Havadis16.com - 22 Kasım 2017, Çarşamba

Solingen ırkçı akımların yansımasıydı

30 Mayıs 2014
Solingen ırkçı akımların yansımasıydı için yorumlar kapalı
Solingen ırkçı akımların yansımasıydı
AB Bakanı Çavuşoğlu, Solingen faciasının Almanya ve Avrupa’da ırkçı akımların ilk kez belirgin bir şekilde ortaya çıkmasının yansıması olduğunu söyledi. 

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya’nın Solingen kentinde 29 Mayıs 1993’te aşırı sağcıların kundakladığı evde 5 Türk’ün hayatını kaybettiği olayın Almanya ve Avrupa’da ırkçı akımların ilk kez belirgin bir şekilde ortaya çıkmasının bir yansıması olduğunu söyledi.

Çavuğoğlu, Almanya’nın Aachen kentinde katıldığı 2014 Uluslararası Charlemange Ödül Töreni sonrası AA muhabirinin Solingen faciası ve AB ile vize konularına ilişkin sorularını yanıtladı.

Uluslararası Charlemange Ödül Töreni’nde Türkiye’yi temsil ettiklerini ifade eden Çavuşoğlu, ödülü alan Avrupa Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy’un Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediğini söyledi.

Ziyareti kapsamında Türk toplumu ile bir araya geleceğini, sivil toplum kuruluşlarını ziyaret edeceğini belirten Çavuşoğlu, “Aachen’de yapılan caminin inşaatını yerinde inceledik. Özellikle buradaki yerel yönetimin cami yaptırma ve cami minaresinin hatta daha yüksek olması konusunda Türk toplumuna, Müslüman toplumuna destek vermesi gerçekten takdire şayandır” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta Köln’ü ziyaret ettiğini hatırlatan Çavuşoğlu, Avrupa’da yaşayan Türk toplumunun Başbakan Erdoğan’ı muhteşem bir şekilde karşıladığını ve gerekli mesajı verdiğini kaydetti.

Başbakan Erdoğan’ın Almanya Başbakanı Angela Merkel’e misafirperverliklerinden ve aldıkları tedbirlerden ötürü teşekkür ettiğini aktaran Çavuşoğlu, Türkiye ve Almanya’nın birbirinden ayrılamaz iki ülke olduğunu, iki ülke arasındaki en önemli köprünün de burada yaşayan vatandaşlar olduğunu vurguladı.

“Hukuki kararlara Avrupa ülkelerinin ve yöneticilerin uyması gerekiyor”

Almanya ile vize sorunları konusunda diyalog sürecinin başlatıldığını da belirten Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

“Yaklaşık 3-3,5 yıl sonra bunun hayata geçeceğini umut ediyoruz. Herkes sözünde durursa tabi… Diğer taraftan da gerçekten buraya özellikle hizmet almak için gelenlere ciddi bir vize engeli var. Yani burada iş kurmak isteyenlere engel var. Burada da çelişkiler var, çifte standart var. Türk halkı için de milletimiz için de ayrımcılık yapılıyor. Hizmet sunmaya gelene kolaylık, hizmet almaya gelene zorluk… Bu bir ayrımcılık ve bir de aday ülkeler, müzakere eden ülkeler içinde vizesiz dolaşamayan tek halk bizim halkımız. Bu da gerçekten ciddi bir ayrımcılık ve Almanya ve tüm Avrupa gördü ki son yıllarda tersine göç başladı. Bu konuyu hem siyasi hem hukuki olarak yakından takip ediyoruz. Kazanılan mahkemeler var. Bununla ilgili de MÜSİAD’dan arkadaşlarımız bir basın toplantısı yapacak. Bu hukuki kararlara Avrupa ülkelerinin ve yöneticilerin uyması gerekiyor.”

Mevlüt Çavuşoğlu, Solingen’de 1993’te aşırı sağcıların kundakladığı evde 5 Türk’ün hayatını kaybettiği olayın 21. yıl dönümü olduğuna dikkati çekerek, “Solingen cinayeti aslında Almanya ve Avrupa’da böyle ırkçı akımların ilk kez belirgin şekilde ortaya çıkmasının bir yansımasıydı” diye konuştu.

“Bu, Avrupa’yı birleştiren değerleri de tehdit ediyor”

O günden bu yana Avrupa’daki yöneticilerin ve ülkelerin bu konuda ciddi tedbir almadıklarını belirterek, özellikle Almanya’da bu konuda ciddi sıkıntılar olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“En son Neonazi cinayetleri ortaya çıktı, NSU davası devam ediyor. Ancak burada özellikle istihbaratın bu Neonazi saldırıyı yapan teroristlerle işbirliği yapması korkutucu. İşin bu noktaya geldiğini görmek gerçekten korkutucu. Başka ülkelerde de artan ırkçılık artık terorizme ve cinayetlere vardı ve en son bu AP seçimlerinde halkın aşırı partilere, ırkçı partilere verdiği desteği görünce herkes paniklemeye başladı. Ama bunun sinyalleri zaten Solingen ile beraber Avrupa’da yaşayan sadece Türklere yönelik değil diğer Müslüman ve göçmenlere yönelik saldırılarla aslında verilmişti. Bu, Avrupa’nın değerlerini, Avrupa’yı birleştiren değerleri de tehdit ediyor. Esas itibariyla daha öncesinde Avrupa’da yaşanan felaketlere baktığımız zaman hepsi de böyle başlamış ama o zaman da ‘bir şey olmaz’ umursamazlığı olmuş. Umarım bu seçimler ve seçimlerde verilen sinyali Avrupa’nın merkezinde olan, aşırı uçta olmayan siyasetçiler anlar ve Avrupa değerlerini göçmenlerin hakları başta olmak üzere güçlü bir şekilde her zamankinden daha  fazla savunur.”

