek açtı, AK Parti’nin elini rahatlattı ve referandum çağrısında bulundu.

16 Nisan 2016’da olduğu gibi…

Türkiye o gün yeni bir eşik atladı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi MHP’nin desteği ile yüzde 51 oyla  kabul edildi.

Ve dün;

Kameralar karşısına geçen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bir kere partisinin ve kendisinin siyasi ikbali yerine ülkesinin ikbali için gerekli siyasi kararlılığı, devlet adamlığını gösterdi.

3 Kasım 2019’da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday göstermeyeceklerini ve Erdoğan’ı destekleyeceklerini açıklayarak, istikrar için gerekli yüzde 51’in yolunu şimdiden açtı.

Açmakla kalmadı Meclis için de istikrarın adresini gösterdi:

Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi vardır. Cumhuriyet tarihinin 3. evresi oluşmuştur. Partilerin siyasi kimliği ortadan kalkmadan, seçim haklarını kaybetmeden ittifak olmalı”.

Bu destekleri, terörden tutun da Türkiye’nin sınır ötesi operasyonlarına kadar daha da uzatabiliriz. Daha önce de yazdım, Bahçeli tam bir devlet adamı edasıyla olaylara yaklaşıyor ve öyle söylenildiği gibi Erdoğan ya da AK Parti’ye destek verecek ucuz siyaset yapmıyor. Keşke CHP de bu milli ve yerli siyasi yaklaşımdan biraz nasiplense!..

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.