Havadis16.com - 16 Temmuz 2018, Pazartesi

Erdoğan olmasa idi bu karar asla alınamazdı!

14 Aralık 2017
199 kez okundu
Erdoğan olmasa idi bu karar asla alınamazdı! için yorumlar kapalı

Dün İstanbul’da Türkiye’nin başkanlığında toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sonuç bildirgesinde aldığı “Doğu Kudüs Filistin’in başkentidir” tarihi kararını TV’den izlerken, Abdülhamid’in o meşhur sözünü hatırladım:

“Bizim görevimiz Müslümanları korumak. Nerde Müslüman varsa biz ordayız”

Boşuna “Türkiye İslam’ın son kalesidir ve Erdoğan da bu kalenin komutanıdır”diye konuşulmuyor.

Dün ABD’nin aldığı o hiçbir dayanağı olmayan tek taraflı karara karşılık, İslam İşbirliği Teşkilatı zirvesinden çıkan “DoğuKudüs Filistin’in başkentidir” kararı, Türkiye’nin girişimleri ve bastırmaları sonucu alınmış tarihi bir karardır.

Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son bir haftadır yürüttüğü diplomasi trafiği ve girişimleri olmasa idi asla Filistin davası ve Kudüs böylesine güçlü bir teşkilatın desteği ile karşılaşmaz ve yalnızlaşırdı.

Ve kimse zirve başlamadan önce böyle bir karar çıkmasını beklemiyordu. Evet, sonuç bildirgesinde  nihai bir karar bekleniyordu ama böylesine cesur ve tarihi bir adım atılması hiç beklenmiyordu.

//////                          //////                      ///////

Eski adı İslam Konferans Örgütü olan İslam İşbirliği Teşkilatı 25 Ağustos 1969 tarihinde kuruldu. O tarihte Yahudi bir genç Dennis Michael Rohan’ın Mescid-İ Aksa’yı kundaklaması sonucu, Mescid-i Aksa ve Kudus’ü korumak ve Filistin davasını sürdürmek amacıyla kurulan örgütün kuruluş merkezi Cidde olarak belirlendi. Nihai hedefte, Kudüs davası başarıya ulaştığında merkezi Kudüs’e taşımak yer alıyor. Süreçte, örgüt sadece adıyla anıldı. Faaliyetleri ve aldığı kararlar genelde etkisiz kaldı. Ta ki Erdoğan bu örgütü yeniden toplayıp, etkin hale getirinceye kadar…

İTT kuruluşundan itibaren en büyük desteği, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakan olmasıyla almaya başladı. Ondan sonra da İslam dünyasında etkili oldu.

Teşkilata 57 ülke üye. Ancak dünkü zirveye Suudi Arabistan ile Mısır katılmadı. Gerçi katılmamaları hiç de sürpriz olmadı. Çünkü Mısır’daki Sisi yönetimi, ABD’nin demokratik seçimle göreve gelen Mursi’yi devirerek iş başına getirdiği isim. Suudi Arabistan’da da bir ay önce tüm Trump karşıtı prensler çeşitli yolsuzluk iddiaları ile bir bir tutuklanıp, etkisiz hale getirilmişti.

Dolayısıyla iki büyük İslam Devleti’nin hele hele Mekke ve Medine gibi iki kutsal şehrimizin bulunduğu Suudi Arabistan’ın böylesine önemli bir karara tepkisiz kalması şaşırtıcı olmamakla beraber üzücü bir durum. Dünyanın öbür ucundan Venezuela’nın devlet başkanı katılırken, Rusya katılırken, nüfus ve  coğrafi  büyüklük bakımından kayıtsız kalmalarını tarih affetmeyecektir.

//////                                 ////////                             ///////

Neticede;

ABD’nin aldığı tek taraflı uluslararası hukuka, BM kararlarına tüm siyasi ve sosyal alanlarla örtüşmeyecek karara karşı İTT’nin aldığı bu karar İslam dünyasının tam anlamıyla yüzde yüz karşı bir duruşu. Kudüs’ün sahipsiz olmadığı bir kere daha tüm dünyaya ilan edildi. Beraberinde Filistin Devleti’nin tanınmasının yolunu da açacak ki, Orta Doğu’da belki de iki devletli bir çözüm yolu sürecini de başlatmış olacak. Çünkü bu kararın ardında sadece Müslüman devletler yok, Kudüs’ü dünya mirası olarak gören, tüm insanlığın değeri olarak bilen ABD ve İsrail dışındaki dünya devletleri var. Suudi Arabistan ile Mısır’ın ise inanmış  halkı var.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.