Havadis16.com - 20 Kasım 2017, Pazartesi

Yağmur Balbay’a yapılan baskı Cumhuriyet’in manşetinde

29 Mart 2013
Yağmur Balbay’a yapılan baskı Cumhuriyet’in manşetinde için yorumlar kapalı
Yağmur Balbay’a yapılan baskı Cumhuriyet’in manşetinde

Gazete yazarları Mustafa Balbay’ın kızı Yağmur Balbay’ın uğradığı haksızlığı manşete çıkararak okurlarına duyurdu

Cumhuriyet yazarı ve CHP milletvekili MustafaBalbay’ın kızı Yağmur Balbay okuldan soğutuluyor.Gülşah Balbay, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, ‘Okuldan özür bekliyorum, başka okul arıyorum’dedi.

CHP İzmir Milletvekili MustafaBalbay’ın eşi GülşahBalbay, kızları YağmurBalbay’ın Norveç’te“Özgür medya”konferansında“babasının hapse atılmasıyla teröristin kızı damgası yedim, okuldadışlandım” dediği için okulunda azarlandığını, baskı gördüğünü söyledi. Gülşah Balbay “Okuldan özür bekliyorum ama başka okul arıyorum, artık çocuğumu onlara emanet etmem”derken, Yağmur Balbay da “Babamı savunmaya devam edeceğim”dedi.

Gülşah Balbay ile Tevfik Fikret Lisesi orta kısım birinci sınıf öğrencisi 12 yaşındaki Yağmur Balbay, geçtiğimiz günlerde Norveç’te düzenlenen ve uluslararası basın örgütlerinin temsilcilerinin de katıldığı “Özgür Medya Konferansı”nda konuşmuşlardı. Yağmur Balbay, Fransızca yaptığı konuşmada “Dört yılımı babama hasretle geçirdim. Babamın hapse alındığı ilk yıllar benim için çok zor geçti. Okulda arkadaşlarım tarafından teröristin kızı damgasını yedim. Ne zaman ki Ergenekon Davası’nın bir tertip olduğu Türk kamuoyunca anlaşıldı benim hayatım da düzeldi. Şu anda herkesçe sevilen bir kızım. Ama yine de mutlu değilim. Çünkü babam yanımda değil. O’nu yanımda görmek istiyorum” demişti. Gülşah Balbay, Norveç’ten döndükten sonra yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Döndükten sonra okulda huzursuzluklar başladı. Öğretmenler Yağmur’u azarlıyor, başarısızsın diyorlar. En sevdiği ders Fransızca, üst üste iki kez sıfır alıyor. Babasına gittiği günler, ödevden kaçmıştır, sınavdan kaçmıştır, diye arkadaşları tarafından dışlanması sağlanıyor. Savcının mütalaası açıklandıktan sonra daha çok Yağmur’un üstüne geliniyor. Okulda Yağmur’u almaya gittiğimde, Genel Müdür Ayşe Başçavuşoğlu’nun beklediğini söylediler. Bana ‘Norveç konuşmanızı hiç beğenmedik. Orada yaptığınız konuşma bize yakışmadı. Yağmur’un konuşmadan önce düşünmesi gerekirdi. Bu şekilde yurtdışında bildiri yayımlamak da ne oluyor. Bütün öğretmenler isyanda. Biz Yağmur’a ne yapmışız da, bunları anlatıyor, diyorlar. Sizin bu tavrınızı asla tasvip etmiyoruz. Son sözüm budur’ dedi ve elini masaya vurdu. Kapıyı açtı, gidebilirsin dedi. Yağmur da yaşadıklarını anlattı. Fen odasına çekmişler, orada üç öğretmen, neden bu konuşmayı yaptığını soruyor. Neden böyle şeyler uyduruyorsun, sen yazıyorsun, diyorlar. Her derste diğer öğrencilerin hissedeceği şekilde Yağmur’u azarlıyorlar.”

