Havadis16.com - 22 Eylül 2017, Cuma

AK Parti tabanı “öz eleştirinin”en ağırını yapıyor

13 Haziran 2017
163 kez okundu
AK Parti tabanı “öz eleştirinin”en ağırını yapıyor için yorumlar kapalı

 

AK Parti İl binasında İl Başkanı Cemalettin Torun’un geleneksel balkon iftarında geçen hafta sıra Sedat Yalçın’ın il başkanlındaki yönetimde idi. Ben de atama ile geldiği yönetimde 2010 Temmuz  -2011 Ocak ayına kadar Basından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı olarak görev aldığım için iftarın davetlileri arasında idim.

Davete, Yalçın’ın 4 dönem il başkanlığındaki tüm yönetimlerden ilgi büyüktü.

Benim de içinde yer aldığım o dönem gerçekten verimli bir dönemdi. İçimizden belediye başkanı, ilçe başkanı, üst düzey bürokratlar,genel müdürler, danışmanlar, milletvekilleri, belediye meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları, öğretim görevlileri, gazete patronları ve son 4 yıldır il başkanlığını yapan Cemalettin Torun çıktı.

Yalçın, 11 Aralık 2013 tarihinde Büyükşehir Belediye Başkan aday adaylığı açıklaması ile görevinden istifa etti. Bu tarihten birkaç gün sonra da 17 Aralık 25 Aralık darbe olarak nitelendireceğimiz dönemin Başbakan’ı Erdoğan‘ı itibarsızlaştırma ve iktidar partisini hükümetten düşürme operasyonu girişimleri yapıldı.

Ardından 31 Mayıs’da başlayan ve iki ay aralıksız devam eden halkı sokağa döküp sözüm ona demokratik eylemlerle iktidar partisini al aşağı etmeyi amaçlayan Gezi olayları patlak verdi.

Yani Erdoğan’ı hedef alarak FETÖ, PKK gibi maşalarla ülkeyi parçalama, etkisizleştirip ele geçirme operasyonları açıktan ve doğrudan başladı.

*****                     *****                             *****

Yalçın’ın görevde bulunduğu yıllar FETÖ’nün Türkiye’de olduğu gibi Bursa’da da en güçlü olduğu dönem. Valisi Şahabettin Harput’tan tutun da, Milli Eğitim Müdürü, Emniyet Müdürü, Defterdar şimdilerde hepsi bu örgüte destek ve yataklık yapmak suçlarından içerde.

FETÖ’nün bürokrasi ve iş dünyasında etkisinin en ağır şekilde hissedildiği böylesine dönemde Yalçın’la ilgili  bu güne kadar bir tek bile şaibe olmadığı gerçeğini de belirtmek lazım.Hakikaten devletin ele geçirildiği bir dönemde il başkanlığı yapmak da Başbakanlık yapmak kadar zor!

O dönemden hafızalarda kalan il yönetiminde çalışmış BUGİAD yöneticisi Özkan Özipekliler’in hala içeride olduğu. Arkadaşlarla tarama yaptık, başka isim çıkmadı.

Aynısı  Sedat Yalçın’a soruldu:

“Sizin döneminizden siyasilerden içeriye alınan oldu mu? Hani halk arasında siyasetçilere dokunulmadı deniliyor ya, hakikaten dokunulmuyor mu? Yoksa AK Parti bu kadar temiz mi?”

Bu soruyu soranlar AK Parti’de bir dönem yöneticilik yapan şimdi de davasına asla helal getirmeyecek Bursa kamuoyunun da yakından tanıdığı isimler.Halk gibi taban da hassas

İlk cevaplandıran Yalçın oldu:

Evet,bizim dönemimizde çok etkili idi, ama bu yapının siyasilerle pek ilgisi en azından tabanda, teşkilatta olmadı. Çünkü siyaset onlar için etkilerini göstereceği verimli mecra değildi. Daha çok bürokraside ve STK’larda, iş dünyasında yapılandılar. Çünkü para ve  güç burada idi. Ben açıkçası o yapıdan  özel rica ve ya bir direktifle hiç karşılaşmadım.

*****                             *****                              *****

Sonra İl Başkanı Cemalettin Torun söze girdi:

“Bakın arkadaşlar bu konuda biz hem yerel hem genel olarak titizlikle çalışıyoruz. Kongrelerimizi 17, 25 Aralık sonrası yaptık, burada zaten bir ayıklanma oldu. Ardından süreçte partiden ve kamuoyundan gelen isimler oldu onları hem genel merkeze, hem de güvenlik güçlerine bildirdik. Son olarak 5 isim geldi. Onları da bildirdik ama bir işlem yapılmadı. Bize gelen her iddiayı ciddiyetle değerlendiriyoruz. Başkanım da söyledi, bu kadar titizliğe rağmen yok mudur, elbette diğer alanlarda olduğu gibi kendini gizleyen kriptolar vardır”.

Başkan Torun hatırlatmada da bulundu:

“Biliyorsunuz, en somut örneğini Kestel’de yaşadık. Kestel kongremizin başkan adayı , çocuklarını 2014 yılında FETÖ’nün okullarına gönderdiği için kongreyi  iptal ettik ve bir süre sonra bir başka arkadaşımızı aday gösterip, kongremizi yaptık”

O gece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı ile Bülent Arınç’ın Damadı Ekrem Yeter’in mahkeme yoluyla serbest kalmaları da en ağır şekilde eleştiri konusu oldu. Bu tür vakaların hem FETÖ ile mücadeleye zarar verdiği hem de Ak Parti ile ilişkilendirildiği için toplumda farklı bir bakış açısı yarattığı ve vicdanları rahatsız ettiği vurgulandı.

Bunları niye yazdım?

7 Haziran seçimlerindeki ağır yenilgiden sonra da yine aynı ekiple beraber aynı balkon iftarında idik.Bizden önceki il yönetimleri de dahil olmak üzere inanın en ağır eleştirileri, nerede hataların yapıldığını, politikaları, dönemin başbakanının yanlışlarına kadar hepsini arkadaşlar olarak dile getirmekten sakınmadık.AK Parti  tabanda öz eleştirisini içinde en ağır yapan parti. Umarım bu değerlendirmeler yukarıya, tavana ulaşıyordur!..

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.