“Almanya’da bazı siyasetçilerde hazımsızlık gördük”

Çavuşoğlu, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) Genel Merkezi’nde yaptığı konuşmada da Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının Başbakan Erdoğan’ı geçen haftaki Köln ziyaretinde çok iyi karşıladığını ifade etti. Çavuşoğlu, Başbakan’a gösterilen ilgi ve sevginin herhangi bir çıkar ilişkisine dayanmadığını kaydetti.

Çavuşoğlu, “İlk defa Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilecek ve bizim yurtdışında yaşayan kardeşlerimiz de ‘bu seçimde benim de oyum olacak, benim de sözüm olacak’ diyor. Bundan doğal bir şey olamaz ki. Bu Almanya’ya karşı bir şey de değil. Fransa’ya, Belçika’ya ya da Avusturya’ya karşı bir hareket de değil. Bir zararı da yok. Peki neden rahatsız oluyorsunuz? Sorun şu; hazımsızlık ve hazmetme kapasitesi” ifadesini kullandı.

“Burada bir işbirliği var”

Başbakan Erdoğan’ın Almanya’ya gelişinden önce Alman basınında çıkan haberler ve bazı siyasilerin açıklamalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

“Bu süreçte Almanya’da bazı siyasetçiler ve bazı medyada bir hazımsızlık gördük. Medyanın bir organizasyon şeklinde bu olaya ve son zamanlarda Türkiye’ye yaklaştığını görüyoruz. Çünkü başlıklar aynı, üslup aynı, ton aynı. Yani burada bir işbirliği olmasa bu kadar değişik medya aynı söylemlerle, aynı sözlerle, aynı cümlelerle ve kelimelerle bu olayı gündeme getirmez ve Türkiye’ye bu kadar saldırmazlar ancak Sayın Merkel başta olmak üzere, koalisyon iktidarının bu olaya yaklaşımı son derece pozitifti.”

Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecine kararlı adımlarla devam ettiğini vurgulayan Çavuşoğlu, AB’nin diğer fasılları da açmasını beklediklerini ve Türkiye’nin fasıllara uygun hale geldiğini kaydetti. Solingen faciasından sonra birçok saldırı olmasına rağmen Alman istihbaratının Neonaziler’le işbirliği yaptığının belgelendiğini aktaran Çavuşoğlu, aşırı sağcı akımın Avrupa’nın değerlerini artık kökten sarsmaya başladığını dile getirdi.

“Seçme hakkı verdiyseniz seçilme hakkı da vermek lazım”

Çavuşoğlu, bir gazetecinin, Başbakan Erdoğan’ın seçilme yaşının 18’e indirilebileceği yönündeki açıklamasını hatırlatması üzerine, seçilme yaşının 18’e indirilmesini oldukça doğru bulduğunu söyledi. Çavuşoğlu, “Bence seçme ve seçilme yaşının 18’e inmesi, daha doğrusu seçilme yaşının da seçme yaşına inmesi son derece isabetlidir. Eğer bir kişiye seçme hakkı veriyorsanız o kişi 18 yaşındaysa, güveniyorsanız seçme hakkı verdiyseniz seçilme hakkı da vermek lazım” diye konuştu.

Artık gençlerin sadece ekonomiye değil bir toplumun sosyal yapısına ve siyasetine sağladığı katkıyı son 12 yıl içinde özellikle AK Parti ile herkesin gördüğünü anlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Gençlere güvenmek lazım. Onlara çoluk çocuk gözüyle bakmamak lazım. Oy isterken iyi ama seçilme yaşını 25’e indirirken de bazı siyasi partilerin özellikle gençleri sağına soluna alıp ‘bunlar mı seçilecek bu yaşta’ demesi hala herkesin gözünün önündedir. Biz gençlerimize sadece seçimden seçime bayrak asan kişiler olarak bakmıyoruz. Gençlerimizin potansiyelinden her alandan faydalanmak gerekiyor. Özellikle 18 yaşında bir kişi seçebiliyorsa aynı şekilde seçme hakkının da olması lazım.”

Toplantının ardından UETD Genel Başkanı Süleyman Çelik ve Bakan Çavuşoğlu birbirlerine hediye takdim etti. Daha sonra UETD yöneticileri Çavuşoğlu ile fotoğraf çektirdi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.