Havadis16.com - 21 Kasım 2017, Salı

Bursa’nın yol haritasını çizdi

25 Mart 2013
Bursa’nın yol haritasını çizdi için yorumlar kapalı
Bursa’nın yol haritasını çizdi

Farklı kültürlerin izlerini taşıyan binlerce yıllık bir medeniyetin mirasçıları olarak; dağıyla, deniziyle, kaplıcalarıyla, verimli toprakları ve yeşil doğasıyla bir yeryüzü cennetinin üzerinde yaşayageldik. Bir kulun isteyebileceği hemen her şeyi Yüce Allah bize sunmuş. Bizler de bu zenginliklere bazen değer kattık, bazen de elimizdekinin kıymetini yeterince bilemedik.

Sayısız ilklere imza atmış bir şehrin fertleri olarak içimizden nice değerli devlet adamları, sanatçılar, politikacılar, girişimciler çıkarmışız. Tıpkı sizler gibi. Her biriniz alanında kabiliyeti, çalışkanlığı ve başarısı ile örnek olmuş isimlersiniz. Türkiye’miz ve Bursa’mız için yatırım yapan, üreten, istihdam sağlayan iş dünyasının seçkin girişimcileri olarak her türlü övgüye layıksınız. Benden daha fazla hak ettiğinizi düşündüğüm taltif cümlelerine devam edip, pembe bir tablo çizdikten sonra yemeklerimizi yiyebilir sonra
da dışarıdaki hayat rutinimize devam etmeyi tercih edebilirdik.

Ama bu akşam buradaysak, ülkemiz ve kentimiz için sevdamız kadar büyük bir derdimiz var ve bulunduğumuz konumun bize yüklediği sorumluluğun farkındayız demektir. İnsanların olduğu gibi kentlerin de hayatında, “kader noktaları” vardır. Ne zaman, kiminle, hangi adımı attığımız geleceğimizi belirler. Bursa olarak bizim bir karar vermemiz lazım.

Sosyal ve siyasi sistemler kadar, dünya ekonomisi de köklü bir değişim içinde. Dünya e-ticaret hacmi 2012 itibariyle 680 milyar dolara ulaştı. BRIC ülkeleri yükselişte. Ticaret ve üretim Asya Pasifik ve Sahraaltı Afrika’ya kayıyor. Türkiye de değişiyor, gelişiyor. 55 bin ihracatçı firmamız var. 152 milyar dolar ihracata ulaştık. 32 bin yabancı yatırımcımız bulunuyor. Dünyanın pek çok ülkesi ile vizeler kalktı. Dünyanın 16. büyük ekonomisi olduk. Uydumuz uzaya gönderildi.

Yeni teşvik politikaları ile yeni cazibe merkezleri ortaya çıkıyor. Bursa 1. teşvik bölgesinde. Desteklenen sektörlere baktığımızda orta ve ileri teknoloji alanları öne çıkıyor. Ne yazık ki Bursa’nın ne sanayi ne de ticaret alanında uzun vadeli stratejileri yok. Bazı çalışmalar yapılmışsa da kağıt üzerinde kalmış. Sanayimizin ve ihracatımızın kaderini ağırlıklı olarak bir-iki sektöre bağlamış durumdayız. Bursa’nın otomotiv hariç, hiçbir sektörde öncelikli ilan edildiği bir alan yok. Yerli ve yabancı yeni yatırımları arttıracak bir yol haritamız mevcut değil.