Gülşah Balbay, Yağmur’a yeni bir okul aradığını söyledi. Gülşah Balbay,“Ben çocuğumu aldım. Orada tutarsam not ortalaması düşürülüyor. Birkaç okulla görüşme halindeyim. Okuldan özür bekliyorum. Bu tutumun karşısında özür dileseler de çocuğumu onlara emanet etmeyi düşünmüyorum” dedi. Yağmur Balbay da“Okulumu değiştireceğim, yeni bir okula geçeceğim. Benim için o kadar önemli değil, derslerime çalışmaya devam edeceğim. Babamı savunmaya devam edeceğim. ” diye konuştu.

Okuldan açıklama

Yağmur Balbay’ın öğrenim gördüğü Özel Tevfik Fikret Okulları Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise, Mustafa Balbay’ın çocukları ve Yağmur ve Deniz’in öğrencileri olduğu belirtilerek, şöyle denildi:

“Öğrencilerimizin eğitimlerini okulumuzda sürdürmemeleri için bir neden bulunmamaktadır. Öğrencilerimizin olağanüstü bir dönemden geçtiklerini en iyi biz biliyoruz. Bu bilinçle kurumumuzun ilkeleri doğrultusunda öğrencilerimize en iyi eğitimi almaları konusunda bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da destek olacağız. En büyük tesellimiz Sayın Mustafa Balbay’ın okulumuza gönderdikleri bir mektupta çocuklarının okulumuzda ne kadar mutlu olduklarını ifade etmiş olmasıdır.”

CHP’li Oran’dan tepki

Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi. İşte soru önergesinin satır başlıkları:

“ CHP İstanbul Milletvekili Sayın Mustafa Balbay’ın kızı Yağmur Balbay’ın Norveç Gazetecilik Enstitüsü’nde düzenlenen Özgür Medya Konferansı’na katılması ve burada yaşadıklarını anlatmasından sonra Orta kısım birinci sınıfında okumakta olduğu Ankara Tevfik Fikret Lisesi’nden uzaklaştırıldığı doğru mudur?

Tevfik Fikret Lisesi tarafından 15 Mart 2013 tarihinden itibaren Yağmur Balbay’a yönelik herhangi bir disiplin işlemi yapılmış mıdır, bu disiplin işleminin konusu nedir, sonucu ne olmuştur?

15 Mart 2013 tarihinden itibaren Yağmur Balbay ve ailesi “mobbing” diye tabir edilebilecek bir takım uygulamalara hedef olmuş mudur, sınavlarında özellikle düşük not verildiği, ayrımcılığa uğradığı iddiaları hakkında bakanlığınız tarafından yapılan herhangi bir idari soruşturma bulunmakta mıdır?

Dönemin ortasında Yağmur Balbay’ın ve ailesinin uğradığı mağduriyeti gidermek için hangi acil önlemleri alacaksınız / aldınız?”

Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’ın Twitter’dan tepkisi: 

“Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı’ya açıkça sesleniyorum, bu vicdansızlığa, bu ahlaksızlığa karşı sessiz kalmasın. Bir ortaokul öğrencisi fikirlerinden, düşüncesinden, babasına duyduğu sevgiden dolayı asla cezalandırılamaz. Böyle bir şeyi kabul edemeyiz. 12 yaşındaki bir kız çocuğunun sevgisine, fikirlerine, aydınlık zihnine bile tahammül edemeyen bir iktidar bloğu Türkiye’de huzur yaratamaz. Demokrasinin temeli özgür bireydir, farklı fikirdir, düşünce özgürlüğüdür. Burada kast edilen, iktidar yandaşlığı ile demokrasinin özüdür. Bir gazeteciden terörist, bir milletvekilinden mapus yaratan bir sistem, 12 yaşındaki bir çocuğa da ızdırap çektirecek kadar sınırı aşamaz. İnsanların çocuklarıyla, aileleriyle kavga etmek, onlara da uzanan bir intikam hırsı sağlıklı da değildir, insani de değildir. Milli Eğitim Bakanı bu haksızlığa karşı kayıtsız kalamaz. Hemen müdahalede bulunmalıdır, ilgili okul da gereken açıklamayı yapmalıdır. Herkes kendi vicdanında şunu cevaplandırmak zorunda 12 yaşında bir çocuğun bile haklarını gasp eden bir sisteme demokrasi denir mi? 12 yaşındaki bir çocuğa bile adeta saldıran bir sistemden, adil bir sistem, özgür bir sistem, demokratik bir sistem diye bahsedilebilir mi?”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.