Havadis16.com - 20 Kasım 2017, Pazartesi

Geliyorum diyen tehlike: Suriyeli çocuklar!

29 Mayıs 2014
245 kez okundu
Geliyorum diyen tehlike: Suriyeli çocuklar! için yorumlar kapalı

Tehlikenin farkında değiliz…

Bir yıl öncesine kadar alışık olduğumuz bir manzara vardı. Yol boylarında, kavşaklarda, ana caddelerde küçük çocuklar araçların camlarını silip, para alıyorlar, ya da su ve ya mendil satıyorlardı.

Hem kendi canlarını hem de trafiği tehlikeye atan bu durum Bursa Valiliği’nin duruma el koyması ile önce minimuma indirildi. Sonra bir dönem yok oldu.

Şimdi ise  çok farklı görüntü ortaya çıktı. Ve  işin kötüsü tehlike azalacağı yerde hızla artmakta.

Nasıl mı?

***               ***

Suriye’deki iç savaştan kaçıp ülkemize gelen Suriyeli ailelerin batıda en çok tercih ettikleri 2 il var. Biri İstanbul, diğeri Bursa.

Suriyeli mülteci aileler bildiğim kadarıyla bir dönem kamu kurumlarına ait sosyal tesislerde kaldılar, sonra yavaş yavaş kentin  yaşam standardı düşük bölgelerine dağılmaya başladılar.

Yani alt mahallelere.

Ve buralarda sefil görüntüler ortaya çıkmaya başladı.

Çok iyi biliyorum, bir çok hayırsever aileler ile duyarlı mahalle sakinleri sefil yaşam standardında mücadele veren bu ailelere yardım için adeta seferber oldu.

Ama nereye kadar?

İş yok, ekmek yok.

Üstelik bir ailede en az 9-10 nüfus var.

AK Parti’nin  bir toplantısında rastladığım tanıdık hayırsever bir kadın anlatmıştı. Osmangazi’nin alt mahallelerinde Suriye’li aileler kalıyormuş.

Dedi ki:

“İnanın hayvan bağlasanız kalmaz. Ama ne yapsınlar, su yok, elektrik yok. Bir evde 2-3 aile. Bir sürü çocuk.  Onlar için belediye yemek yardımı ve erzak yardımı yapıyor. Ben de birkaç komşumla beraber akşam olunca elimizde sefer tasları mahalleye çıkıyor, evlerden sıcak yemek ve ekmek topluyoruz. Görseniz  içler acısı durumdalar”.

Üzülmemek elde değil. Yardımla nereye kadar yaşamlarını devam ettirebilecekler.

***           ***

İşte bu yokluk ve yoksulluğun çemberinde  Suriyeli erkekler iş aramak için  sabah evden çıkarken, çocuklar da  neredeyse  evin ekmek ihtiyacının  ana karşılayıcısı durumunda oluyorlar.

Yani çalışmak ve çalıştırılmak zorunda kalıyorlar.

Yapacakları en iyi iş de onların açısından ana cadde ve yollarda, sokaklarda  para  bulmak.

Bunu da ya  araçların  camlarını silerek, ya  mendil satarak yapıyorlar. Kimisi bozuk Türkçe ile “Ben Suriyeliyim, para diyor” kimisi eline tutuşturulan Türkçe yazılı kağıdı göstererek para istiyor.

Ben tanığım. Geçen gün Beşevler’de Yıldırım Caddesi çıkışındaki kavşakta lambalara takıldım. Yanıma Suriyeli iki çocuk geldi, biri elindeki pis bezle ön camı, diğeri arka camı silmeye başladı. “Hayır silmeyin” dediğimde ”Suriyeliyiz, açız “ dedi.

Baktım  bir çocuk o sırada hemen önümdeki aracın  ön camını siliyor. Kadın  korktuğu için camlarını kapattı. Eliyle  aracın yanından ayrılmasını istedi. 7-8 yaşlarındaki çocuk bu duruma öyle sinirlendi ki o kızgınlıkla aracın lastiklerini tekmeledi.

***         ***

Bu durumu  aynı gün bir başka  tanıdıkla değerlendirirken söylediği şu idi:

Cennet Hanım büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız. Bu çocuklar sokaklara dağılmış durumda. Korkarım ki, yarın öbür gün parasızlıktan ya uyuşturucu çetelerinin ya hırsızların ya da kapkaççıların eline düşecekler. Şimdiden tiner koklamaya başladıkları söyleniyor. Düşünsenize sokakları bu yola düşen çocuklardan temizlerken,  Suriyeli çocuklar işgal etmeye başladı.

Çok doğru.
Bursa Valiliğinin ve Emniyetin bu duruma bir an evvel el atması gerekiyor. Yoksa tehlike göz göre göre geliyorum diyor.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.