Artık kısır çekişmelerden, popülist politikalardan kurtulup 2023 Bursa’sının vizyonunu oluşturacak projeleri konuşmamız gerekiyor. Bizim öncelikle ve acil olarak kim olduğumuzu, ne yapmak istediğimizi ve nereye gideceğimizi belirleyecek bir zihniyet devrimine ihtiyacımız var. Bizler, kentin geleceğine inanmış insanlar olarak Bursa 2023 Platformu’nun gerekliliğine inandık ve bu düşüncemizi kent dinamikleriyle paylaşarak hayata geçirdik. Bize verdiklerine asla karşılık olamaz ama Bursa için, bu salonu dolduran kentin ortak aklını oluşturmak için, girişimci gücü, tüccarı, sanayicisi için neler yapabiliriz sorusuna birlikte cevap arayacağız. Takip eden süreçte de platformumuzu farklı etkinliklerle farklı kesimlerle buluşturmaya devam edeceğiz. İstediğimiz; Bursa’yı yalnızca Türkiye ve bölgede değil, kürede farklı kılacak ortak gelecek projesidir.

Küreselleşmenin dönüştürdüğü dünyada var olma mücadelesi kadar var kalma becerisi de farklılaştı. Biz buna rekabet diyoruz ve düne kadar sokağımızdaki rakip şirketin veya İstanbul’dakilerin nefesini ensemizde hissederken bugün Çin’in, Amerika’nın, Rusya, Japonya veya Avrupa Birliği’nin rekabeti içinde var olmaya çalışıyoruz. Bursa, bunu başarmıştır. Ancak bu başarı, yalnızca günümüz Bursa’sını tanımlamaktadır. Halbuki küresel krizin tetiklediği yeni değişim dalgasında rekabet, ülkeler arasından çıkıp, kentlerin rekabetine dönüşmüştür.

Düne kadar ekonomiler; ülkelerin rekabeti üzerinden belirleniyordu. Bugün kentlerin rekabeti daha önemli hale gelmeye başladı. Ülkelerin gelişmişliğini, cazibe merkezi kentlerin belirlediğini gösteriyor bize. Belki hala İngiltere’yi Türkiye ile kıyaslıyoruz fakat Londra ile Bursa’nın kıyaslanması, olup biteni açıklamada daha işe yarar olabilir.

Çin’in, Japonya’yı yerinden edip dünyanın 2. büyük ekonomisi olması, kendi kentlerini küresel arenada ön plana çıkarma stratejisiyle mümkün olabildi. Çin, 15 yıl sonra dünyanın ilk ekonomisi olabilmek adına farklı bir adım daha attı. Rekabet avantajı sağlamak için 8 büyük kentini birleştirip, Guangzhou adlı 42 milyon nüfuslu bir mega şehir kuruyor.

5 bin yıl öncesinden metropol olagelen İstanbul’un son dönemde küresel girişimcilerinin cazibe merkezi haline gelmesi, Türkiye’nin rekabet gücüne ivme verecek bir niteliğe bürünmeye başladı. Binlerce yılın süzgecinden imbiklenerek bugünlere gelen, bizleri barındıran, besleyen Bursa’nın yarının Türkiye’sinde, 2023 dünyasındaki yerinin ne olacağını düşündük mü? Şundan eminim ki eğer yarını biz inşa etmez isek, bunu bizim yerimize başkaları yapmayacaktır. Biz Bursa’nın akil insanları, girişimcileri; dün başardık, gene başarabiliriz.

Tarihe baktığımızda, pek çok uygarlığın yükselip daha sonra yok olduğunu görürüz. Bir zamanlar Avrupa kıtasındaki kralların kütüphanelerindeki toplam kitap sayısı 1000’i aşmaz iken, İskenderiye kütüphanesinde 2 milyon kitap vardı. Dünya imparatorluğu rüyasının bu görkemli kenti bugün sıradanlaşmıştır. Asma bahçeleriyle dünyanın 7 harikasından biri olan Babil, 4 yıl sonra, tarih sahnesinde bulunmuyor. Anadolu’da dahi nice ünlü kent, günümüzde ekonomin, siyasetin veya sosyal hayatın değil, arkeolojinin konusudur.

