Havadis16.com - 23 Ekim 2017, Pazartesi

Erdoğan’sız bir Türkiye hayali!

13 Ekim 2017
105 kez okundu

Önce İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 81 ilin valisine konuştu:

“15 Temmuz’da gerçekleştirilen saldırının sadece bir meczup tarafından organize edilmediğini sizler de bizler de biliyoruz.”

Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan:

“Bir süredir ülkemiz, bu coğrafyadaki bin yıllık varlığı ve bekası açısından tarihinin en kritik süreçlerinden birini yaşamaktadır. 2. bir kurtuluş savaşı verdiğimiz bir zaman diliminin tam ortasındayız. Türkiye içeriden ve dışarıdan kuşatılmaya çalışılıyor.”

Evet, ABD ile yaşanan vize krizi net olarak gösterdi ki;
“İçeriden ve dışarıdan kuşatma altındayız.”

Belli bir kesime abartılı geliyor ama gerçek böyle; şu anda 2. bir kurtuluş savaşı veriyoruz.

Ülkemizin bekası söz konusu…

Topla, tüfekle denediler olmadı, ekonomik kıskaç içine almak istediler olmadı, terörle, uyuşturucu ile denediler olmadı.

Gezi olaylarıyla başlayan, 17 ve 25 Aralık operasyonları ile devam edip, 15 Temmuz darbe girişimi ile sonuçlanan FETÖ destekli CIA planında amaç, ülkeyi iç karışıklıkla parçalamak ve yeni bir devlet kurmak.

Mısır örneğinde olduğu gibi ya iktidarı devirip kaleyi içeriden fethetmek, ya da Suriye örneğinde olduğu gibi iç savaş çıkararak etkisiz hale getirmek.

Her halükârda “Erdoğansız bir Türkiye hayalini” gerçekleştirmek…

Çünkü, Erdoğanlı bir Türkiye ABD’nin, AB’nin ve İsrail’in Büyük Ortadoğu Projesi’nde en büyük engel.

***

Daha, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun AB Türkiye arasındaki vize sıkıntısında tarafları sağduyuya davet edecek kadar kendini bu ülkenin dışında konumlandırmış olmasını hazmedememişken…

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi “Erdoğan’ın peşine takılıp gidiyor” diye eleştiren ve milliyetçiler ile ülkücüleri bölerek yeni parti kurmaya çalışan o iç siyaset simsarlarına ne demeli?

Gözlerini öylesine iktidar hırsı öyle bürümüş ki, bu söylemleri ve tavırları ile kime hizmet ettiklerinin farkında bile değiller.

Haksızlık etmeyelim.

Belki de farkındalar da ‘Erdoğan gitsin de nasıl giderse gitsin’ anlayışı içinde her şeyi mübah görüyorlar.

Ve kendilerini milliyetçi-ülkücü olarak adlandıran bu kesim, siyasi alanda kendini yeniden konumlandırmak için merkezin orta yerlerinde boşluk arıyor.

Yazık ki kendilerini Atatürk’ün çizgisinden gittiğini zanneden ulusalcılar ile kendilerini milliyetçi-ülkücü olarak adlandıran vatansever kesim farkında değil ama okyanus ötesinden kumanda edilenler sayesinde içeride Erdoğan’ı devirmek için var güçleriyle amansız bir mücadeleye girmiş durumdalar.

Yani biz sadece FETÖ, PKK, DAEŞ, DHKP-C ve uyuşturucu baronları ile içeriden kuşatılmış değiliz, siyasi alanda da büyük bir kuşatma ile karşı karşıyayız.

HDP’nin, PKK ile ilişkisi deşifre olup etkisiz hale getirilince onun görevi, CHP ve Meral Akşener liderliğindeki yeni oluşuma devredildi.

***

Maalesef gittikleri yol, yol değil.

Kendini gerçek anlamda ulusalcı olarak ve kendini gerçek anlamda ülkücü, milliyetçi olarak gören her bir ferdin duracağı yer, ülkenin beka sorununun olduğu yerdir. Verilecek savaş Kurtuluş Savaşı ise hep birlikte Başkomutan’ın başkanlığında omuz omuza mücadeledir. Yeni bir Kuvayımilliye ruhunun can bulduğu bu dönemde düşman Erdoğan değil, bu ülkeyi kıskaç altına alanlardır!..

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz