Havadis16.com - 21 Eylül 2017, Perşembe

Hatırla ey sevgili…

27 Mayıs 2014
281 kez okundu
Hatırla ey sevgili… için yorumlar kapalı

 

Tam 54 yıl önce bu ülke güne radyoda okunan şu bildiri ile uyandı:

Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini ele almıştır…”

Dün Sabah Gazetesi’nde  Milli Birlik Komitesi’nin yaşayan tek üyesi olan  Yüzbaşı Ahmet Er ‘in de  anılarında yer aldığı üzere Rahmetli Alpaslan Türkeş bu bildiriyi okuduğu zaman  dönemin başbakanı Adnan Menderes ile 2 bakanının idam sehpasına götürüleceğini  bilmiyordu.

Yıllar sonra öğreniyoruz “Onların” niyeti, ki onlar dediğimiz ordu içinde DP iktidarından memnun olmayıp iktidarı devirmek için harekete geçen cuntanın 37 subayından Türkeş önderliğindeki 14 kişi, dönemin Başbakanı Menderes ile  arkadaşlarını İsviçre’ye göndermek miş!

Yani idam sehpasına göndermek değil…

Ama pasaportlar hazırlanırken, planlar alt üst olmuş ve cuntanın geri kalan 23  subayı Milli Birlik Komitesi’ni lağvederek Türkeş’i Hindistan’a  gönderirken kalan 13  subayı da yurt dışında değişik ülkelere  dağıtmış.

Bu kapsamda Ahmet Er de Libya’ya gönderilmiş.

Er, anılarında  Menderes ve arkadaşlarının idam edildiğini öğrendiğinde hıçkıra hıçkıra ağladığını söylüyor.

Ne kadar doğru orasını bilemeyiz, ama  eğer gerçekten ağladıysa radyodan bu  haberi alan tüm ülke halkı gibi sessizce ağlamıştır.

Elinden bir şey gelmeyerek.

Kapının önüne dahi çıkamadan…

Eli kolu bağlı.

Yiğit Bulut’un geçen hafta söylediği gibi bir Allah’ın kulu cam, kapı kırmadan…

Hani bazen insanın basireti bağlanır ya, demek ki toplumların da bu şekilde basireti bağlanıyor.

Bugün Mısır’a bile baktığımızda halk sokaklarda üstlerine yağan kurşunlara rağmen darbe karşıtı eylem yapıyor, idam kararlarını tanımıyor.

Ama tabii, diyeceksiniz ki nasıl bugünün Türkiyesi54 yıl önceki Türkiye değil, bugünün  Mısır’ı da 54 yıl önceki Mısır değil…

Evet haklı olabilirsiniz, lakin hep demiyor muyuz, Mısır kapalı bir toplum, Türkiye ile arasında fersah fersah  fark var. Ha 50 yıl öncesinin Türkiyesi ha şimdinin Mısır’ı…

O halde?

***                        ***

27 Mayıs 1960 darbesi sözüm ona demokrasinin içine düştüğü buhran ve kardeş kavgasını önlemek için yapıldı.

Hatırla ey sevgili şarkısında olduğu gibi;

12 Eylül 1980 darbesi ne için yapıldı? TSK  kardeş kavgasını önlemek için yönetime el koydu denmedi mi?O zaman da bu toplumun basireti bağlanmadı mı?

Ya aralara sıkıştırılanlar?

71 muhtırası kime verildi? İktidara…

28 Şubat 1997’de muhtıra kime verildi?

Dönemin hükümetine…

27-Nisan 2007’de TSK’nın  web sitesinden yayınladığı muhtıra kime yönelikti?

Bu iktidara…

Yani siyasete, yani demokrasiye… Yani kardeş kavgasına…

Peki son 10 yıl içinde kaç defa TSK içindeki cunta hareketleri ortaya çıkarıldı?

Darbe planları, senaryoları…

Bitti mi?  Tehlike geçti mi?

Türkiye darbe kültürünü geride bıraktı mı?

Paralel yapı denen F tipi  örgütlenmenin devleti ele geçirme amacı da bir darbe girişimi değil mi? 

Peki 54 yıl önce radyodan henüz 10 yıllık olan demokrasinin silahlı kuvvetlerce rafa kaldırılmasını sessizce dinleyen ve 4 ay sonra da çok sevdikleri Başbakan ile 2 bakanının idam edildiği haberlerini yine radyodan  alan  halkın bugün böyle bir durum  halinde tepkisi ne olur?

Ben söyleyeyim;

Kimse bu halktan evine kapanmayı ve hıçkıra hıçkıra ağlamayı beklemesin.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.