Havadis16.com - 23 Eylül 2018, Pazar

Bursa için güç birliği şart!

14 Ağustos 2018
118 kez okundu
Bursa için güç birliği şart! için yorumlar kapalı

Geçen gün AK Parti’den Bursa milletvekilliği de yapmış eski bir tanıdığımla Bursa siyasetinin geldiği noktayı konuşurken şu saptamada bulundu:

“Farkında mısınız, bu dönem Bursa’nın Ankara’da hiç siyasi ağırlığı kalmadı.”

Devamında şöyle bir değerlendirmede bulundu:

“AK Parti’den önce de Bursa Ankara’da hep kabinede en az 2 bakanla temsil edilirdi. Siyasette ne kadar temsil, o kadar güçtür. DP’de hemen hemen her dönem Bursalı bir vekil kabinede yer aldı. DYP’de de Turhan Tayan, Cavit Çağlar dönemini hatırlayın. 90’lı yıllarda yereldeki büyükşehir ve merkez ilçelerin DYP’li belediye başkanlarıyla beraber tam bir yatırım furyası estirmişlerdi. ANAP’ta da öyle. Hüsamettin Örüç, İlhan Aşkın, Ahmet Kurtcebe Alptemoçin gibi isimler bakan olarak ön plana çıkarken, Mehmet Gedik, Mümin Gençoğlu, İbrahim Yazıcı kabineye giremediler ama etkili siyaset yapan isimlerdi. DSP’nin Ecevit’le hükümeti kurduğu 99 yılında bile 6 vekil gönderdiğimizde Bursa siyaseten Ankara’da çok güçlü idi. Bu belki Cumhuriyet tarihinden itibaren hep böyle devam etti.

Ardından sözü AK Parti iktidarı dönemine getirdi:

“Parti ilk kurulduğunda da Ertuğrul Yalçınbayır’la başbakan yardımcısı olarak kabinede temsil edilirken, Altan Karapaşaoğlu ve Faruk Çelik gibi isimlerle de partinin omurgasını yüklendi. Yine Faruk Çelik’in önce grup başkanvekili ardından da 2007 yılında devlet bakanı olmasıyla birlikte Bursa 2011 yılına kadar genel bütçeden yatırım üstüne yatırım aldı. Dikkat edin Bursa’nın yerelde ve genelde en fazla yatırım aldığı dönem bu dönemdir. Çünkü Bursa ile Ankara arasında bir ahenk de vardı.”

Aynı zamanda AK Parti’nin kurucularından olan ve Bursa siyasetinin de tanınmış isimlerinden bu eski milletvekili geldiğimiz nokta itibarıyla bir öz eleştiride bulundu:

“Faruk Bey’i ‘Bursa siyasetinde çok güçlendi’ diyerek Urfa’ya kaydıranlar aslında uzun vadede kente yazık ettiler. Evet Bursa, onun hemen ardından sadece partimizin değil, ülkemizin de çok değerli siyasetçilerinden Bülent Arınç’la kabinede başbakan yardımcısı olarak yer aldı ama maalesef beklentilerimiz gerçekleşmedi. Kente yatırım anlamında çivi dahi çakılmadı. İlçe belediyelerinin park, bahçe projesi değerindeki  projelerden öteye gitmeyen 101 proje kâğıt üzerinde kaldı. Sonra Mehmet Müezzinoğlu ile Sağlık Bakanlığı geldi. Devlet hastanelerimiz poliklinik seviyesinden üste çıktı, bir miktar yatırımdan pay aldı ama o kadar. İçişleri Bakanlığı zaten icraat ve yatırım olmadığı için, kent Hakan Çavuşoğlu’nun başbakan yardımcılığına kadar bir adım ilerleyemedi. Hakan Bey’le uzun süre sonra bir fırsat yakalandı ama onun da bakanlık dönemi malum kısa sürdü.”

“Peki şimdi? Bundan sonrası?” dedim, bir dokun bin ah işit misali cevabı geldi:

“Yeni dönem Türkiye için pek çok fırsatı beraberinde getirirken biz kent olarak her anlamda pasifize olmuş durumdayız. 11 milletvekilimizle TBMM’deyiz. Ne bir bakan yardımcılığı, ne kurullar, ne de ofislerde veya kurumlarda bürokrat olarak varız. Bursa’nın en büyük sıkıntısı lobisinin olmaması idi, şimdi o bile unutuldu.”

Araya girdim ve tam bu noktada ben eklemede bulundum:

“Beştepe’de biraz daha şanslıyız. Külliye’ye rahatlıkla girip çıkabilen tek Bursalı isim AR-GE Deniz Üzülmez.”

Gülerek “Doğru” dedi, “artık gerisini varın siz düşünün”

Çarpıcı bir örnek de verdi.

“Şu anda kentlerin en güçlü çıkış noktası turizm değil mi? Geçen günlerde Rusya’da turizm fuarı açıldı. Burada Ankara’dan Diyarbakır’a, Antalya’dan Konya’ya, Eskişehir’den Muğla’ya kadar bütün büyük iller stant açarak kentin kültürel, doğal ve tarihi potansiyelini satmak için yarışa girdiler. İçlerinde bir tek Bursa yoktu. Demek ki burada bütünsel bir sorun var”.

Değerlendirmesini şu öneri ile tamamladı:

“Burada Ahmet’i, Mehmet’i, il başkanını ya da bir başka insanı asla suçlamıyorum. Çünkü böyle bir fatura asla şahıslara çıkarılamaz. Siyaset kişi ile yapılmaz, ekip işidir. Güç birlikten doğar. Burada kaç kişiyiz, ya da Ankara’da şu anda kaç kişi etkili yerde? Gelsinler bir araya. Otursunlar Bursa’nın dinamikleri ile masaya. Diğer kentlerin yaptığı gibi kapı kapı dolaşıp, insan zenginliğini kullansınlar. Sonra bu insan kaynağını yereldeki dinamiklerle birleştirsinler, bakın o zaman nasıl bir kalkınma hamlesi başlıyor”.

Tabii bununla birlikte;

Bursa siyasetinin tarihindeki en etkisiz dönemi yaşadığı şu günlerde henüz fırsatı kaçırmış sayılmayız.

Çünkü önümüzde AK Parti’nin 18 Ağustos tarihinde yapacağı büyük kongre var. Partinin en üst organlarının büyük oranda değişeceği bu kongrede ümidimiz Bursa’dan bir ismin yer alması.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.