Havadis16.com - 16 Aralık 2018, Pazar

MHP iktidar ortağı mı muhalefet partisi mi?

11 Ekim 2018
228 kez okundu
MHP iktidar ortağı mı muhalefet partisi mi? için yorumlar kapalı

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile her alanda etkisini göstermeye başlayan değişim, dönüşüm ve yenilenme siyasal alanda da alışık olmadığımız görüntüleri ortaya çıkarıyor. Bunlardan biri de seçim dönemleri neredeyse zorunlu hale gelen parti ittifakları ve koalisyonlar.

İttifaklar söz konusu olduğunda da ilk akla gelen parti şüphesiz ki MHP!

MHP her ne kadar 24 Haziran genel seçimlerinde AK Parti ile Cumhur İttifakı adı altında bir oluşuma gitmiş olsa da AK Parti’ye verdiği destek ya da ittifak ortaklığı 15 Temmuz 2016 ile başladı. İşte bu tarihten itibaren de MHP iç siyasetimizin en parlayan ve de en etkili partisi durumuna geldi.

Darbe girişiminin püskürtülmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklama yapmadan hemen önce tüm ülkücüleri ve milliyetçileri sokağa davet eden MHP Lideri Devlet Bahçeli, bu tarihten sonra da AK Parti’ye gerekli tüm desteği her alanda verdi.

Sürecin ilk dönemlerinde bu destek CHP’nin başını çektiği muhalif kesim tarafından “AK Parti’nin arkasına takılıp giden bir MHP olarak” lanse edilmek istense de bu algı zaman içinde tutmadı.

Çünkü Bahçeli, Türkiye’nin beka sorunu yaşadığını ve bu desteğin AK Parti’ye değil, devlete, millete verildiğini söyledi. Süreçte dış kaynaklı saldırılar da Bahçeli’nin bu söylemini desteklediği için algı tersine döndü ve MHP, 16 Nisan referandumundan sonra bir anda ülkenin siyasi gündeminde AK Parti’den sonra ikinci büyük aktör rolüne büründü.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Bu açıdan bakıldığında eğer MHP olmasa idi, AK Parti’nin FETÖ ile mücadelesi devlet politikası haline gelmezdi ve bu kadar büyük başarı elde edilemezdi.

Eğer MHP olmasa idi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye bir sistem gündeme gelmezdi, Türkiye 16 Nisan referandumuna gitmezdi.

Çünkü o dönemde yeni yönetim sistemi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından referanduma götürülse dahi, salt AK Parti’nin oylarıyla “evet” oyu asla çıkamazdı.

Yine Türkiye 24 Haziran erken seçimine gitmezdi.

Cumhur İttifakı diye bir siyasal birlikteliğe gidilmezdi.

Ve yönetim sistemimiz değişmezdi.

Şu anda toplumdaki genel algı 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ülkemize yönelik başlatılan mali, terör, siyasal, toplumsal ve ekonomik dış baskılarla tıkanan yönetim ve siyasal işleyiş ile istiklal ve istikbal mücadelesinde tabandan ve halktan büyük destek alan Cumhur İttifakı’nın en sadık ortağının MHP’nin olduğudur.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

İşte bu noktada MHP gündem belirleyici parti olarak da karşımıza çıkıyor. Seçimlerden önce gündeme getirdiği genel af isteğindeki ısrarı ve yerel seçimlere yeniden Cumhur İttifakı ile gidilmesi yönündeki ısrarcı tutumu siyasi alanda yıldızını parlatıyor.

Kimine göre AK Parti’yi genel af isteği ile köşeye sıkıştırıyor, kimine göre AK Parti’nin elini rahatlatıyor. Yani yerine göre muhalefet görevini yürütüyor, yerine göre iktidar ortağı olarak, resmi olmayan bir sorumluluk üstleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu birlikteliği önemsediğini her fırsatta dile getiriyor. Özellikle yerel seçimlerde resmi bir ittifak olmasa bile Cumhur İttifakı’nın listelerde değil, gönüllerde süreceğini söylüyor ki MHP bu konudaki samimiyetini koruduğu sürece doğru bir söylem. Kaldı ki yeni yasama döneminde Meclis’te MHP’nin vereceği sayısal destek çok önemli.

Sonuçta, MHP’nin üstlendiği veya verdiği bu ikili durum Türk siyaseti açısından pek alışıldık değil ama başta da belirttiğim üzere yeni sistemde alışacağız.

Ayrıca sadece MHP ile AK Parti cephesinde değil, yerel seçimlerde ittifak oluşumlarına sıcak bakmadığını belirten CHP de bu birlikteliklerden fiiliyatta kaçamayacak gibi gözüküyor. Önümüzdeki aylar içinde belli bölgelerde İYİ Parti, özellikle Doğu illerinde de HDP ile seçim ittifakı kararları açıklamaları hiç sürpriz olmayacak…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.