Günümüze geldiğimizde cennet vatanımızın bazı şehirlerinin giderek zenginleştiğini, diğerlerinin ise iyi bir performans gösteremediklerini görüyoruz. Bir kentin coğrafyasında tutunabilmesi, var kalabilmesi 3 temel dinamiğe bağlıdır. Bunlardan ilki; TARİHİ KÜLTÜREL MİRAS’tır. İkinci dinamik; DOĞAL KAYNAKLAR’dır. Üçüncüsü ise biz bu salondakilerin varlık sebebini oluşturan ve her birimize sorumluluk yükleyen dinamiktir; YEREL KABİLİYETLER. Hiçbir ulus veya kent, yerel kabiliyetler olmadan tarihini ve doğal kaynaklarını zenginliğe dönüştürememiştir. Bunu başarabilen ender kentlerden biridir Bursa. Eğer Bursa bugün tarihin
süzgecinden Türkiye’nin mücevheri olmuş ise, geçmişimizde bunu var eden bu kentin kabiliyetleri olan  atalarımızın gayretlerinin neticesidir.

Geçmişimizle tabii ki övüneceğiz, coğrafyamızla tabii ki gurur duyacağız. Ancak Bursa’yı yarınlarda da var edecek, ülkede saygın, kürede belirgin kılacak adımları atmaz isek, Bursa da Babil gibi geri gidecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Bursa’nın yarınını tahmin etmenin yolu, onu inşa etmekten geçiyor ise bu görev ne şanlı atalarımıza, ne de cennet doğamıza değil, bizzat bu salondaki siz saygın insanlara düşüyor. Çünkü biz Bursa’nın yarınını inşa edecek yerel kabiliyetleri bizler temsil ediyoruz. Çünkü BTSO’nun bana
göre açılımı, Bursa’nın hayati dinamiği olan yerel kabiliyetleri, yani sizlersiniz.

Bu 3 özelliği birleştirip potansiyelimizi büyüterek ortaya koyabilirsek, atalarımızın başardıklarıyla övündüğümüz gibi torunlarımızın da bizleri anacağı başarı hikâyeleri yazabiliriz. Bugünün Bursa’sında başardıklarımızla zaten ülkemizin gözbebeği kentlerinden biriyiz. Otomotivden tekstile, gıdadan turizme kadar geleceğe dair zenginlik alanlarımız var. Biz bunları “gerekli” bulmakla birlikte, “yeterli” görmüyoruz.

Bursa’yı kürede var edebilmek için vizyonumuzu birkaç basamak üste taşımak zorundayız. Bursa, zaten onu var edenleri koruması halinde ancak ve ancak mevcut pozisyonunu muhafaza edebilir. Farklı bir gelecek için mutlaka yerel kabiliyetler olarak bizlerin daha farklı ve değerli adımlar atması gerekiyor.

Bursa’mız otomotiv devlerine ev sahipliği yapmanın yanında, yan sanayimiz ile bugün dünya markalarına parça üretmektedir. Becerilerimiz, birikimimiz ve kalitemiz ile dünyanın yan sanayi merkezi haline geldik. İnşallah yakın gelecekte sadece dünyaya otomotiv devlerine yedek parça üretmek yerine; kendi otomobilimizi, tankımızın motorunu, uçağımızın kokpitini, silahımızın başlığını da üretebiliriz. Ekonomi bilimi ve siyasi tarih bize gösterdi ki eğer bir yerde otomotiv sektörü varsa, orada çok şey var demektir. Misal; 1936 yılında Münih, dünyanın en iyi arabasını üretirken 1937’de dünyanın en iyi tankı ile ülkesine avantaj sağlıyordu. 1936’da dünyanın en iyi motorunu üreten Rolls Royce, 1937’de dünyanın en hızlı savaş uçağını üretiyordu. Zira ülkeleri savaşa girmişti ve zaten kendilerinde var olan kabiliyeti, var oluş öyküsüne döndürebildiler.

