Havadis16.com - 23 Kasım 2017, Perşembe

ABD Kongresi istihbarat denetiminde etkin

22 Nisan 2014
ABD Kongresi istihbarat denetiminde etkin için yorumlar kapalı
ABD Kongresi istihbarat denetiminde etkin

ABD’de istihbarat servislerinin yönetimi, bütçeleri ve faaliyetleri konusunda Kongre’nin önemli etkinliği bulunuyor ancak Kongre’nin istihbarat konuları üzerindeki denetimi oldukça karmaşık bir görev. 

Öncelikle ABD başkanlarının, istihbarat servislerinin başına yönetici atamaları Kongre yoluyla olabiliyor. Bu kapsamda, ABD Başkanı, atamak istediği ismi önerirken, bu önerinin önce Senato’nun Seçilmiş İstihbarat Komitesi, ardından da Senato Genel Kurulu’nun onayından geçme zorunluluğu bulunuyor.

Bunun yanında, istihbarat servislerinin faaliyetlerini izleme ve bütçelerine karar verme konuları Kongre’nin iki kanadındaki Seçilmiş İstihbarat Komiteleri tarafından yerine getiriliyor.

İstihbarat faaliyetlerinden komitelerin bilgilendirilmesi zorunlu

Kongre’de tüm senatörlerin gizli istihbarat değerlendirmelerine erişimi bulunmasına rağmen, istihbaratkaynakları ve yöntemleriyle program ve bütçe konularındaki bilgilere sadece iki kanadın Seçilmiş İstihbarat komiteleri ulaşabiliyor. Bu komiteler, ABD yönetimine bağlı 17 istihbarat kurumunun faaliyetleri ile Askeri İstihbarat Programının faaliyetlerini izleyip denetleyebiliyor, bütçesine karar veriyor.

Bu noktada, Senato Seçilmiş İstihbarat Komitesi üyeleri Giderler, Silahlı Kuvvetler, Dış İlişkiler ve Adalet komitelerinden ikişer üye ile Senato çoğunluk ve azınlık liderlerinden olmak üzere 15 kişiden oluşuyor. Komite üyelerinin 8’i çoğunluk, 7’si de azınlık partinin mensupları. Kongre’nin Temsilciler Meclisi Seçilmiş İstihbarat Komitesi’nde de 12 çoğunluk, 9’u azınlık partisinden olmak üzere 21 üye bulunuyor ve Senato’daki ilgili komitenin yapısına benzer çalışıyor.

Kanunlara göre ABD Başkanı, bu komitenin istihbarat eylemleri konusunda “tam ve zamanında bilgilendirildiğinden” emin olmakla yükümlü, bu kapsamda da istihbarat camiasının bu ilgili komiteleri düzenli bilgilendirmesi gerekiyor.

Bu çerçevede, iki haftada bir Senato’nun ilgili komitesi, ayda bir Temsilciler Meclisi Komitesi toplanarak, istihbarat başkanları ve kıdemli direktörler ve analistlerden,istihbarat camiasının aktiviteleriyle ilgili bilgi alıyor. Komite ayrıca, komiteye bağlı personelle günlük olarak da istihbarat servislerinin faaliyetlerini gözlemliyor. Yılda bir kez de istihbarat servisinin hazırladığı raporlar açık oturumlarda ele alınıyor.

Kongre’nin en büyük kozu bütçe

Kongre’nin elinde bulundurduğu en önemli baskı unsuru ise istihbarat camiasının programlarına izin verme ve fon sağlanma yetkisi ve yasama gücü.

