Havadis16.com - 16 Temmuz 2018, Pazartesi

CHP’yi anlamak istiyorum ama olmuyor!..

10 Ocak 2018
271 kez okundu
CHP’yi anlamak istiyorum ama olmuyor!.. için yorumlar kapalı

Elbette dünyaya bakış açım sağdan olduğu için, sol bakış açısına sahip değilim. O yüzden CHP’nin birçok politikasını anlayamıyorum, inanın anlamak için çok mücadele ediyorum.

Yok, bir adım ilerleyemiyorum!

Sorun bende mi?”diyorum, çevreme bakıyorum. Reklam filmindeki gibi “Yalnız değilsin” oluyorum  ve hemen rahatlıyorum.

Ama benim rahatım, eş zamanlı olarak ülkemin daralmasına neden oluyor.

Örneğin dün…

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti daha 2019 yılı seçimleri için “Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan’dır açıklamasını yapmadan önce çıkıp“Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan’dır” dedi.

Siyaset satranç gibidir. Hamle yapan kazanır.

Bahçeli de öyle bir hamle yaptı ki hem AK Parti’nin elini rahatlattı, hem de 2019 yılı seçimleri ile ilgili  temelde gerekli olan uyum yasalarının çıkarılması için kamuoyu önünde bir nevi baskı unsurunu kullandı ve 2019 yılına yönelik  kaos içerikli siyasi planların, kısır tartışmaların önünü şimdiden kesme yoluna gitti. Kısacası Türkiye’nin en zorlu  2019 yolunu açtı!..

*******                         *******                                ******

Bu açıklamadan hemen sonra baktım, ilk açıklama CHP’den geldi.

Konuşmalarının içeriğinden ziyade hatipliğini, hiperaktifliğini kısmen beğendiğim CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel çıkıp;

Sayın Bahçeli, MHP’nin kapısına ‘tasfiye sürecindeyiz’ diye asmış. Büyük mağazaların kapısında görürsünüz, ‘patron çıldırdı, kapatıyoruz, kapış kapış malları dağıtıyorlar’ falan. MHP’nin durumu o, ‘patron çıldırdı, kapatıyoruz’ tasfiye sürecinde bir parti. O yüzden Devlet Bahçeli’nin yaptığı açıklamaları, siyasi tarihte ibret alınacak bir tükenişin geldiği son nokta olarak görmek lazım!” dedi.

Hakikaten ana muhalefet partisine yakışmayacak çok basit ve düzeysiz eleştiri.

İster istemez bu basit cümle karşısında şöyle bir bocalıyorsunuz.

Muhalefet yapmaya kalksam ben bile şu tecrübesiz(!) siyasi yapımla daha dolu dolu karşılık verirdim herhalde…

En azından ilk etapta şöyle derdim:

“Sayın Bahçeli böyle dedi ama bir hesap uzmanı olarak süreci iyi hesaplayamadığı kanaatindeyiz. Zira siyasette 24 saat hem uzun, hem de çok kısadır. 2019’un Kasım ayına birbuçuk yıl var. Şimdiden kendini bağlaması doğru mu? Köprünün altından çok sular akacak. Türkiye’de siyasi dengeler her an değişiklik gösterebiliyor” vb…

Bir tarafta ciddi bir devlet adamı edasıyla siyasete yeni bakış açısı getiren, yeni ufuk açan, siyasi istikrarın yolunu gösteren, eleştireceği siyasi kimlikleri de isim vermeden kibarlığı zedelemeden ama bir o kadar da okkalı düzeyde eleştiren Bahçeli…

Diğer tarafta onun siyasi yaklaşımının içeriğini kavrayamadan, kavramış olsa bile içeriğe dair eleştiri yapmak yerine çok basit ve düzeysiz hatta kahvehane ağzı ile “MHP baraj tehlikesini anladığı için AK Parti’nin kayığına bindi” sözüne getirip, “kapısına, kapatıyoruz tabelası astı” diyen bir CHP…

Milletine, devletine sırtını dönmeyip varlığını ülke çıkarları doğrultusunda sürdüren hiçbir partinin demokratik hayatta kapısına tabela asmasını ve tabela partisi durumuna gelmesini asla istemem.

Ve CHP’siz de bir Türkiye düşünmem. Her şeye rağmen CHP, bu ülkenin siyasi altyapısı, cumhuriyetimizin kurucu partisi ve demokrasimizin de temeli. Keşke bu özelliklerini sözde kullanmak yerine icraatta da geliştirip, güçlü bir muhalefet edebilme yeteneğini kazansa…

İşte o zaman tamamen yerli, milli hassasiyetler üzerine kurulu güçlü iktidar, güçlü muhalefet. Sonuç mu?

Büyük ve güçlü Türkiye!..

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.