Havadis16.com - 16 Ocak 2019, Çarşamba

Tarımsal kalkınma amaçlı şirket bu yıl atağa geçti!

20 Aralık 2018
257 kez okundu
Tarımsal kalkınma amaçlı şirket bu yıl atağa geçti! için yorumlar kapalı

Siyasi kulis ve haberlere bugün ara vererek kentimize ve ülkemize katma değer sağlayan bir kurumdan bahsetmek istiyorum. Bursa’da TARIM AŞ adında belediyenin yan kuruluşu olan bir şirket var. Aynen BESAŞ, BURULAŞ ve BURFAŞ gibi. 2014 yılında kuruldu. Kuruluş amacı, Bursa’nın 31 Mart 2014 yılında Bütünşehir Yasası’yla büyükşehir sınırlarının il sınırlarına genişlemesi sonrası dâhil olan köylerin kırsal kalkınmanın geliştirilmesi ve Bursa üreticisinin eğitiminden tutun da üretiminin pazarlanmasına kadar her alanda desteklenmesi. Bildiğim kadarıyla halen Türkiye’de belediyelere bağlı tarımsal içerikli tek şirket olma özelliğini koruyan TARIM AŞ, Alinur Aktaş’ın bir yıl önce Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevlendirilmesiyle adeta yeniden formatlandı.

Görükle’deki Hikmet Şahin Kent Hali’nin işletimini üstlenmesinin dışında çok fazla bir varlık gösteremeyen TARIM AŞ, son bir yıldır atağa geçti dersek abartmamış oluruz. Yakınen takip ettiğim için biliyorum, Bursa’nın adını hem yurt içinde hem de yurt dışında “tarım kenti” olarak duyurmanın, temsil etmenin yanı sıra üreticinin önünü açan pek çok ulusal projelere de imza attı ve atmaya da devam ediyor. Yönetimsel, yapısal, işlevsel ve üreticinin desteklenmesi anlamında Tarım İl Müdürlüğü’nün yetki ve sorumluluğundaki alanlarda dahi öncülük ve önderlik yaptığını, boşluğu doldurduğunu ve bu çalışmalarıyla da Tarım Bakanlığı’nın ulusal ve uluslararası projelerinde çözüm ortağı olarak yer aldığını da söylemeliyim.

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın İnegöl’den getirdiği yakın ekibinden olan Fetullah Bingöl’ün bir yıldır genel müdürlüğünü yürüttüğü TARIM AŞ, öncelikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üretici ile tüketici arasında belli bir çekidüzen verilmesi gerektiğini her fırsatta dile getirdiği ve çoğu zaman da halka şikâyet ettiği komisyonculuğa el attı.  Kent Hali’ndeki kabzımalların işleyişini kontrol altına alarak, ürün giriş ve çıkışlarının tamamını kalite standardizasyonuna dâhil etti.

*******                     ********                   ********

Fetullah Bingöl öyle bir sistem geliştirdi ki artık Konya’dan akşam kamyona yüklenen patates ile Antalya’dan kamyona yüklenen portakal ve mandalinanın nerede üretildiği, büyüklüğü, kalite standardı, üreticiden komisyoncuya ne kadara satıldığı, Bursa Kent Hali’ne hangi saatte getirildiği ve komisyoncunun pazarcı esnafına kaça sattığına kadar hepsi belgeli. Yani anlayacağınız hale kayıt dışı, kaçak tek bir ürün dahi giriş yapamaz.

Bunun dışında benim en çok önemsediğim çalışmalarından biri Bursa üreticisinin eğitimi, modernizasyonuna sağladığı desteği ve özellikle de yeni ürün geliştirme ve pazarlama alanında önderlik etmesi.

Örneğin Bursa üreticisini pek bilmediği yaban mersini ile tanıştırdı. Sosyete meyvesi olarak bilinen ve daha ziyade yurt dışında en çok tercih edilen nadide meyvelerin başında gelen yaban mersininin Bursa’da yetiştirilmesi amacıyla başlatılan çalışmalar bu yıl meyvesini vermeye başladı. İlk olarak  “Bursa’da nerede bu fidan yetiştirilir?“in sorusu arandı ve en uygun toprak ikliminin dağ bölgesinde olduğu tespit edildi. Sonrasında üreticilere bu meyve ile ilgili her türlü eğitim desteği sağlandı.

Ve tabii ki geçen yıl da dağ yöresindeki üreticilere Alinur Aktaş tarafından meyve fidanı dağıtımı yapıldı. İlk hasat alındı. Çok iyi bir bakımda bir dönümden 1.5, 2 tona yakın ürün toplama imkânı veren bu meyvenin kilosu ne kadara satılıyor biliyor musunuz? En ucuzu 60 lira. Kalitesine göre değişiyor. Yurt dışında ise marketlerde kilosu en az 96 liradan satışa sunuluyor. Çok pahalı olduğu için marketlerde genelde 125 gramlık küçük paketlerde satışa sunuluyor.

Büyükşehir Belediyesi’nin Tarım AŞ aracılığıyla Bursa üreticisine açtığı bu yeni pazar alanından faydalanmak, yaban mersini üreticisi olmak ise öyle büyük bürokratik işlemler veya büyük paralar gerektirmiyor. Öncelikle aranan şart girişimcinin ya da üreticinin uygun toprağa ve uygun sulama iklimine sahip olması. Bunun için de Tarım İl Müdürlüğü’ne başvurarak toprak ve su analizi yaptırıyor, raporlarını alarak TARIM AŞ’ye başvuruyor. Yapılan inceleme ve araştırma ile beraber toprağının büyüklüğüne göre fidan veriliyor. Fidanlar için belli bir meblağ söz konusu ama çok ufak bedellerle.

Ve tabii ki TARIM AŞ, verdiği fidanın takipçiliğini yapmanın ötesinde asıl işlev olarak üreticinin elindeki malını alarak, paketliyor ve bunu yurt dışına ihraç ediyor. Hem de AB’nin istediği tüm kalite standartları çerçevesinde. İşte kente ve ülkeye sağladığı katma değer de burada ortaya çıkıyor. Üreticiye yeni bir iş imkânı vermekle kalmıyor, ülkemize dışarıya yönelik yeni ve rantı yüksek bir pazar alanı açıyor. Sadece yaban mersini değil, ahududu, incir, armut, ayvanın da yurt dışına satışını yapıyor. TARIM AŞ geçen yıl toplam 250 ton meyve ihracatı yaparak üreticiyi yurt dışına açtı.

Bir de hayvancılığın geliştirilmesine ve et üretiminin artmasına yönelik projeler var. Dağ yöremizde kırsal kalkınma hamlesi çerçevesinde yaz aylarında Merinos koyunu ile Şarole ve Limuzin gebe düve dağıtımı yapıldı. Yanı sıra arıcılığın geliştirilmesi çalışmaları da var. Köylülerin büyük ilgi gösterdiği bu destekleme projelerinin geri dönüşümünü elbette hemen almamız mümkün değil.

Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki üreticimize yönelik desteklerin istikrarlı ve tabii ki disiplinli, kontrollü gitmesi halinde çok değil önümüzdeki 5 yılın sonunda dağ yöresinin makus talihinin değişip, kentten köye geri dönüşün başlaması hiç de şaşırtıcı olmayacak. İşte o zaman Alinur Aktaş’ın geçen hafta basın mensupları aracılığıyla kamuoyuna açıkladığı “Bursa 2026 Şehir Tasavvuru” açıklamasında söylediği “Ben bu kentin talihini ve tarihini değiştirmeye geliyorum” sözü yerini bulacak!..

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.