Havadis16.com - 21 Kasım 2017, Salı

Ah şu çılgın Ergenekoncular!

20 Mart 2013
1.600 kez okundu

Ve en nihayetinde mütalaa açıklandı.

Buna göre durum şudur:

Normal koşullarda birbirlerine teğet geçme ihtimali dahi olamayan kişiler toplaşmış.

Ergenekon adında bir örgüt kurmuş!

Niyetleri de, AKP Hükümeti’ni cebren ve darbe ile devirmekmiş!

Şu, birbirlerine teğet geçme ihtimali olmayan kişileri açalım da muğlak kalmasın.

Muhteviyat şudur:

Katili, kabadayısı, mafyası, akademisyeni, bilim adamı, tıp doktoru, gazetecisi, yazarı, çizeri, paşası falan toplanıp hükümeti devirmeye karar vermiş!

Aralarında her bakımdan derin uçurumlar olsa da, ortak hedefe kilitlendiklerinden mütevellit, bu durumu çok da sallamamışlar.

Diye,  bilhassa bilim insanlarının mütevazı tavrını takdir etmek istiyorum.

Sen kalk ayda 10 tane karaciğer nakli yap.

Sonra otur, baştan aşağı racon abilerle darbe planı yap!

Çekilecek dert değil yeminle.

Ucunda sultanlık olsa katlanmaz insan.

Neyse…

Mütalaaya göre bu örgüt kurulmuş mu?

Kurulmuş.

Darbeye teşebbüs etmiş mi?

Etmiş.

O vakit gerisi beyhude.

 

***

Sonra ne olmuş?

İşin şiddet kısmına geçilmiş.

Şiddet olaraktan ne yapılmış?

Danıştay’a saldırılmış!!!

Bu noktada, okkalı bir, “Haydaaaaaa!” Demek suretiyle araya girmek durumundayım.

“E hani Danıştay saldırısının sebebi, mahkemenin türban konusunda verdiği bir karardı?

Hani saldırgan mahkemenin bu kararını taktıydı?”

…………….

“Orasını karıştırma!

Danıştay’a saldırıldı mı?

Saldırıldı.

Ha türban kararına taktığı için, ha hükümeti yıkmak için!

Aslolan bir şiddet eyleminin tespit edilmesidir.

Beş yıl boyunca ancak bu saldırıyı bulabildiğimiz düşünülecek olursa, fazladan kurcalamak abesle iştigaldir!”

………….

“Bir de Başbuğ’un durumu var.

Örgütü kurmuş, bir güzel de yönetmiş ama üyesi değilmiş.

Ne iş?”

“E bi zahmet olaymış!

Hükümeti düşürücem diye mafyasıyla, katiliyle teşriki mesai yapacağına, önce kurduğu örgüte üye olsaymış!”

***

Dolayısıyla mütalaanın gereği düşünüldü:

Biz durumu toparlayıncaya kadar geçen sürede ömrü vefa etmeyip, dünya değiştirenlerin dosyasının düşürülmesine…

Kalan sağlarınsa, gerek gizli tanıkların kapı gibi ifadeleri, gerekse çağdaş hukuk normlarının alayına uyumlu delillerin ışığında (!) ağırlaştırılmış müebbete mahkum edilmesini ister……..

 ***

O vakit bu da benim mütalaam:

Başta darbeler olmak üzere, demokrasiye atılmış tüm kazıklara sonuna kadar karşıyım.

Üstelik, ömründe hiçbir darbenin bedelini ödemediği halde, sonradan icat darbe fobisiyle metabolizmayı bozanları yaya bırakacak kadar!

Ve fakaaaaat,

Darbeye karşı olucam diye, evrensel hukuğun anasının ağlatılmasını, “İleri demokrasinin harikulade hukuk anlayışı” diye yutturanlara da  rıza gösteremiyorum.

Hem de hiç…

Yorumlar

  1. Ahmet SEVİNÇ diyor ki:

    Süper yazı yazmışsın. Kalemine ve eline sağlık.Ahmet SEVİNÇ

  2. Erdal Altun diyor ki:

    Ne demişti, Turgut Özakman; ”Şu Çılgın Türkler”. Bu çılgınlıkla ülke kurtulmuştu. Tespitinizde ki çılgınlıklada ülke ikinci kez kurtulacaktır.

  3. TAYFUN KÖYLER diyor ki:

    sayın ;Özlem hanım elinize , kaleminize sağlık hem okudum hem güldüm.Ülke olarak ağlanacak halimize gülüyorum.vah vahhh…ne hallere geldik.

  4. Mehmet Mercan diyor ki:

    Özlem Hanım, Danıştay saldırısının aslının hiçte türban kararına bir tepki saldırısı olmadığını sağır sultan duydu, dağdaki çoban öğrendi. Derin operasyonlarda, derinden derinden örgütlenmelerde, örgüt üyelerinin çoğu kez birbirini hiç tanımadığı, ara elemasnlarla iletişimin sağlanarak, zincirin farklı halkalarının birbirlerinden haberdar olamayışı, haliyle birbirlerini tanımayışları son derece doğal. Basit Amerikan filmlerinde, ve hatta Kurtlar vadisi adlı dizide de bu tür yapılanmaların halkalarının birbirlerini tanımamaları gerektiğini görebiliyoruz. Dolayısıyla açıklanan mütalaayla ilgili yazdığınız bu yazı, son derece mesnetsiz ve yuvarlak bir içerik oluşturmuş. On yıllardır Hukukun üstünlüğüne inanan bizler bugün de inanmak zorundayız. Birileri halkın seçtiklerini çeşitli katakullelerle alaşağı etmeye kalkışmışlarsa, cezalarını çekmelidirler.

  5. hakan diyor ki:

    Eğerki 2002 den 2009 a kadar “askerler bu hükümeti alaşağı eder” düşüncesiyle buna uygun ortam sağlamak için, birbirleriyle ilşkisi olsun olmasın birileri; toplantı,gösteri,konferans,savaş oyunu,miting,sosyal medyada memleket satılıyor edebiyatı,basın bildirisi,danıştay baskını,gayrimüslümlere yapalına saldırılar yapmadıysa ben hiçbir şey bilmiyorum. Ve de her bu olaydan sonra halk olarak bizler ha bugün ha yarın seçilmiş meşru hükümete bir ayar verilecek diye beklemediysek hiç bir şey söylemiyorum. Aynaya bakıp itiraf edelim ruh halimizi ve oprganize bir şekilde bu ruh halini yaratanların olduğunu kabul edelim. Ancak bütün bunlara rağmen ülkemizde hukuk ve adalet tam ve doğru işlemediğinden cezalar bence de orantısız, ağır ve tekdüzedir.