Havadis16.com - 24 Kasım 2017, Cuma

Türkiye marka bir ülke oldu

4 Nisan 2014
Türkiye marka bir ülke oldu için yorumlar kapalı
Türkiye marka bir ülke oldu

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, geçmişle kıyaslandığında çok farklı noktalara ulaşan Türkiye’nin artık marka bir ülke haline geldiğini söyledi.

Zeybekci, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen “Türkiye Ev Tekstili Tasarım Yarışması Ödül Töreni”nde yaptığı konuşmada, geçmişle kıyaslandığında çok farklı noktalara ulaşan Türkiye’nin artık marka bir ülke haline geldiğini söyledi. Tasarlanan şeylerin bir değerinin olması, ürünlerin kalitesinin yükselmesi ve bunun dünyada gelen kabul görmesi için ülkenin marka olması gerektiğini vurgulayan Zeybekci, “2 bin dolarlık milli geliriyle bir ülkenin yaptığı şeylerin marka olma şansı ve imkanıyla 10 bin dolar milli geliri olan bir ülkenin yaptıklarının marka olması, genel kabul görmesi, insanların giyerken, kullanırken, alırken ‘Türk malı bu’ diye beğenerek, biraz da hava atarak ortalıkta dolaşması arasında çok fark vardır” diye konuştu.

MADE İN TURKEY

Zeybekci, Türkiye’nin son 10-12 yıllık dönemde artık dünyada beğenilen bir ülke haline geldiğini ifade ederek, şöyle devam etti:  “Özellikle bizim ‘kültür coğrafyası’ dediğimiz Orta Asya’dan Kafkaslar’a Kafkaslar’dan Balkanlara, Orta Doğu’dan Körfez’e Kuzey Afrika’ya ve Avrupa Birliği’nde (AB) artık aranan, beğenilen bir ülkeyiz. Türk malı, tasarımı, ‘Made in Turkey’ denildiğinde, artık etiketi saklanan bir ülke olmaktan da çıktık. Biz bu dönemde Türkiye olarak 34 milyar dolardan 152 milyar dolarlık bir ihracata geldik. 3 bin 400 dolarlık milli gelirden 10 bin 800 dolarlık milli gelire geldik. 220 milyar dolarlık gayri safi yurt içi hâsıladan 830 milyar dolarlık gayri safi yurt içi hâsılaya geldik ve Ar-Ge’ye ayırdığımız pay son 10-12 yılda 0,48’lerden şu anda 0,98’lere geldi. Yani milli gelirimizin bu kadar artmasının yanında, milli gelir içindeki artan payıyla beraber toplamda reel bazda Ar-Ge’ye ayırdığımız pay 5-6 kat arttı. Yeterli mi? Kesinlikle yeterli değil. Çünkü Gazi Mustafa Kemal’in gösterdiği hedefteki o muasır medeniyet ve üzerindeki ülkelerin olduğu o ligde, Ar-Ge’ye ayrılan pay milli gelirin yüzde 2,5-3’leri seviyesinde. “Yakında Türkiye ile aynı yollardan geçen Güney Kore’nin, bugün toplam ihracatının içindeki yüksek teknoloji, tasarım ve marka ürünlerinin, toplam ihracatının içindeki payının yüzde 20-21 olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 5’in altında bulunduğunu belirten Zeybekci, Türkiye’nin en azından kısa sürede yüzde 10’ların üzerine çıkması gerektiğini söyledi.

BAŞKA BİR SEVİYEYE GEÇMELİYİZ

Bakan Zeybekci, Türkiye’nin bugüne kadar kazandığı başarıları fason üretici bir ülke olarak elde ettiğini, ancak bundan sonraki hedeflerine aynı edilgen üretimle ulaşmasının mümkün olmadığına işaret ederek, Türkiye’nin artık ham madde ve enerji zenginliklerinin orta yerinde duran bu “kültür coğrafyası”nda, ham madde ve enerji geleceğini garanti altına alması gerektiğini bildirdi. Şu anda, Türkiye’nin, dünyanın tüm tüketim alışkanlıkların belirleyenlerin başkaları olduğunu anlatan Zeybekci, “Hangi müziği, rengi seveceğimiz, hangi film yıldızlarını beğeneceğimiz, çocuklarımızın hayal kahramanlarının kimler olacağını belirleyenler bizim dışımızdaki gelişmiş ülkeler ve yahut da dünyada kültür, moda, tasarım anlamında egemen olan ülkeler bizim tüketim alışkanlıklarımızı belirliyor. Hemen hemen aynı ülkeler de tüketim ağlarını kontrol ediyor. Gerek internet, gerekse mağazalar anlamında tüketim ağları ve alışkanlıklarını aynı ülkeler kontrol ediyor. Türkiye olarak bizim önümüzdeki süreçte, artık başka bir seviyeye geçmemizin zamanı geldi ve geçiyor” diye konuştu. Nihat Zeybekci, Dubai’de, Orta Asya’da, Kuzey Afrika’da ve Balkanlar’da Türk dizilerinin tanıtımlarını gördüklerini hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bize bu şöyle bir hedef veriyor; evet biz bu coğrafyada tüketim alışkanlıklarını belirleyebilecek bir kapasiteye sahibiz. Ecdadımızın bize ‘kültür coğrafyası’ olarak bıraktığı bu coğrafyada biz bu alanlara, yani insanları etkileme, onların tüketim alışkanlıklarının içinde, diğerlerinin bizde olduğu gibi, karar verme aşamasında bilgileri veya bilinç altlarını zenginleştirmekle ilgili serpiştirmeleri yapabilme imkanı veriyor. Aynı coğrafya, dünyanın en zengin ham madde ve enerji kaynaklarının olduğu bu coğrafya, dünyadaki zenginleşen ülkelerin belki 4-5 misli daha hızlı bir şekilde zenginleşiyor ve tüketim toplumu haline geliyor. Aynı zamanda bu coğrafyalar bize inanılmaz bir şekilde ham madde ve enerji geleceğimizi sürdürülebilir bir şekilde garanti altına alma imkanı veriyor. Onun için Türkiye olarak biz, ‘kültür coğrafyası’ dediğimiz bu coğrafyaya sırtımızı dayayıp, ayaklarımız o platforma bastıktan sonra tabii ki batı toplumların ihmal etmeden, oralarda da rekabet edebilir hale gelen bir güç ile yeni bir politika belirlememiz gerekiyor ve Türkiye şu anda bu aşamada artık.”