Kongre üyeleri, her ne kadar faaliyetlerden bilgilendirilseler de ABD başkanlarının onay verdiği bir operasyonu engelleme otoritesine sahip değiller ancak bir sonraki yılın bütçesinde ilgili program veya faaliyetlere fonu ciddi anlamda kısarak, rahatsızlıklarını dile getirebilir, yasalar çıkararak bazı kısıtlamalara gidebilirler veya oturumlar düzenleyerek bu konuya seçmenin ve medyanın ilgisini daha çok çekebilirler,istihbarat camiasını ciddi anlamda soru yağmuruna tutabilirler. Bu da istihbarat camiasının Kongre üyelerinin de görüşlerini dikkate alması ve doğru bilgilendirmeler yapılması noktasında baskı unsuru yaratıyor.

ABD’de istihbarat kuruluşlarının denetiminde Kongre’nin önemli gücü bulunsa da yürütmenin elinde de bilgileri kısıtlandırma noktasındaki yetkileri dikkati çekiyor.

Bu noktada, Beyaz Saray’ın bilginin gizlilik derecelendirmesini kontrol etme gücü ve hatta Kongre üyelerinin bilgi ve operasyonel detaylara ulaşmasını kısıtlama yetkisi bulunuyor. ABD Başkanları, hangi bilgilerin Kongre’nin ilgili komitelerinin tüm üyeleri veya sınırlı üyeleri tarafından öğrenilebileceğine karar vererek, aslında istihbaratın bilinirlik oranını denetleme hakkına sahip. Bu durum ise daha çok, kritik konularda bilgilerin sızdırılmasının mümkün olduğunca önüne geçilmesi amaçlı kullanılıyor.

Ülke çıkarları için çok gizli ve önemli görülen konularda ABD Başkanı, istihbarat faaliyetlerinin, sadece Kongre’nin iki kanadının çoğunluk ve azınlık liderleri, Temsilciler Meclisi Başkanı, Seçilmiş İstihbarat komitelerinin başkanları ve kıdemli üyelerinden oluşan “Sekizler Grubu”na sunulmasını talep edebilir. Bu da bazı konulara Kongre’nin sadece lider yapısının bilgi ve denetimini getirmek anlamına geliyor.

Yürütme organı olarak ulusal güvenlik ve dış ilişkiler ajandasını belirleyen Beyaz Saray’ın kendi iç denetleme yapısı da bulunuyor. Bu kapsamda, kurumlar içindeki teftiş mekanizmalarının yanı sıra ABD Başkanı’nın emri altında İstihbarat Denetim Kurulu ve Yabancı İstihbarat Danışma Kurulu da bu noktada önemli denetim mekanizmalarından.

Beyaz Saray, denetlemede genellikle örtülü faaliyetler ve casusluk konularına odaklanıyor ve yapılan örtülü faaliyetlerin ABD Başkanının onayından geçmesi gerekiyor.

Yürütmenin elindeki diğer bir güç ise ABD Başkanı’nın Kongre’den diğer konularda olduğu gibi istihbaratkonusunda da geçen “sorunlu” bir yasayı veto etme gücü. Örneğin, ABD’nin eski başkanlarından George W. Bush, Kongre’nin istihbarat politikasını etkilemeye yönelik etkili bir araç sunacak İstihbarat Yetki Tasarısı’nı veto etmişti.

Tartışma da yaratıyor

ABD’de istihbarat camiasının faaliyetlerinin denetimi hem Kongre hem de yönetim tarafından kendi iç mekanizmasında yapılsa da istihbarat camiasının, faaliyetlerinin tamamı veya ayrıntılarıyla ilgili Kongre’yi zaman zaman tam bilgilendirmekten kaçınması veya buna yönelik şüpheler oluşturması, ülkede bu yöndeki tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Son yıllarda Kongre, istihbarat camiasının terörle mücadelede kullandığı işkence yöntemleri, ABD Ulusal Güvenlik Ajansının (NSA) yaptığı dinlemeler ile Bingazi soruşturması gibi konularda kendilerinin istihbarat birimlerince yeterince bilgilendirilmediği yönünde eleştiriler getirdi. Bu da  devletteistihbarat denetiminin, güçler ayrılığının en zorlu konuları arasında olduğunu gösteriyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.