Savunma sanayi ihracatımız bugün 1 milyar doları geçti ve 2023 hedefimiz 5 milyar dolardır. Kilosu 1 dolarlık demiri silecek haline getirince en fazla 10 dolar elde edebiliyorken, Bursa, geliştirdiği yerel kabiliyetlerini savunma ürünlerine dönüştürebilirse, kiloda 100 ila 500 dolarlık katma değere zıplayabilir.

Bursa, yerel kabiliyetleri ve başardıklarıyla birlikte, Türkiye’nin savunma ve uzay üssü olabilir. Neden Türkiye’nin GÖKMEN’i Bursa’dan çıkmasın? Neden geleceğin endüstrisi uzay, Bursa’da kuluçkalanmasın, ivmelenmesin! Uzay yarışı kaçınılmaz ise yarım asır sonrasının Türkiye üstünlüğünde uzayın ağırlığı önemli bir yer kaplayacak ise neden Bursa, bu alandaki küresel merkezlerden biri haline gelmesin? Bu şerefi üstlenme yolunda hangi başka bir kent, Bursa kadar kabiliyetli ve Bursa kadar bu misyonu hak ediyor?
Benim cevabım; HİÇBİRİ olacaktır. Bursa, yapabildikleriyle bu hedefe en yakın kentimizdir ve bunu da zaten Bursa’nın yerel kabiliyetleri başaracaktır.

Bugün dünyada 1 milyon civarında yerleşim yerine karşılık, 18 bin turizm destinasyonu mevcuttur ve Bursa, ilk 1.000’de bulunmamaktadır. 2023 hedefi ilk 10 ekonomiden biri olmak olan Türkiye’nin, bu hedefe varmada şayet dünyanın ilk 10 turizm kenti arasında bir kenti, dünyanın ilk 10 markası içinde bir markası yok ise, bu nasıl mümkün olacaktır? Turizme bakışımız, katma değer üzerinden olacak ise öncelikle Bursa’nın yarınını şimdiden tanımlıyor olmamız gerekir.

Benim Bursa’ya inancım ve Bursa için hayallerim var. Bursa geleceğin yıldızı olmak adına ‘Teknoloji, Uzay ve Savunma Sanayiinin Başkenti’ konumunu elde edebilir. Cumhuriyetimizin 100. yılında 75 milyar dolar ihracat yapan bir kent düşlüyorum. 3 bin 500’e yaklaşan ihracatçı firma sayımızın 7 bin 500’e çıktığını, Türkiye’nin en büyük ilk 500 firması arasındaki 22 olan Bursa’lı şirket sayımızı 75’e yükselttiğimizi, Bursalılar olarak kişi başı milli gelirde 30 bin dolar’ı aştığımızı, Uludağ’ı dünyanın kış sporları, Bursa’yı geriatri merkezi yaptığımızı, 50 Ar-Ge merkezi kurmuş Bursa’nın Türkiye’nin Ar-Ge üssü konumuna ulaştığını düşlüyorum.

Birileri çıkıp, zaten bu hedefler gerçekçi değil diyebilir. Belki haklı da olabilirler. Çünkü kötümserler asla hayal kırıklığına uğramazlar, bekledikleri şey mutlaka gerçekleşir. Bir şeyi gerçekten yapmak isteyen yolunu, istemeyen mazeretini bulur.

Bursa 2023 Platformu vizyonu çerçevesinde, yeni zenginlik alanının farklı aktörleri olma iddiasını sizlere sunuyorum. Kaldı ki bu vizyon siz değerli arkadaşlarıma yeni misyonlar da yüklüyor. Bursa’nın yerel kabiliyetlerinin ortak hedefi bu olacak ise; farklılaşmak, dönüşmek ve daha da önemlisi gelişmek zorundayız. Mevcut işlerimizi yapmakla yetinirsek, Bursa’yı ancak Türkiye ortalaması kadar ileri götürebiliriz. Fakat GÖKMEN Buradan, Bursa’dan çıkacak ise, uzay sanayimiz bunu en fazla hak eden kentimizde filizlenecek ise bize konfor haramdır dostlar.

