Havadis16.com - 24 Kasım 2017, Cuma

Uygur Türk’ü çocuklarıyla buluştuk!..

25 Eylül 2017
114 kez okundu
Uygur Türk’ü çocuklarıyla buluştuk!.. için yorumlar kapalı

Çin’deki gezimizin dördüncü gününde yine Doğu Çin bölgesinin en büyük kenti Taizhou’dayız. Burası bir liman kenti. Daha doğrusu önümüzdeki on yılda dünyanın en büyük liman kentlerinden biri olma yolunda hızla ilerliyor.

Çünkü bu kentin en büyük özelliği Çin’in üretim ve teknolojik inovasyon alanında kaydettiği başarı. Bu başarı, kenti ekonomi endüstriyel dönüşüm bölgesi yapıyor ve bunun için alt yapısını genişletmesi, güçlendirmesi gerekiyor.

O yüzden Taizhou, dünyanın kara kıtasını artırıyor. Buranın yüzde 70’i dağ, yüzde 20’si nehir olduğu için ancak yüzde 10’u kullanıma elverişli fakat yeterli değil bu sebeple Çinliler denizi doldurmaktan başka çare bulamamışlar.

Tarım amaçlı 500 yıl önce başlattıkları denize doğru ilerlemede son on yıldır ekonomik gelişim amacıyla kara parçasını öyle büyütmüşler ki büyük bir kent elde etmişler.

Bin hektar alan doldurulmuş. Hedef önümüzdeki on yılda yüz kilometre kare alanın daha doldurulması.

Yeni elde edilen kara parçasının üzerine yeni kent inşasında öncelik endüstri üretim merkezi yani bizdeki sanayi alanı kurulması.

Alan beraberinde sosyal konutları ve yaşam alanlarını getiriyor.

Devlet özel sektör iş birliğinde yapılan yeni kentleşme ve sanayileşmede sanayi alanları tek tip olarak inşa edilip bölgesel olarak ayrıldıktan sonra okul, ibadethane, alışveriş merkezi yapılıyor, ardından lojman ve kent binaları inşa ediliyor.

Proje tamamlandığında da özel sektöre kiraya verilerek üretim ve yaşam başlatılıyor.

Şuanda süreç bu şekilde işliyor.

Örneğin, dünyanın en büyük otomotiv fabrikalarından Geely burada üretim yapıyor.

Taizhou, deniz şeridi de on yıl sonra tam 84 limana kavuşmuş olacak.

Liman bittiğinde iki yüz bin istihdama kavuşacak.

Limanın yapım çalışmalarını da yerinde gördük, 15,6 km uzunluğunda iki körfezini birbirine bağlaya bir köprü inşa edilmiş.

Aynı bizim Osmangazi köprüsü gibi…

Amaç Taizhou kentinin limanını güçlendirip buradan dünya deniz ekonomisini elinde bulundurmak.

Çin bu konuda iddialı ve gördüğümüz kadarıyla da iddiasını gerçekleştirmek üzere…

***

 

UYGUR TÜRKLERİNE ÖZEL EĞİTİM

Sincan’ın Uygur bölgesi Türk kökenli Müslüman kardeşlerimizin yaşadığı yer. Burası malum acılarla yoğrulan bir bölge. Dün, bu bölgeden getirilen Uygur Türk’ü çocuklarla beraberdik.

Çin Devleti, ülkenin 93 ayrı yerinde Uygur ve Kazak Türkleri başta olmak üzere 12 etnik kökene mensup ailelerin başarılı çocuklarını sınavla alıyor ve yatılı olarak lise eğitimi veriyor. Bizdeki gibi zorunlu eğitim Çin’de de 12 yıl.

Bu öğrenciler, bir yıl hazırlık ve 3 yıl lise olmak üzere toplam 4 yıl okuyor ve üniversite sınavlarına giriyorlar. İşte dün Taizhou’daki bu okulda idik.

Taizhou kentinin birinci lisesinde öğrenim gören bu yatılı çocuklara verilen Uygur yemeklerinden yedik, okul hakkında bilgi alıp çocuklarla sohbet ettik.

Okul müdürü Tianlongxu’nun anlattığına göre bu okul 2012’de açılmış. 628 öğrenci görüyor. 12 etnik grup var. 313’ü Uygur, 76 Kazak, 12 Kırgız ve 129 Han öğrenci bulunuyor.

Okul müdürüne bu çocukların Çince eğitimin yanı sıra ana dillerinde ders verilip verilmediğini sordum, cevabı “hayır” oldu.

Bu çocuklar, ortaokul sonuna kadar anadillerinde eğitim görmüşler, lisede anayasa gereği Çince okuyorlar. Zaten çocuklarla yaptığımız sohbette gördük, Uygur Türkçesini çat pat konuşuyorlar.

Bildikleri ‘selamün aleyküm’ ve birkaç kelime.

İsimlerini zor telaffuz ediyorlar. Yine okul müdürüne bu çocukların ibadetlerini rahatça yapıp yapamadıklarını da sordum. “Ramazanda oruç tutuyorlar mı, namaz kılıyorlar mı, camiye gidiyorlar mı?”

Verdiği cevap şu oldu: “Çin anayasasına göre çocuklar 18 yaşına, yani erişkin yaşa gelinceye kadar ibadetlerini yapamazlar.”

Yani, namaz kılmaları, oruç tutmaları, camiye gitmeleri yasak. “Diğerleri de mi?” dedim, “evet” dedi.

O anda içimizin burkulduğunu söyleyebilirim. Ve aynen dedikleri gibi çocuklar ‘müslümanız’ diyorlar ama kelime-i şehadeti bile getiremiyorlar. Peygamberimizin adını bilmeyen var. Kızlardan birinin adı medine idi. Sorduk bu isim nereden geliyor diye, bilemedi.

Bu çocuklar, yaz aylarında ancak memleketlerine gidebiliyorlar.

Yolculuk trenle 3 gün sürüyor. Öğretmenleri yolculukta onlara eşlik ediyor. Yolculuk, külfetli olduğu kadar masraflı. Ama yolculuk masraflarını devlet karşılıyor. Çocuklara sorduk, “Halinizden memnun musunuz?” diye ‘evet’ dediler.

Onların yanından ayrılırken hepimizin bir parçası geride kalmış gibi oldu.

Siz Çin’in bu ekonomik atılım hamlesini içeren izlenimlerimizi okurken biz, Taizhou kentinden ayrılmış ağaç oymacılığı ile ihtisaslaşmış ve aynı zamanda Hollywood film endüstrisine alternatif Hengdian Film ve Televizyon endüstri parkı stüdyolarını bulunduğu Dongyang kentinde olacağız.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.