Havadis16.com - 23 Ekim 2018, Salı

Cumhurbaşkanı için toplanan kalabalığın “sırrı” ne?

24 Ocak 2018
198 kez okundu
Cumhurbaşkanı için toplanan kalabalığın “sırrı” ne? için yorumlar kapalı

Dedik ya, “Pazar günü tarihi günlerinden birini yaşayan Bursa, Cumhurbaşkanı’nı Başkomutan olarak ağırladı ve Afrin’e onun kanalıyla selam gönderdi.” diye…

O gün hava yağmurlu ve soğuktu, böyle bir ortamda müthiş bir kalabalık toplanmıştı ki sanırsınız seçim mitingi yapılıyor.

TOFAŞ Spor Salonu’nun içi de dışı da hınca hınç dolu idi.

Bildiğim kadarıyla bu AK Parti’nin Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan düzeyinde Nilüfer’de yaptığı ilk miting. Organizasyonun güzelliği kadar yer seçimi de çok isabetli oldu. Çünkü Bursa’nın hafta sonu keyfinin yaşandığı mekânların ağırlıklı olduğu Nilüfer ilçesinin FSM Bulvarı’nda kent merkezi ve ilçelerden gelen otobüs ve midibüsler başta olmak üzere binlerce araca rağmen trafik akışı aksamadığı için sosyal yaşam normal seyrinde devam etti.

Miting alanı için ‘Son yılların en büyük ve en coşkulu kalabalığı idi’ diyebilirim. Afrin harekâtından dolayı Bursalılar kadınıyla, çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla alana adeta hücum etti.

******                          ******                         ******

Bu esnada beni duygulandıran bir sahne de oldu.

Bir ara bayanların alana girişinin sağlandığı güvenlik noktasında yığılma oldu. Baktım hemen yanımdaki bayan bebek arabasıyla kendisine yer açmaya çalışıyor. Arabadaki erkek çocuğu yağan yağmurdan dolayı ıslanmış, kadın da öyle…

Dayanamadım annelik duygusuyla olsa gerek;

“Hanımefendi bari çocuğunuzu bırakıp da gelseydiniz, bakın hem yağmurda ıslanıyor üşüyecek hem de izdihamdan dolayı ezilecek. Yazık değil mi?” dedim.

Kadın hiç istifini bozmadan “Abla, bırakacak kimsem yoktu. Hem çocuğum bugün ezilmeyecek de ne zaman ezilecek. Başkomutan gelmiş, varsın ezilsin!” demez mi?

O anda ne diyeceğimi bilemedim. Kenara çekildim, yer verdim ve o yardıra yardıra gitti.

İşte oradaki kalabalığın tılsımı bu. İnanç ve davayı sahiplenme. Elbette kalabalığın sağlanmasında il başkanlığının, teşkilatın büyük emeği var. Ama Cumhurbaşkanının da kendini yalnız bırakmayan sade ve büyük bir seven kitlesi var.

Kimseyi öyle parayla, pulla, taşıma ile oraya getiremezsin.

GÜVENLİĞE TAM NOT AMA!

Güvenlik önlemleri de had safhada idi. Polislerin nazikliğine rağmen zaman zaman aşırı güvenlik bunaltmadı değil! Kendi adıma diyebilirim ki günler öncesinden Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nce akredite olmama ve o gün orada kartımı alıp, boynuma asmama rağmen tam 5 farklı güvenlik noktasından ve 2  x-ray cihazından geçtim. Her defasında üstüm, çantam didik didik arandı. En son salona girişte de bir bayan memur cüzdanımı çıkarttırdı ve kartvizitlerin bulunduğu kısma kadar açtırdı. Hakikaten ‘Bu kadarına da pes!’ dedirten bir uygulama.

Zaten o bölgeye gelinceye kadar güvenlik koridorundan geçiyorsun ve dışarıyla bağlantın olmuyor. Üstelik basın mensubu olarak akredite edilmişsin. Salonda Cumhurbaşkanı’nı beklerken, meslektaşım Selahattin Adıgüzeller de aynı uygulamadan şikâyetçi oldu. Elindeki kırmızı kapaklı not defterini göstererek “Bununla giremezsin dediler, almaya kalktılar. Kartımı gösterdim, gazeteci olduğumu, not almam için yanımda getirdiğimi söylememe rağmen bayağı içeri sokmak için zorlandım” dedi.

Bu arada içeride Gürsu ve Yıldırım ilçe gençlik kollarının salon coşkusunu artırmada gösterdikleri üstün başarıyı da kutlamak gerekiyor. Gençler tişörtlerindeki Başkomutan yazısıyla iki saat hiç oturmadan ayakta sloganlarıyla, alkışlarıyla destek çıktılar.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.