Havadis16.com - 25 Kasım 2017, Cumartesi

SEÇİMDEN SONRA…

7 Nisan 2014
406 kez okundu
SEÇİMDEN SONRA… için yorumlar kapalı

 

 

 

unnamed

Bir seçim daha sona erdi.

Patırtısı, gürültüsü ile kavgası, tartışması ile sona gelindi ve sonuçlar belirlendi.

Demokrasilerde temel esas, sandıktan çıkan sonuca saygı göstermektir. Sonucu kabullenmemek, sonuç ile ilgili tartışma yapmak yerine, sonuçları analiz etmek ve süreçleri belirlemek temel yaklaşım olmalıdır.

Hedefi olmayan, hedeflerini gerçekçi yaklaşımla belirlemeyen organizasyonların hedefe varması mümkün değildir. Hedefler kâğıt üzerinde kalmamalı, hedefe erişmek için gerekli olan çalışma yapılmalıdır.

Performans değerlendirmeyi bilmeyenlerin hamaset edebiyatı ile hedefe varmaları mümkün değildir.

Amacımız siyaset yapmak veya siyasete taraf olmak değil. Amacımız siyasetin temelinde kalitenin olması gerektiğini ve siyaset yapan organizasyonlarında kaliteden haberdar olmaları gerçeğini bir kez daha ifade etmektir.

Birden fazla kişinin yer aldığı organizasyonlarda başarı elde edilecekse mutlaka bir plan dâhilinde çalışma yapılmalıdır.

PUKO döngüsünü bilmeyen bir organizasyonun sonuç odaklı çalışması mümkün değildir. Sonucu önceden bilmek elbette mümkün değildir.

Ama sonuç odaklı çalışmak, hedef belirlemek, belirlenen hedeflere göre önlem almak, alınan önlemleri analiz etmek, veri toplamak, toplanan verilere göre strateji belirlemek, belirlenen stratejilere uygun süreçleri tayin etmek,  organizasyonda görev alanları motive etmek başarıya giden yoldur ve sonuca ulaşabilmenin ilk adımıdır.

Seçim sonuçlanmıştır.

Sonuçlar alınmıştır. Şimdi hamaset yapmanın sırası değil, şimdi sonuçları analiz etme zamanıdır.

Sonuçları analiz etmeden kış uykusuna yatanlar, uyandıkları zaman Jean de La Fontaine’nin o meşhur hikayesini bir kez daha okumalıdırlar…

“Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde eğlenceyi çok seven bir ağustos böceği yaşarmış.

Bu ağustos böceği sürekli saz çalar, şarkı söylermiş. Tüm gününü bu şekilde geçirirmiş.

Derken güzel, sıcak günler bitmiş, kış gelmiş. Artık havalar çok soğuk ve yağışlıymış. Ağustos böceği şarkı söylemez hale gelmiş. Soğuktan çok üşüyormuş ve karnı da çok acıkmış.

Ama hiç yiyeceği yokmuş.

Çünkü tüm yazı saz çalarak ve şarkı söyleyerek geçirmiş.

Kış için hiç hazırlık yapmamış.

Ama o bu şekilde eğlenirken küçük komşusu karınca tüm yazı kış hazırlığı yaparak geçirmiş.

Ağustos böceği bunu hatırlamış ve aklına karınca komşusundan ödünç istemek gelmiş;

— Karınca komşumdan ödünç yiyecek bir şeyler isteyeyim, hem ne var ağustosta tekrar öderim, demiş.

Ağustos böceği bu düşünce içerisinde karınca komşusunun kapısına gitmiş. Kapıyı çalmış. Karınca açmış kapıyı. Karşısında açlık ve soğuktan perişan olmuş ağustos böceğini görmüş;

— Ne istiyorsun ağustos böceği, demiş.

— Karınca kardeş havalar çok soğudu çok üşüyorum, üstelik karnımda çok aç ama yiyecek hiçbir şeyim yok. Bana ödünç yiyecek bir şeyler verir misin? Söz veriyorum ağustosta borcumu ödeyeceğim sana, demiş ağustos böceği.

Karınca;

— Neden yiyecek hiçbir şeyin yok, bütün yaz ne yaptın sen?

— Ağustos böceği çok utanmış, çok mahcup olmuş;

— Şeyyy, ben bütün yaz saz çaldım, şarkı söyledim. Kış için hiç hazırlık yapmadım.

Karınca çok sinirlenmiş bu cevabı duyunca;

— Madem öyle tüm yaz saz çalıp, şarkı söyledin şimdide oyna o zaman, demiş karınca ve tak diye kapıyı ağustos böceğinin yüzüne kapatmış.”

Yazarın Son Yazıları

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.