Havadis16.com - 21 Kasım 2017, Salı

“Bu sürecin kadınların barış süreci olarak tanımlanması doğru olur”

30 Mart 2013
“Bu sürecin kadınların barış süreci olarak tanımlanması doğru olur” için yorumlar kapalı
“Bu sürecin kadınların barış süreci olarak tanımlanması doğru olur”

Kışanak: Savaşları erkekler çıkarıyor. Biz istiyoruz ki barışı kadınlar yapsın. Bu sürecin kadınların barış süreci olarak tanımlanması doğru olur

BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, barış görüşmeleri sürecinde kurulacak bir karma, barış komisyonunun daha işlevsel olacağını ve sürece daha fazla yanıt vereceğine inandığını söyledi. Kışanak, yasal güvenceyle ilgili tartışmaların da bir tıkanma meselesi olarak ele alınmasının doğru olmadığını belirtti

BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak ve DTK Eşbaşkanı Aysel Tuluğ, çeşitli siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi kadınlarla Beyoğlu Cezayir Restoran’da bir araya gelerek, barış sürecini konuştu. Süreçle ilgili bilgilendirme, öneri ve eleştirilerin değerlendirildiği toplantı öncesi konuşan Kışanak, kadınlarla birlikte olmayı önemsediğini belirterek, “Savaşları erkekler çıkarıyor. Biz istiyoruz ki barışı kadınlar yapsın. Bu sürecin kadınların barış süreci olarak tanımlanması doğru olur” dedi.

Kışanak, BDP’nin gündeme getirdiği ve kamuoyunda tartışılan görüşmelerle ilgili yasal güvence isteğine değinerek, “Bu yasa tartışması çok teknik kısır bir tartışma olarak yürütülüyor. Oysa bizim bu yasayla ilgili beklentilerimiz bir bütün olarak, barış sürecini parlamentoyu da katarak yasal ve hukuksal dayanaklarını da oluşturarak hızlı ve bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde emin adımlarla yürümesini teminat altına alma tartışması olarak ele almamız gerekir. Yani yasa tartışıldığı gibi geri çekilmeyle ilgili bir yasa değildir. Bir bütün olarak barışı güvenceye alacak, barışı artık geri dönüşü olmayan bir yol, yürümemizi sağlayacak imkanları yaratmaktır. Bu konu böyle daha geniş tartışılırsa yolu yöntemi bulunacaktır” dedi.

Kışanak, süreçte herkese sorumluluk düştüğünü belirterek, “Bu konuda herkese görev düşüyor bir tek parlamentoya görev düşmüyor. Böyle bir mantık olabilir mi? Parlamento bu toplumu, milleti, halkın iradesini doğrudan temsil eden bir kurumdur. Parlamentonun da herkes gibi bu süreçte sorumluluk üstlenmesi, bu sürece dahil olması, katkı yapabileceği imkanları, olanakları açığa çıkarması gerekiyor. Biz yasa tartışmasına böyle bakıyoruz. Bunun bir tıkanma meselesi olarak ele alınması doğru değildir” diye konuştu.

 

‘Meclis’teki araştırma komisyonlarının birkaç problemi var’

 

Kışanak, Mecliste kurulacak komisyonların görev yapabileceği şeklindeki önerilerin sorulması üzerine şunları söyledi: Meclisteki araştırma komisyonlarının birkaç problem alanı var. Bunlardan birisi süreyle sınırlı olması. Yani 3 ay gibi bir süresi var. İkincisi sadece parlamentodaki üyelerle kurulabilmesidir. Bunlar böylesine zor ve önemli bir süreçte tek başına yeterli olmayacaktır. Hem süre kısıtlaması nedeniyle hem katılım kısıtlaması nedeniyle. Ayrıca, araştırma komisyonu sadece denetim mekanizmasıdır. Bu konuda yeni fikirler üreten, ürettiği fikirlerin hayata geçmesini sağlayacak bir araç değildir. Bizim asıl ihtiyacımız olan bir bütün olarak barış sürecinin selamet içerisinde ilerleyebileceği komisyonları yasayla kurmaktır. Bu yapılırsa, dünyada başka örnekleri var. Bu tür yasalarda karma komisyonlar öngörülüyor. En nihayetinde yasada parlamento dışında kurulacak özerk olacak, özgün olacak bir komisyona parlamento üyeleri de katılabilir. Her siyasi parti üye verebilir. Karma komisyonun, yasayla kurulmuş komisyonun, bir barış komisyonunun daha işlevli olacağını düşünüyoruz. Sürece daha fazla yanıt verecek durum olacağını ifade ediyorum” dedi.

 

‘Devletin bu konudaki yaklaşımında net bir durum yok’

 

DTK Eşbaşkanı Aysel Tuluğ konuşmasında, Kürt sorununun demokratik ve barış içinde çözüm fırsatını yakaladığını belirterek, “Genel olarak bizlerde ihtiyatlı bir iyimserlik söz konusu. Artık barış somut bir kavram olmaktan çıkıp toplumsallaştı. Artık ölümlerin, öldürmelerin olmamasını istiyoruz. Fakat devletin yaklaşımı konusunda bir ihtiyatlı durum söz konusu. Kürt hareketinin çözüm sürecinde attığı adımların ciddi ve samimi olduğunu görüyoruz. Fakat AKP ve devletin bu konudaki yaklaşımı net bir durum söz konusu değil. Gerçekten bir çözüm programı sunulmuş değil. Bir takvimlendirme yapılmış değil. Son zamanlarda sayın Başbakanın sürece yönelik olumlu bir dil kullanması ve bir kararlılık ifade etmesini önemsiyoruz. Ancak bu tek taraflı adımlarla gidilecek bir süreç değil. Karşılıklı adımlarla gerçekleşmesi gerekiyor” dedi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.