Havadis16.com - 15 Ekim 2018, Pazartesi

Bursa medyası da değişim ve dönüşüm içinde!

5 Ekim 2018
658 kez okundu
Bursa medyası da değişim ve dönüşüm içinde! için yorumlar kapalı

16 Nisan referandumu Türkiye için bir milat teşkil etti. O referandumda Türkiye’nin yeni yönetim sistemi halkın oylarıyla kabul edildi ve 24 Haziran 2018 itibarıyla da bu yeni yönetim sistemine geçtik.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ülkemizin yönetim yapısı sil baştan yeniden yapılandırıldı. Başbakanlık müessesesi kalkarken, meclis yasama ve denetleme organı halindeki gerçek işlevine büründü ve o kuvvetler ayrılığı ilkesi tam anlamıyla oturtuldu.

Değişim sadece yeni yönetim sistemiyle sınırlı değil. Kurumlar kuruluşlar yeniden yapılandırılırken, Türkiye’nin büyük ve güçlü ülke olması anlamındaki değişim ve dönüşüm siyasi alandan tutun da özel sektöre kadar kendini her alanda yeniden yapılandırmaya muhtaç etti ve etmekte.

Siyasi partilerdeki değişim ve dönüşümün startını ilk veren iktidar partisi AK Parti oldu. Ağustos ayında yaptığı kongre ile tüzüğünden, parti politikasından tutun da MYK’sından ve MKYK’sından teşkilatlanmaya kadar değişim içine girdi. Sonra MHP ve diğer partiler. Yeni sistem bir anlamda partilerin ittifakını mecbur kıldığı için seçimlerde ve sonrasındaki gerek Meclis’te gerekse de siyasi gelişmelerde ortak hareket etme refleksini geliştirdi.

Ve süreç bir anlamda ekonomik sistemde de değişimi gerekli kıldı. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından son bir yıldır sürekli gündeme getirilen yerli ve milli kalkınma hamlesi bu yeni sürecin ekonomik yapımızdaki değişimin, dönüşümün temel yapı taşı olarak kendini hele hele yaşadığımız bu ekonomik sıkıntıda daha da bir mecbur hale getirdi.

Ve bu yeni sistemin şimdi, özel sektörde yerel medya olarak Bursa’yı da etkisi altına aldığını görüyoruz.

*******                     *******                            ******

Malum. Bursa medyası uzun süredir bir sancı içinde idi.

Siyaseti noktalayıp, esnafından iş adamına kadar dükkânını kapatanların ve de en acısı hiçbir işte dikiş tutturamayanların kolay meslek edinmede en uygun mecrası haline geldi.

Benim bildiğim ve sayabildiğim tam 13 tane yerel gazete var. Hem de günlük.

Çok değil birkaç yıl öncesine kadar topu topu 5 tane günlük gazete ile birkaç tane gazetecilerin çıkardığı saygın haftalık ve aylık yayın organları vardı ve bu iş yerlerinde çalışanlar bu meslekten gerçekten ekmek yiyenlerdi. Bu camianın insanları hepimiz birdik ve birbirimizi bilirdik.

Mantar biter gibi kendine site yaptırıp habercilik adı altında haber siteleri açanların sayısını ve kimliklerini ise hiç bilmiyorum.

Sonraları baktık ki eline kalem alan herkes köşe yazarı ve gazeteci kesildi. Gazetelerin, dergilerin sayısı çığ gibi arttı. Basın toplantılarında sadece gazeteciler değil, bu sonradan olma sözüm ona gazeteciler ile reklamcı furyaları da türedi.

Eline kamera alan, eline kalem alan, eline dijital baskıdan çıkardığı gazete ile dergi alan kurumlara baskı yapmaya başladı ve sonuç geldiğimiz nokta…

Kalemini kişisel çıkarlar uğruna oynatanlar mı dersiniz, yoksa şantajcı gazete ile gazeteci iddialarıyla çalkalanan bir Bursa mı dersiniz?

Doğal olarak hormonlu hale gelen yerel medya yapılanmasından gerçekten bu işten ekmeğini yiyen bizler ile ekmek kapımız ana gazeteler, tv’ler ve diğer ciddi yayın organları etkilendi, maddi anlamda güçsüzleşti.

Evet, güçlü medya güçlü toplum, ileri demokrasi ve güçlü ülke demektir. Ama güç, sayının çokluğunda değil, yayınların toplum, kent, ülke çıkarları doğrultusundaki fayda etkinliği ile o yayınların basın ahlâk kuralları çerçevesindeki çizgisindedir.

Kendi iç dinamizmini kontrol altına alan böyle bir medya yapılanmasında dışarıdan müdahale söz konusu olamaz. Hele hele Valiliğin denetiminde oluşturulan ve kurumların temsilcilerinin olduğu etik kurul vb.’ne de aslında gerek kalmaz.

Ama…

İçinde bulunduğumuz Bursa medyası böyle bir kurulun oluşmasını mevcut şartlar dâhilinde zorunlu hale getirmiştir ve bu kurul birkaç gazeteci arkadaşımızın girişimleriyle kurulmuştur. Bu açıdan değerlendirdiğimizde geç kalınmış bu “etik” değerlendirmesinde Bursa Etik ve Akreditasyon Kurulu’na büyük görev düşmektedir. Sapla samanı ayırırken, güçlü, temiz medya olmak için de yapısal taşlar yeniden döşenmeli ve kentin medyasına tüm kurum ve kuruluşlar olarak sahip çıkılmalıdır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.