Havadis16.com - 02 Aralık 2016, Cuma

Her mevsim büyüleyen şehir: SAFRANBOLU

22 Haziran 2016
177 kez okundu
Her mevsim büyüleyen şehir: SAFRANBOLU için yorumlar kapalı

Karabük Gazeteciler ve İletişim Derneği’nin ev sahipliğinde 11-14 Mayıs 2016 tarihleri arasında Karabük’te yapılan TGF 51. Başkanlar Konseyi Etkinlikleri, bizlere Karabük ve Safranbolu’yu yakından tanıma olanağı sağladı.
Ülkemizin her köşesinden gelen gazetecilerle gerçekleşen organizasyonun ilk gününde, Karabük Valisi Orhan Alimoğlu, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy ve Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Tuncay Özcan ile görüşme fırsatı bulduk. Bu görüşmelerde, özellikle Safranbolu örneğinde yaşanan, yöreye özgü mimarinin korunup kollanmasının ne denli önemli olduğunu bizzat gördük.
Etkinliğin ikinci günündeki TGF 51. Başkanlar Konseyi toplantısında, genel olarak medyanın, özel olarak da Anadolu basınının sorunları masaya yatırılırken, aynı gün Karabük ve Safranbolu’da gerçekleşen kent gezileri tam anlamıyla bir kültür ziyafeti şeklinde geçti.
Anadolu basınını buluşturan organizasyonun üçüncü gününde ise Karabük Demir Çelik Fabrikası Kardemir’de inceleme ve gözlem yapma şansı elde ettik. Kardemir, “Fabrikalar kuran fabrika” sıfatıyla doğrusu her türlü övgüyü hak ediyor.
Programın öğleden sonraki bölümünde yapılan“Medya ve Siyaset” konulu panel ise gazetecilik mesleği açısından çok verimli geçti. Karabük Üniversitesi Konferans Salonu’nda, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat’ın moderatörlüğünde yapılan, güncel sorunların tartışıldığı panele, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Karabük CHP eski Milletvekili Mustafa Ünal ve Gazeteci-Televizyoncu Mehmet Çetinkaya konuşmacı olarak katıldı.
Karabük ve Safranbolu’ya dair izlenimlerimiz ise özetle şöyle:
Kabul etmek gerekir ki;
Safranbolu, ülkemizin bir numaralı koruma merkezlerinden biri…
Yörenin kendine özgü mimarisi var ve doğal güzellikleriyle birlikte muhteşem bir bütünlük gösteriyor.
Dönüp dönüp bir kez daha bakılan, fotoğraf çekmeye adeta doyulamayan şirinlikteki evler, son derece ilginç kapılar, her biri ayrı özellikteki çeşmeler ve açması en zor çiçek olarak bilinen, dünyanın en pahalı tozunu ihtiva eden safran çiçeğiyle Safranbolu, mutlaka gezilip görülmesi gereken yerlerden…
Tek kelimeyle bir mimarlık harikası olan Safranbolu, bu güzel ülkenin göz bebeği gibi korunup kollanmalı ve gelecek kuşaklara aynı güzelliklerle dolu bir miras olarak bırakılmalı…
Tokatlı Kanyonu’nun muhteşem manzarasına hakim olarak yapılan CAM TERAS, harika konumuyla yerli ve yabancı turistlerin uğrak merkezi olmuş. Safranbolu’ya gidip de CAM TERAS’a çıkmadan, dolayısıyla Tokatlı Kanyonu’nun gizemli güzelliğine tanık olmadan dönmek olmaz…
Haklı olarak “Korumanın Başkenti” olarak adlandırılan Safranbolu’nun her mevsim sahip olduğu turizm potansiyeline bizzat yerinde tanık olduk. Bu potansiyelin gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında, daha fazla tanınıp bilinmesi için yönetenler başta olmak üzere toplumun her kesimine sorumluluk düşüyor diye düşünüyoruz.
Safranbolu’nun hemen yanı başındaki Karabük’te bulunan Kardemir’e ise ayrı bir paragraf açmak gerekiyor.
Kurtuluş Savaşı sonrasında ülkemizin yeniden imar edilmesine unutulmaz katkılar sağlayan Karabük Demir Çelik Fabrikası Kardemir, Cumhuriyet döneminin gerçekten en anlamlı yatırımlarından biri…
Hiç abartısız bir “Anıt Değer” olarak tüm haşmetiyle ülke ekonomisine katkı koymaya devam ediyor. Bu yönüyle de adeta simgeleşen milli değerlerimizden biri olarak görülüyor.
Kardemir için, “Fabrikalar Kuran Fabrika” denmesi de boşuna değil. Bin bir emek harcanarak tam 1470 derecelik ısıda çeliğe dönüşen demir; ülkemize demiryolu oluyor, fabrika oluyor, bina oluyor, konut oluyor, otomobil oluyor, cıvata oluyor, somun oluyor, velhasıl aklınıza ne gelirse o oluyor…
Bu yönüyle Kardemir, sadece Karabük ve yöresinin değil, genel olarak ülkemizin lokomotiflerinden önde gelenidir diyebiliriz.
Türkiye’nin kalkınmasında çok önemli bir misyon üstlenen Kardemir’in de, tıpkı Safranbolu örneğinde olduğu gibi korunması ve güçlendirilmesi, bizim ve bizden sonraki kuşakların vazgeçilmez görevi olmalıdır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.