Tam da bugün, kriz sonrası dönüşen dünya bizlere bir fırsat penceresi sunarken, bu fırsatı önünü keserek yakalayamazsak, ardından koşmakla nereye varabiliriz? Bunun için yarına dair tezleri olan, geleceğe dair iddiası olan siz değerli dostların enerjilerini, farklı bir dinamikle bir araya getirip, kendi geleceğimizi “tayin” etme sorumluluğumuz vardır.

Bursa 2023 Platformu tam da bu amaçla yola çıktı. Tarihi kültürel mirası, doğal kaynakları zaten zengin Bursa’nın “yerel kabiliyetlerini harekete geçirmeden” daha iyi bir geleceğin var olmayacağını benim kadar sizler de iyi biliyorsunuz. Talebimiz, bu uygarlık projesinde, Bursa’nın uzay ve savunma merkezi olmasında, ticaretinden esnafına doğuracağı binlerce iş koluyla, katma değeri daha yüksek üretimiyle yeni zenginlik alanları oluşturmada işbirliğidir. Biliyoruz ki; yerel kabiliyetler olmadan asla. Sizler olmadan asla.

Sizlere farklı bir yarını ancak, aynı geleceği düşlemek ve bu düşün gereğini ortaya koyacak kabiliyetle başarabileceğimiz gerçeğini sunuyorum. Her birimiz, yarınki Bursa’nın şekillenmesinde rol sahibiyiz. Başkasının kurduğu oyunun “iyi oyuncusu” olmak, dünün başarısıydı. Ben, oyunun kurallarını biz oluşturalım diyorum. Kurala uyan değil, kural koyan bir Bursa olalım diyorum. Tanımlanan Bursa ile geldiğimiz yer, bize yetmiyor. Zira imparatorluk başkenti kumaşını taşıyan bu kent, daha üstün bir yarını hak ediyor. Tanımlanan değil, tanımlayan Bursa olmak için yola çıkıyoruz.

2 yıla yakın süreyle Türkiye’nin ihracata dayalı 2023 odaklı kalkınma stratejisini hazırlamak için çalışmış 5 karar vericiden biri olarak aranızdayım. Türkiye’nin gelişecek bölgeler ve sektörlere yönelik stratejilerin yanında, Bursa için hazırlanmış her alandaki projelerimizle kentimize her türlü katkıyı vermeye hazırız. Kentimize sınıf atlatacak bu projelerin hayata geçmesi Bursa’nın bütün dinamiklerinin tek vücut olmasıyla mümkün. İşte Bursa, bu hedeflere ulaşmak için kenetlendi.

Bursa’da son yıllarda eşine ender rastlanan bu örnek birlikteliği ve beraber hareket etme kültürünü Bursa 2023 Platformu ile daha da ileriye taşıyacağız. Bursa’nın ticaret ve sanayi hayatındaki tüm dinamiklerini, bekledikleri ve gönülden istedikleri değişime dahil edeceğiz.

Kendimiz için değil kentimiz için çıktığımız bu yolda, şahsi beklentilerin ideallerimizin önüne geçmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Çünkü Bursa’nın geleceği, kişilerin istikbalinden daha önemli. Hedeflediğimiz Bursa’ya ulaşmak; ancak koltuklara ve makamlara esir olmayan, onlardan güç almayan bir anlayışla mümkün.

Amacımız kendimize makam- mevki edinmek için günü kurtarma değil, Bursa’nın ve çocuklarımızın geleceğini şimdiden oluşturmaktır. 2023’ün mimarları sizler olacaksınız. Talebimiz net; Daha iyi bir yarın uğruna, Bursa’nın dününü geride bırakmak. Sizlere elimi uzatıyor ve gelin bu yarını birlikte inşa edelim diyorum.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.