Havadis16.com - 22 Ekim 2017, Pazar

Elimizdeki zenginliği kullanırsak savunma sanayinin üssü olabiliriz

15 Haziran 2017
203 kez okundu
Elimizdeki zenginliği kullanırsak savunma sanayinin üssü olabiliriz için yorumlar kapalı

Hani Cumhurbaşkanı sık sık “yerli ve milli “diyor ya, hani yerli üretimde kendi tankımızı, kendi uçağımızı, kendi uydumuzu, kendi helikopterimizi, kendi silahımızı ve kendi otomobilimizi yapalım diye iş dünyasına çağrıda bulunuyor ya…

Hatta Bilim ve Sanayi Bakanlığı bu konuda çalışmalara başladı. TÜBİTAK’la yürütülen AR-GE çalışmaları kapsamında prototip otomobiller yapıldı.Ve bu otomobillerin test sürüşlerinin filmleri de  geçtiğimiz yıl basın aracılığıyla kamuoyuna gösterildi.

Şimdi bu otomobilleri fabrikasında üretecek  babayiğitler aranıyor.

Bekliyoruz, henüz daha o babayiğit ve ya babayiğitler çıkmadı.

Cumhurbaşkanı geçtiğimiz haftalarda TOOB’un Genel Kurulu’nda bu yöndeki çağrısını bir kez daha yineledi:

“Bir teklifim var, gelin yerli otomobilimizi TOBB camiasının içinden çıkaralım. Buna hasretim, bu milletin bir evladı olarak hasretim. Bu millete montaj yakışmıyor”.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’da  artık Cumhurbaşkanına nezaket icabı mı yoksa gerçekten niyetli olarak mı“Siz istedikten sonra bunu Türk  iş dünyası yapar “ dedi.

Ben de bu karşılıklı konuşmayı ve değerlendirmeleri“Yerli otomobil Bursa’ya yakışır” başlığı ile vermiştim. Gazetemizde bunu manşete taşıdı.

İşte önceki gün gazetemizi ziyaret eden BTSO Başkanı İbrahim Burkay’a özellikle bu konuyu sordum:

Bursa sadece Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı otomotiv merkezlerinden biri. Bunca yıllık montaja dayalı  üretimden sonra yerli otomobil üretimi Bursa’ya yakışır.Bu konuda girişimleriniz var mı?

*****                  *****                  *****

Öncelikle bir dip not aktarayım.

Hükümetin 2012 yılında kamuoyuna açıkladığı “Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023”  programı adı altında Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılına yönelik yerli ve milli merkezli bir dizi üretim ve yatırım hedeflerinin yer aldığı yol haritası var ya, İbrahim Burkay BTSO Başkanı olmadan çok önce, 2007 yılında bu projeye katkı koyan nadir isimlerden.

Düşünce platformu olan TASAM’ın inisiyatifinde dönemin Başbakanı Erdoğan’ın direktifleriyle  üniversiteler, valiler, yerel yönetimler, üst düzey kamu yöneticileri ve stk’lardan oluşan bir heyetle  yürütülen çalışmalarda  ortaya konan gelecek vizyonunda Burkay tarafından hazırlanan 5 projede yer aldı. O yüzden Burkay, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sık sık vurguladığı yerli ve milli üretim hassasiyetinde özellikle savunma sanayi teknolojisinin gelişmesinde aynı titizlikte.

Bu kapsamda;

Burkay söze “Zaten biz yerli üretim yapıyoruz” diyerek başladı.

Dedi ki:

Sanayi de ve teknolojide yüzde yüz diye bir şey yok. Bursa’dan dünyaya satılan otomobillerin zaten yüzde 60’ı, yüzde 70’i yerli. Geriye tek motoru kalıyor. Dünyada  motor yapan 5 firma var, diğer ülkeler de kendi otomobillerini yapıp, motorları bu 5 firmadan alıyorlar. Motor yaptığında zaten işi bitirmiş oluyorsun, ama iş üretmekle bitmiyor.Yılda en az 100-150 bin araç üretmen gerek.Hadi ürettik, kime  satacağız? Kamu, odalar, belediyeler, işadamları, stk’lar sıraya girdi aldı diyelim. 20-30 bin. Bu rakamlar rantabl değil, kurtarmaz.”.

Burkay ne yapılması gerektiğini de şöyle açıkladı:

“Araçların satışını sağlayacak dağıtım ve pazarlama ağını da kurmamız gerekiyor. Bayi ve servis ağı. Mecburen yurt dışına çıkmalıyız. Bunun için de  yakın coğrafyamızdan işe başlamalıyız. Ve en önemlisi de bu işi yapacak bir kişi değil, girişimci grubu oluşturmalıyız”.

Burkay konuşmasının devamında bağlı olarak önemli bir konuya da değindi:

Otomotiv demek ağır sanayi demek. Savunma sanayi içinde, uzay ve havacılık içinde. Cumhurbaşkanımızın ısrarının altında yatan nedenler bunun için. Otomobilin varsa tankın, uçağın, uydun, helikopterin var. Otomobilin varsa ekonomin büyük demek.Teknoloji dediğin artık bir savaş , hem de amansız bir savaş. Mükemmeli ararken yanılacaksın, hata yapacaksın, çuvallayacaksın. Bakın bugün sanayisi güçlü olan ülkelere, hepsi zamanında çuvalladı, yeri geldi şehit verdi ama vazgeçmedi, iyileştire iyileştire mükemmeli buldu. Biz de öyle yapacağız “.

Evet, büyük ve güçlü olmamız için, önce teknolojiyi geliştirmemiz, AR-GE üslerini daha nitelikli ve verimli hale getirmemiz, savunma sanayimizi kurmamız gerekiyor. Ben yeni dönem sanayi kalkınmasında  Bursa’nın elindeki yetişmiş insan kaynağı, alt yapı imkanı ile tabii buna ortak paydada buluşan girişimcilik ruhunu da eklemek lazım önemli rol oynayacağı kanaatindeyim.Hatta  fırsatı iyi değerlendirmesi sonucu  Bursa savunma sanayi ile uzay ve havacılık sektörünün üssü de olabilir.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.