Havadis16.com - 17 Temmuz 2018, Salı

“Her birimiz bu savaşın mücahitleriyiz!..”

20 Aralık 2017
186 kez okundu
“Her birimiz bu savaşın mücahitleriyiz!..” için yorumlar kapalı

Komplo teorisi olmadığını artık hepimiz biliyoruz, çok ürkütücü olmakla beraber gerçek:

“Kudüs’ü savunamadığımız noktada yol Mekke ve Medine’ye gidecek.”

Altyapısı çoktan hazırlanmış durumda.
İşte bu öngörü geçen cumartesi akşamı Yıldırım Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Memleket Meselesi Kudüs’ programında konunun uzmanlarınca net olarak ifade edilip, ABD’nin başını çektiği küresel güçlerin şu anda önündeki tek engelin Türkiye olduğu söylendi.

Hatta daha da ileri gidildi.

Konuk konuşmacılardan sosyolog ve yazar Halime Kökçe, Türkiye’de Gezi olaylarıyla başlayan, 17 ve 25 Aralık operasyonları ile devam edip, 15 Temmuz darbe girişimiyle sonuçlanan süreci “Bir savaş cephesinde mücadele” olarak tanımladı ve dedi ki:

“Türkiye şu an hâlâ bir savaş cephesinde. Hepimiz Türkiye’nin son 3-4 yılda geçtiği mücadelenin mücahitleriyiz.”

Hakikaten bu tanımlama karşısında irkilmemek mümkün değil…

Ülke olarak Suriye gibi açık düşman işgali altında ve sıcak savaş ortamında değiliz ama hepimiz net olarak biliyor ve yaşıyoruz ki hem içeriden hem de dışarıdan müthiş bir baskı altındayız. 15 Temmuz bu baskının sıcak çatışma ortamına dönüştüğü, millet olarak bağımsızlık mücadelesi verdiğimiz tarih oldu.

Evet o tarihi günün mücadelesine bu açıdan baktığımızda TBMM, Gazi Meclis, Cumhurbaşkanı Erdoğan da  ‘Gazi Erdoğan’ adını hak ettiği gibi, bu millet de 2. Kurtuluş Savaşı’nın mücahitleri, askerleri ve alperenleri durumunda.

******                            ******                              ******

Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve ilgiden dolayı birçok katılımcının ayakta izlediği programın diğer konukları da ufkumuzu açan benzer söylemlerde bulundular. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başdanışmanlarından, Orta Doğu uzmanı Gazeteci Saadet Oruç, ABD Başkanı Trump’ın yakın çevresinin siyonist ekip tarafından kuşatıldığını ve göreve gelir gelmez ilk yaptığı işin Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri diktatörleriyle anlaşıp, yanına çekmek olduğunu söyleyerek, önemli bir saptamada bulundu:

“İsrail’in yayılmacı politikasında Kudüs’le başlayıp, bir ileri adım Mekke ve Medine. Suudi Arabistan’ın bu bölgelerinde Avrupalı arkeologlar tarafından yapılan kazılarda Yahudi yerleşim merkezlerinin kalıntılarının bulunduğuna dair haberler yayınlandı. Ayrıca Suudi Devleti ile İsrail’in birlikte istihbarat çalışmaları yapılabileceğine dair açıklamalar da yer aldı.”

Programın moderatörü Gazeteci Hikmet Genç de Orta Doğu’da 12 yıl yaşamış biri olarak Kudüs’ün halklar bazındaki önemini anlattıktan sonra, İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından Doğu Kudüs’ün Filistin’in başkenti olarak ilan edilmesinin yeni bir sürecin anahtarı olduğunu söyledi.

Ve en çok ilgiyi de aykırı söylemleriyle hafızalara kazınan tarihçi Prof. Dr. Mehmet Çelik yaptı. Önce Erdoğan’ı milletin ve ümmetin delisi olarak nitelendirdi, ardından da derin ABD’nin ırkına ihanet eden eski başkan, Obama ile dedesinin Müslüman kimliğini kullanarak Orta Doğu’da işgale giriştiğini, Trumpla da tahsilat işini gerçekleştirdiğini söyleyince salonda büyük alkış koptu. İzleyiciler karşılarında Çelik Hoca’yı bulunca bırakmak istemediler, soru yağmuruna tuttular. Süre çok aşılınca, küçük bir nüktedan da yaşandı.

Hoca ön sıradan kendisini ilgiyle izleyen Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali’ye kürsüden “Ayrı bir program daha yapın da bu sorulara cevap verelim Başkan” dedi. Başkan da “Tamam Hocam” diyerek söz verince salondaki katılımcılar istemeye istemeye ayrılmak zorunda kaldı. Gerçekten de katılımcılar konuyla donanımlı olunca program da keyifli oluyor. Son dönemde takip ettiğim, içeriği dolu ve her bir satırları hafızamıza kazınacak bir programdı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.