Havadis16.com - 24 Eylül 2017, Pazar

Yüreğimiz ağzımıza geldi !..

28 Haziran 2017
Yüreğimiz ağzımıza geldi !.. için yorumlar kapalı
Resim bulunamadı

Aslında uzun zamandır onu öyle ayakta dimdik görünce hem sevinen hem de vicdanen rahatsız oluyordum.

Öyle ya…

Kolay mı, günün sadece 3 saati uyumak? o da eğer uyuyabiliyorsa tabii…

Biz bu yaşımızda birkaç saat ayakta durduk mu, uykumuzu tam alamadık mı başlıyoruz sendelemeye. Yakınmaya…

Ya o?

Ben gece yatağa girdiğimde katıldığı bir TV programında ya da bir başka organizasyonda konuşmaya devam ediyor.

Sabah saat 09.’da TV’ye açtığımda bu sefer bir başka programda, ya da yurt dışına çıkarken havaalanında  açıklama yapıyor.

Hafta sonu izni yok. Üç gün tatil bile yok. Bazen bir günde 2 yabancı ülkeye gidiyor, toplantı üstüne toplantı yapıyor, liderlerle görüşüyor. O’nun heyetinde bulunan gazeteciler bile hava değişiminden etkilendiklerini belirtirken o dimdik ayakta. Hızına yanındakiler yetişemiyor.

Son iki buçuk ayda ki performansına bakın.

Önce meydan meydan  16 Nisan referandumu için dolaştı. Bir günde 3 ile gittiği bile oldu.

Sonra hiç ara vermeden 7 günde 10 küsur ülkeye gitti.Yaklaşık 45 liderle görüşmelerde bulundu. ABD gezisi de buna dahil…

Ardından hiç ara vermeden AK Parti’nin büyük kongresine katıldı. Ardından yine hiç ara vermeden  Ramazan etkinliklerinde program üstüne programa katıldı. Ve tabii Ankara’da kaldığı  sınırlı  günlerin dışında …

/////                                             //////                                         /////

Çevresinde beraber olduğu herkesin alternatifi var ama O’nun yok. O’nun  yoruldum deme  lüksü bile yok. Kimden mi bahsediyorum?

Elbette Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan.

Bu kadar çalışmaya, ayakta kalmaya normal insan vücudu ne kadar dayanır ki?Hadi onun doktorları var, sağlığı kontrol altında, özel ilaçlar veriliyor, deseniz de, nereye kadar?

Hiçbir özel ilaç ya da doping türü bitkisel takviyeler normal bir inan vücudunu bu şekilde ayakta tutmaz,tutamaz.O’nu ayakta tutan davasına olan bağlılığı. Millete duyduğu hizmet aşkı ve  imanı.

Gerisi hikaye…

Yanındakiler gibi,bakanlar gibi, milletvekilleri gibi,teşkilatı gibi millet olarak biz de dayadık sırtımızı ona. O ayakta dimdik ise moraller yerinde, ülke emin ellerde..,

///////                                                   //////                                     //////

İşte o yüzden Bayramın ilk sabahı yüreğimiz ağzımıza geldi ama çok geçmeden aldığımız haberle derin bir oh çektik. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’da Mimar Sinan Camii’nde bayram namazı sırasında  şekerden kaynaklanan ufak bir rahatsızlık geçirdi. Kendini çabuk toparladı ama o rahatsızlık haberi dahi hepimizi bir anda yıkıverdi. Allah korusun ya ciddi bir durum söz konusu olsa idi.

İnsan bunları düşünmek dahi istemiyor. Neredeyse kendi yakını gibi ve bazen daha çok  sağlığına dua eder haline geliyor.

Çünkü  O’nun hastalanması demek bu ülkenin içinde bulunduğu şu kritik durumlarda  gündemimizin bir anda alt üst olması demek.

O’nun hastalanması demek normalleşen siyasetimizin raydan çıkması demek,

O’nun hastalanması demek, kaos demek,

O’nun hastalanması demek  PKK,FETÖ,DAEŞ, DHKPC, YPG ile mücadelemizin sekteye uğraması demek,

O’nun hastalanması demek dışarıda bizi kıskaca almaya çalışanların  engelinin kalkması  demek,

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.