AR-GE PROJE PAZARI

Türkiye’nin artık “Ar-Ge Proje Pazarı” denilen bu alanlarda başka boyutlara geçmesi için çok daha hızlı hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Zeybekci, şunları kaydetti:  “Ekonomi Bakanlığı olarak da bugüne kadarki teşviklerimizi tamamen ray, alan değiştirerek, bu alanlara doğru kaydırmakla ilgili de çok yoğun çalışmalarımız var. Bizim, 2013 rakamlarıyla Destekleme Fiyat İstikrar Fonu’ndan Türkiye’de ihracatın gelişmesi, Türk ihracatçısının dünyada bilinmesi tanınmasıyla ilgili yapmış olduğumuz destekler, 930 milyon, eski parayla 930 trilyon, yaklaşık olarak 1 katrilyonluk destek vermişiz. Bunun yeterli olmadığını biliyoruz. Ama bu desteklerimizin bir kısmının olmaması gereken alanlara verildiğini de biliyoruz. Önümüzdeki süreçte hedefimiz; 152 milyar dolarlık ihracatı olan Türkiye’nin… Yapmamız gereken ilk, en önemli acil adım ihracatımız olan 152 milyar doların yüzde 1’ini ihracat desteklerine sağlamak, yani 1,5 milyar doları, ihracatımıza ve bu tarz çalışmalara sağlamak.” Zeybekci, Türkiye’de maalesef bazı alanlarda kaçmaktan kovalamaya fırsatın olmadığını ifade ederek, “Ben şunu söylüyorum bazen arkadaşlarımıza, dostlarımıza; Türkiye’nin bir haftalık gündemini bir Danimarka ve yahut da ülke ismi de vermek istemiyorum ama böyle bütün dertleri, sıkıntıları bitmiş olan bazı ülkelere, Türkiye’nin bir haftalık gündemini, o ülkeye bir yıllık gündem olarak verseniz, o ülke yerle bir olur. Onun için inşallah Türkiye, şu kısır çekişmelerden bir an önce kurtulur” şeklinde konuştu.  Yatırım ortamının önemine dikkati çeken Zeybekci, şöyle konuştu: “Türkiye olarak demokrasimizi, parlamenter sistemimizi, milli irademizin yansıması olan siyaset sistemimizi evrensel standartlarda hukuk sistemimizi, ülkemizin 780 bin kilometre karesinde ve 76 milyon nüfusunda tam olarak egemen kılmadığımız sürece, Türkiye olarak zaman zaman mehter yürüyüşü yapıyoruz. ‘Üç adım ileri iki adım geri’ şeklinde yapıyoruz bunu. Onun için Türkiye olarak bizim bir an önce artık bu alanlardan da çok hızlı bir şekilde çıkmamız gerekiyor. İnşallah geleceği biz çok iyi görüyoruz. Türkiye’mizin geleceğini çok parlak görüyoruz. Bugünlerde yaşadığımız bu bazı, Türkiye’yi ekonomik ve siyasi olarak istikrarsızlaştırma çabalarının bir kere daha akamete, mağlubiyete uğrayacağını, Türkiye’nin 2023 hedefleriyle Gazi Mustafa Kemal’in bize gösterdiği muasır medeniyet hedefine doğru çok emin adımlarla yürüyeceğinden emin olabilirsiniz.”

“İNŞALLAH BU SENE GÖRECEKSİNİZ”

Bakan Zeybekci, Türkiye’nin bu sene 152 milyar dolarlık ihracatını yüzde 10’a yakın bir oranda artıracağından emin olduğuna değinerek, konuşmasını şöyle tamamladı: “Yani 165-166 milyar dolarlar seviyesine çıkaracaktır. Türkiye’nin yüzde 10 ihracatını artırması ne demek biliyor musunuz? Birim, miktar olarak üretimin yüzde 10 artması demek. Üretimin yüzde 10 artması için istihdamın da ona paralel artması demek. Yüzde 10 istihdam ve üretimin artması demek Türkiye’de aşı, işi ve geliri olan, refahı yükselmiş olan insanların sayısının artması, dolayısıyla tüketimin, yatırımın artması demek ve sonuç olarak Türkiye’de büyümenin, beklentilerin çok daha üzerinde artması demek. İnşallah bu sene göreceksiniz, Türkiye’nin büyümesi öngörülenlerin, beklentilerin yine üzerinde olacak ve Türkiye şu anda yakaladığı TL’nin değer seviyesiyle, sürpriz bir şekilde beklentilerin çok daha üzerinde, dış ticaret açığını minimize ederek bu seneyi tamamlayacak. Dış ticaret açığını minimize eden Türkiye, bunun dolaylı sonucu olarak da cari açığını da beklentilerin çok üzerinde minimize ederek bu seneyi tamamlayacak. Şundan emin olun; Türkiye 2023 hedefine doğru çok güçlü bir adımı inşallah atarak, 2014 yılını tamamlayacak.”

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.