Havadis16.com - 22 Nisan 2018, Pazar

Bu kentin ruhuna uygun imaj sıkıntısı var!

8 Aralık 2017
182 kez okundu
Bu kentin ruhuna uygun imaj sıkıntısı var! için yorumlar kapalı

Bursa gündemine damgasını vuran Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın açıklamalarında altını çizdiğim 3 önemli nokta oldu.

Öncelikle; kamuoyunda dezenformasyona yol açan görevden alma, işten çıkarma iddiaları için şunu söyledi:

“Ben bugüne kadar kimsenin ekmeğiyle oynamadım, her şeyden önce Allah’a sığınırım. ‘Öyle şov peşinde koşan, onu asayım, bunu görevden alayım, yerine şunu getireyim’ derdinde değilim. Ama yanlış yapan, çalışmayan, haksız kazanç sağlayan isterse babam olsun gereğini yaparım, asla affetmem.”

Ardından Altepe zamanındaki bazı projelerin iptaline değindi:

Mühendis değilim. İşletme mezunuyum, hesap adamıyım. Bir işe başlarken fayda-maliyet analizi yaparım. Bursa için değeri ve geri dönüşümü olan projelere devam edeceğiz. Talimat verdim, yarım kalan tüm projeler, yatırımlar bitirilecek. Rantabl olmayan ve mali yük getiren projeleri ise  bunların bazıları hiç başlanmamış, ya da kısmen başlanılmış, zararın neresinden dönersek kâr dedik ve iptal ettik. Teferrüç-Gökdere ve Kültürpark-Uludağ Yolu teleferik hatları gibi…”

Ve dikkatimi çeken bir başka nokta kentin imajıyla ilgili oldu:

“Fantezi işlerle uğraşmam! Şehrin imajıyla alakalı karizmasını yükseltecek projelere ihtiyacımız var!”

******                                    ******                                   ******

İşte, bam teli dedikleri yer de tam burası. Kentin imajıyla alakalı bir sorun var, hem de yıllardır! Rahmetli Hikmet Şahin döneminden çok iyi biliyorum. O da hep söylerdi. “Bursa ne kenti? Tarım kenti mi, sanayi kenti mi, turizm kenti mi, sağlık kenti mi? Bu kentin imaj sıkıntısı var!”

O yüzden marka kentler arasında yerini alabilmesi için çalışmalar başlatmıştı. Ancak görev süresi yeterli olmadı. Yerine gelen Recep Altepe, ilk dönemlerde ismini bile anmak istemediği, kinlendiği Şahin’in tüm ekibini ve projelerini elinin tersiyle iterken, sadece “marka kent” ismini benimsedi ama sözde, konuşmalarında, basın bültenlerinde!..

Konuşmalarında “Artık ülkeler değil, kentler ön plana çıkıyor ve kentler yarışıyor. Bursa dünya markası kent. Dünyanın sayılı kentleriyle yarışıyor” babından açıklamalar yaptı. Ama gelin görün ki ortada Paris, Londra, Münih, New York, Dubai, Şanghay, Pekin, Brüksel’le boy ölçüşecek ve yarışacak bir Bursa ortaya çıkamadı.

Süreçte ne yeni bir yol yapıldı, ne tren getirildi, ne yeni bir metro istasyonu yapıldı, ne de saniyede 2 uçağın iniş yaptığı bir havalimanı açılabildi.

Ne bu kentin ihracatı yükseldi, ne turist sayısında artış oldu, ne de bu kent bir cazibe merkezi haline gelebildi!..

******                                 ******                                      ******

Tek cazibesi geçmişten gelen “Yeşil Bursa” olarak adında kaldı! Başkan Aktaş işe ilk olarak buradan başladığını söyledi:

“Hemen kentin giriş çıkışlarının düzenlenmesi talimatı verdim. Türkiye’nin 4. büyük kentine girişi ifade edecek şekilde girişler düzenlenecek. Bursa’ya yakışır olacak!” dedi.

Süreçte de Bursa’ya yerinde bir kimlik kazandırmak amacıyla çalışacağını da belirtti. İmaj sıkıntısını ortadan kaldıracak yeni projelere ve yeni düzenlemelere, yeni çehreye ihtiyaç var. Ama tabii bunu yaparken daha önce örneklerinde yaşadığımız gibi, dünyanın bir başka marka kentinden kopya edilecek projeler veya eserler değil,Bursa’nın maneviyatı ve ruhuyla bütünleşecek, değerini ortaya çıkaracak çalışmalar.

Başkan Aktaş, bu konuda tecrübeli. İnegöl’de o kadar markaya rağmen bir kimlik kazandırdı, imajını yeniledi. Tüm markaları kentle bütünleştirdi ve o kenti öyle öne çıkardı.

Sırada Bursa var. Kentin imajıyla alakalı mâkus talihini yenmesi bile büyük başarı olacaktır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.